Çağdaş bir “içkili lokanta” Asma ımescit Yakup

, , Sende yorum yap

Kimilerinin “entel meyhanesi” diye küçümsedigi Beyoglu Asmalimescit’teki Yakup, iyi giyimli ve güleryüzlü garsonlari ve seçkin servisiyle meyhaneden çok kaliteli bir restorani andiriyor.
Yakup, Istanbul’un Asmahmescit semtinde bir meyhanenin adi. Bu meyhane, bulundugu sokagin, bulundugu semtin özellikleri ile bütünlesmis, yo-gurulmus bir meyhane. Bu nedenle Yakup’u anlatmadan, sizlere As-malimescit’i anlatmam gerekir. Asmahmescit, Pera Palas Oteli’nin karsisindan, dikine Istiklal Caddesi’ne inen sokagin adi.
Bu sokagin ve bu semtin hikayesini Fikret Adil, Semih Lütfi’nin Suhulet Kütüphanesi tarafindan 1933 yilinda bastirilan “Asmahmescit 74” isimli kitabinda söyle anlatir.
“Macera pesinde vatanini birakan, hudut disina atilan, yayan devri aleme çikan ecnebiler ve barlarda çalisan bütün artistler Asmalimes-cit’te otururlar. Dünyanin her kösesinden gelmis, ekserisinin milliyetleri ancak pasaportlarinda -eger varsa- yazili bu insanlarin etrafinda, gene ecnebi, fakat en asagi yirmi yildir Asmali-mescit’e yerlesmis bir grup daha vardir. Bunlar artist acenteligi, tefecilik, pansiyonculuk ve tellallikla geçinirler, her lisani konusurlar, hiçbirisini okuyup yazamazlar, Türkçe imzalarini atmayi bilirler ve zabitadan tanidiklari çoktur.
Marsilyali bir “Souteneur” Napolili bir “Laz-zarone” Sikagolu bir “Gangster” kendini As-malimescit’te yabanci saymaz. Buranin hususiyetini, günes görmeyen, dolambaçli, rutubetli, her kösebasi amonyak kokusu nesreden sokaklara açilan demir kapili, demir kepenk ve parmaklikli pencereleriyle bir müteaffin havayi teneffüs etmeye hazirlanan karanlik evlerin sakinleri tamamlar.
Odalardaki çiçekler, saksilari içerisinden pencerelere dogru zayif dallarini uzatmaya çalisirlar. Yirmibes mumlugu geçmeyen elektrik lambalari küvetlerdeki sularin pisliklerini gös-
termezler ve insan eger bu evlerden birisinde oturursa geceleri uyuyamaz, çünkü Asmali-mescit’in nabizlari gibi, mütemadi topuk sesleri, sofalarda, bitisik evlerde dolasir, her an odanizin önünde birinin nefes aldigini zannedersiniz. Sabaha karsi da uyanmak kabil degildir. Bu saatlerde artistler islerinden dönerler, ekserisi içmis oldugu için yüksek sesle konusurlar, beraberlerinde getirdikleri adamlarla “daha içelim, yatmayalim” diye münakasa ederler, gramofon çalarlar. Bütün bunlara, sokaktan geçmeye baslayan simitçi, zerzavatçi, sütçü naralari, tramvay dandanlari karisir. Asmalimes-sit’te insan, ancak oraya yerlestikten bir hafta sonra ve sabah sekiz ile onalti arasi uyuyabilir.”
***
Fikret Adil’in Asmalimescit 74 – Bohem Hayati isimli kitabi ve diger bazi kitaplari Iletisim Yayinlari tarafindan bastirildi. Okumanizi tavsiye ederim.
Murat Belge’nin Tarih Vakfi Yurt Yayinlari arasinda bastirilan “Istanbul Gezi Rehberi” ismini tasiyan güzel çalismasinda Asmahmescit ve Yakup hakkinda su bilgiler verilir:
Asmalimescit ilginç bir sokaktir. Burada
simdi Refik ve Yakup gibi aydinlarin da pek ragbet ettigi oldukça kurumlasmis, ama gelenekten kopmamis meyhaneler var. Yakup’un yerinde, Maltali Levanten Mizzi’nin Ingilizce ve Fransizca yayinladigi, “The Levant Herald” gazetesi çikarmis. Bu sirada ilerideki kösedeki bina da ünlü opera bestecisi Donizetti’nin kardesi, Istanbul’da saray Muzika-yi Hümayu-nu’nu kuran, sefligini yapan, Osmanlilar’a marslar besteleyen Donizetti Pasa’nin evidir.
Antikaciligin “Sosyete meslegi haline gelip, Istanbul’un dört bir yanina yayilmadan önceki dönemlerde”, Asmalimescit antikaci dükkanlarinin bulundugu bir sokakti. “En yaldizli pasa konagi mobilyalari” ile en “süslü” avizeler bu sokakta satilirdi. Sonra pek bir perisan hale geldi. Fakat her zaman bir özelligi oldu. Asma-limescit’in iki yanina dizili binalarin bodrum katlarindaki “hanimli ve de bazen sazli”, “Efkar meyhaneleri” faaliyetini sürdürüyor.
Benim aslinda “Refik”ten baslayip, “Ya-kup’u sonra anlatmam gerekirdi ama, ne yapalim, ters oldu… Çünkü Asmalimescit’e Yakup’u getiren amcasi Refik, ilk meyhaneyi Refik açiyor. Yakup 1975 yilinda Rize’den gelip amcasinin meyhanesinde komi olarak çalisma-
ya basliyor. Sonra Yakup l ve derken Yakup 2 açiliyor.
Yakup, birçoklarimizin “entel” meyhanesi diye “küçümsedigi” türden, “çagdas” bir “içkili lokanta”. Büyük, tavani yüksek bir salon. Duvarlarda degisik sergi, oyun afisleri. Müsterilerin yarisi hanim, yarisi bey… Orta yas grubu agirlikta. Kimse kimseyi süzmüyor, kimse kimse ile ilgilenmiyor, kimse kimseyi rahatsiz etmiyor.
Yakup güler yüzlü bir kisi, müsterilerle ilgileniyor. Kaymakamlik daire müdürü gibi giyinmis kravatli, ince yapili, kibar bir bey hal hatir soruyor. Müsterilere yakinlik gösteriyor. Meger Yakup Bey’in ortaklarindan Cavit Saatçi imis. Garsonlar “Ates gibi”… Koca salonda servis aksamiyor. Ali Riza Kaya, Refik Bey’in birinci dükkanindan bu yana Yakup Bey ile birlikte çalisiyormus. Arslan Arslan, barmen Celal Arslan, Metin Ipek, Osman Solak masalari donatmak için birbirleriyle yarisiyor.
Yakup’un Raconu
Yakup’un “Raconu” masa donatmak… Klasik “Beyoglu” mezeleri… Pilaki, fava, tarama, çiroz, kizartma, eritme peynir, ciger tava, börek getiriyorlar… Köfte nefis… Baligin fiyatini siparis sirasinda fisildayip “Uyariyorlar”: Abicim kalkan ve lüfer 2 milyon, hamsi l milyon lira….” Asçibasi Cemal Güler, yardimcilari Salih Tasa, Ilyas Kefeli mideyi rahatsiz etmeyecek yiyecekler hazirliyor.
(Yakup, Asmalimescit No: 35, Telefon: 249 29 25)
Güngör URAS^

 

Sende yorum yap