‘Sermaye Kazancı’ Vergisi

, , Sende yorum yap

ABD’de güncel bir tartisma konusu ingilizce deyimi ile “Capital-gain Tax”, Türkçe deyimi ile “Sermaye Kazanci Vergisi”. Cumhuriyetçi Parti ABD’de uygulanan bu verginin oranim düsürmek istiyor. Baskan Clinton sermaye kazancinin ilk yüzde 30’luk dilimini vergi disi birakmayi teklif ediyor. Iktisatçilar bu verginin yararli olup olmadigini tartisiyor.
Sermaye Kazanci Vergisi, “aktif degerlerin satisi”nda ortaya çikan kazançtan aliniyor. “Aktif deger”, hisse senedi olabilir, gayrimenkul olabilir, bir ressamin tablosu olabilir.
Türkiye’den örnek vereyim. Bir bankayi özellestirme masasindan 50 milyon dolar ödeyerek satin alan, bir ay sonra 70 milyon dolara satti. Burada alim ve satim degeri arasindaki 20 milyon dolar bir sermaye kazanci sayiliyor. Ve sermaye kazancindan vergi aliniyor.
Bir baska örnek. Bir mütesebbis ileri görüslülük yaparak bir arsayi 10 milyon dolara satin aldi. Kisa bir süre sonra 30 milyon dolara satti. Aradaki fark sermaye kazanci sayiliyor. Görülüyor ki, Sermaye Kazanci Vergisi, basit anlatimiyla degerli varliklarin satis fiyati ile alis fiyati arasindaki farkin (sermayeden saglanan kazancin) vergilendirilmesidir.
Sermaye Kazancini vergilemek “çift vergilemeye” yol açar mi?
The Economist dergisinin son sayisindaki bir yazida ABD’de “Sermaye Kazanci Vergisi” ile ilgili tartismalarin özeti veriliyor.
Tartismalar sunlar:
1) kisi ve kuruluslar normal olarak vergilerini degisik biçimde ödüyorlar. Sermaye Kazanci Vergisi su veya bu sekilde çift vergilemeye yol açiyor.
2) Her aktifin satisinin Sermaye Kazanci Vergisi’ne tabi olmasi aktiflerin hareketini engelliyor. Kisiler ve kurumlar vergi ödememek için satacaklari aktifleri satmaktan vazgeçiyor. Bu kaynaklarin en verimli alanlara yönlenmesini güçlestiriyor.
3) Aktif deger artislarinla enflasyonun da etkisi var. Enflasyonun deger artisindaki payini ölçmek çok zor. Bunun sonucu olarak kazançlardan haksiz yere vergi alinabilir.
Iktisatçilar bu tartismalari sürdürürken vergi mükelleflerinden ses çikmamasi dikkati çekiyor. Bunun nedeni de söyle açiklaniyor. ABD’de büyük yatirim fonlarinin sahibi emeklilik sandiklari, sigortalar, üniversite vakiflari. Bunlarin hepsi vergiden muaf. Diger yatirimcilar ise, mevcut vergi yükünü “hazmedilebilir ölçüde” degerlendiriyor.
Türkiye’de “Sermaye Kazanci Vergisi” uygulanabilir mi?
Yakin zamana kadar Türkiye’de “aktifler küçük” idi. Ak-
tifler “donuk” idi. Simdi aktifler büyüdü, Hareket basladi. Ve de “aktiflerin” (varliklarin) hareketi sonucu elde edilen kazançlarin miktari artti.
Büyük rakamlarda hisse senetleri alinip satiliyor. Firmalar alinip satiliyor. Bankalar alinip satiliyor. Gayrimenkul-ler alinip satiliyor. Bu hareketlerden elde edilen kazançlar vergi disi kaliyor. Tabii Türkiye’de “Sermaye Kazanci”ni ölçerken kazancin “enflasyondan arindirilmasi” çok önemli ve oldukça güç bir hesapmayi gerektiriyor.
Ama imkansiz degil.
Kaldi ki, Türkiye’de “Sermaye Kazanci Vergisi”nin bir baska önemi var. ABD gibi ülkelerde gelirler ve harcamalar üzerinde adil ve yaygin bir vergileme sistemi isliyor. Halbuki Türkiye’de vergiden kaçanlar ve kaçinanlar çogunlukta. Bu çerçevede, kaynagi belirsiz kazançlar kolaylikla “Sermaye Kazanci” kilifi altinda, vergisiz bir sekilde “mesru gösterilebiliyor”.
Hiç vergi ödemedigi halde büyük harcamalar yapabilenler, büyük birikimlere sahip olabilenler, “-Hisse aldim/sattim… Arsa aldim sattim… Bina aldim/sattim…” diyerek hiç vergi ödemeden zenginlesmelerini “övüne övüne” anlatabiliyor.
Güngör URAS^

 

Sende yorum yap