Halk ‘oyun dışı’

, , Sende yorum yap

Halkimiz için, vatana hizmet için bazi kimseler bir seyler yapiyor… Halk bu olan bitenden “memnun mu, degil mi” soran eden yok… Isin kötüsü halkin bu olan biteni nasil degerlendirdigini bilen de yok.
Demokrasinin esasi, halkin seyirci koltugundan kalkip “oyuncu” olarak sahneye çikmasi, oyunun içinde yer almasidir.
Bizdeki “demokrasi oyunu”nda halk koltukta oturuyor. Az sayida oyuncu sahnede.
Oyuncular oyunu seyirciler için oynadigini söylüyor… Ama seyircilerin oyundan memnun olup olmadigi ile ilgilenmiyor. Seyirci de tepkisiz… Geliniz de isin içinden çikiniz.
Vekili ile milletin bagi koptu
Demokratik parlamenter sistemde halkin nabzini milletvekilleri, politikacilar tutar. Halkin isteklerini, bekleyislerini, memnuniyetini, sikâyetini onlar derler, toplar… Ama bizde milletvekilleri ve politikacilar halkin temsilcisi degil, parti baskanlarinin çevresi oldugundan, halk ile temaslari kalmadi.
Bati dünyasinda milletvekillerinin, senatörlerin günlerinin çogu temsil ettikleri bölgelerde geçer. Toplanti dönemlerinde parlamentoya giderler. Bizde milletvekille-rimiz, politikacilarimiz Ankara siniri disina çikmaz oldu. Halk ile konusani, görüseni yok.
Medyanin gündeminde halk yok
Medyanin, gazetelerin, dergilerin ve de radyo ile televizyonlarin gündeminde halk yok… Bir hapishanedeki isyan iki gün gündeme oturuyor. Bu isyan ile ilgili taraflarin her türlü görüsü izleyenlere aktariliyor. Ankara’daki herhangi bir politikacinin karistigi skandal, herhangi bir trafik kazasi, cinayet, adliyeye intikal eden olay tüm yanlariyla isleniyor…
Ama Anadolu’da halk ne yapiyor? Kahvelerde neler konusuluyor? Köylü ne yiyor, ne içiyor? Gecekondularda yasam nasil?
Memurun evinde kaynayan tencerede ne var? Gençler nasil vakit “öldürüyor”? Issizler nasil is buluyor? Dolmuslar kaça yolcu tasiyor?
Açik anlatimiyla “halk ne yapiyor, nasil yasiyor, olaylari nasil degerlendiriyor?” Ne bilen var, ne merak eden var… Ama tüm “oyunlar” halkin mutlulugu için oynaniyor.
Kamuoyu yoklamalari yapilmaz oldu
Kamuoyu yoklamalari halkin tepkilerini ölçmede kullanilan çagdas göstergelerdir.
Bir zamanlar Türkiye’de hemen her olayda “kamuoyu yoklamalari ile” halkin görüs, bekleyis ve degerlendirmelerini izleme sansina sahip oluyorduk.
Medya kuruluslari sadece seçim dönemlerinde, seçmenin egilimlerini belirlemek için kamuoyu yoklamasi yaptirir oldu.
Parti yöneticilerinin yandaslarinin destegini ölçmek için kamuoyu yoklamasi yaptirdiklari, fakat neticelerini gizli tuttuklari biliniyor.
Fakat su günlerde halkin ne düsündügünü, durumunun ne oldugunu belirleyecek kamuoyu yoklamalari yapilmiyor. Çünkü bu konulan merak eden, ögrenmek için yapilacak arastirmalarin giderini karsilayacak olan yok.
Ankara’dakiler halkin ne istedigini halktan iyi bildiklerini saniyor
Bazi aileler vardir… Baba, esini ve çocuklarini “dinlemez”… Onlar bir sey söylemeye kalktiginda “Susun bakalim… Ben sizin ne istediginizi biliyorum… Ben sizin için sabahtan aksama kadar çalisiyorum… Siz benden iyisini mi bileceksiniz!…” diye kendilerini ifade etmelerine imkân birakmaz ya… îste o biçim… Bizim “halk için, halkin iyiligi için Ankara’da oturan büyüklerimiz” de halkin ne düsündügünü, ne istedigini, durumunun ne oldugunu hiç merak etmiyor… Çünkü onlar halkin iyiliginin ne oldugunu halktan iyi biliyor.
Güngör URAS^

 

Sende yorum yap