Bizim sendikalar ölüyor

, , Sende yorum yap

Besli Olusum” adi altinda, Türk-Is ve DISK Genel Baskanlari’nin TISK (Türkiye Isveren Sendikalari Konfederasyonu), TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birligi) ile TESK (Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu) baskanlarinin pesine takilip, kapi kapi dolasmalari, dizdi-ze oturmalari, Türkiye’de sendikal hareketin ölümünün ilanidir.
Bu demek degildir ki, sendikalarin üyeleri yok. Bu demek degil ki, sendikalarin konfederasyonlari dagildi… Hayir sendika üyeleri çok. Bu üyelerin bordrolarindan her ay “takir takir” üyelik aidati kesiliyor. Sendikalar, Konfederasyonlar “pa-ra’larini koyacak yer bulamiyor. Otel satin almaktan, perisan oldular!.. Amma ve lakin “nerede sendikacilik?”… Acep “sendikacilik adina, sendika üyeleri adina ne yapiliyor ki?”
Isçi ve isverenin çikarlari farklidir
Isin tabiati icabi, isçi ile isverenin çikarlari çelisir. Bunun ayibi, günahi yok ki… Bu böyledir, isverenin yarari isçinin, daha ucuza daha çok çalismasi, sesini çikarmamasi, “çik” deyince çikmasi, “yaslandin” deyince gitmesidir.
Isçinin yarari ise, daha fazla ücretle daha az çalismak, is güvencesine sahip olmak, kendi ve ailesine insan haysiyetine yarasir yasam sartlari saglamak, emekliliginde aç ve açikta kalmamaktir. Tabii ki dünya degisti. Tabii ki kol isçiliginden kafa isçiligine geçince sendikalarin fonksiyonu degisti. Tabii ki serbest pazar ekonomisinde sendika hareketinin agirligi azaldi.
Ama “isçi ile isveren” bütünlesmedikçe, isçi sendikalari liderleri ile isveren temsilcilerinin bütünlesmesi mümkün olamaz.
Bizim sendika liderleri mümkün olamayani basarmis görünüyor
Bizim sendika liderlerimiz dünyada ilk ve tek bir hareketin içinde, isveren temsilcilerinin pesine takilmis… Gidiyorlar… Simdi denilecek ki “-Demokratik parlamenter sistemde Atatürk ilkeleri dogrultusunda lâik bir toplum için isbirligi” yapmak kötü bir sey mi?”
“Besli Olusum”un uyumu (masallah) bu sinin asmis durumda!.. Belki de isçi sendikalari liderlerinin baslarinda bulundugu konfederasyonlarin parasal varliginin, isveren temsilcilerinin baslarinda bulunduklari teskilatlarin varliginin kat kat üzerinde olmasi onlari yüreklendiriyor… “-Biz isveren temsilcilerinden zengin oldugumuza göre, tabii ki onlarla ayni muhitte bulunuruz” diyorlar.
Sendikalarin hesaplari seffaf olmali
Türkiye’de her hesabin seffaf olmasi için çaba gösteriliyor. Neden isçinin ücretinden her ay kesilen paralan toplayan sendikalar, konfederasyonlar bilançolarini gelir ve gider hesaplarini açiklamiyor?
Sendikalarin normal olarak topladiklari aidatlarla grev/lokavt destekleme fonu olusturmalari, bu fonlari likit tutmalari, üyeleri için egitim programlari uygulamalari, üyelerinin is ve sosyal güvenlik sistemlerini gelistirici harcamalara yönelmeleri beklenir.
Toplu sözlesme dönemlerinde “gövde gösterileri”, “asariz, keseriz, sokaklara ineriz” tipi “atip tutmalar” disinda sendikalarin Türk çalisma hayatinda agirligi kaldi mi ki?
Sosyal baris, çalisma hayatinda huzur için denge esastir. Denge tek yanli saglanamaz. Denge, güçlü isverenlerin karsisinda güçlü sendikalarla saglanir. Türk ekonomisinin büyümesine paralel olarak isverenler güçleniyor. Buna karsi sendikalarin da günün sartlarina uyum içinde agirliklarini korumalari gerekir. Sendika liderleri bu sorumluluklarini unutup isverenin pesine takilir ise, bu ne isçiye, ne isverene ve is hayatina ve ne de toplumsal huzura yararli olur.
Dengeler bozulur. Sivrilikler artar… Bu arada da sendika hareketi ölür gider.
Güngör URAS^

 

Sende yorum yap