Beklentileri bozmak enflasyonu sıçratır

, , Sende yorum yap

Yeni hükümet adina konusanlarin, önceki hükümet adina konusanlardan farki var. Önceki hükümet adina konusanlar ise baslar baslamaz “enflasyonu indireceklerini”, “denk bütçe yapacaklarini”, “yeni kaynaklar yaratacaklarini” söyleyerek “ümit” pompaladi.
Bu hükümet adina konusanlar “gerçekçi konusmak” için basladilar “kötü” haberleri birbiri pesine siralamaya…
“-Bütçe açigi çok büyük. Hazinede memur maasi ödeyecek kadar bile para yok. Bunun için daha çok iç ve dis borç toplamak gerekiyor. Borçlanma yetmez zam yapilacak. Zam yetmez KDV oranlari artirilacak. O da yetmezse yeni vergiler konulacak…” Bütün bunlar “gerçegin ifadesi”… Ama bir de baska gerçek var. Ekonomi halkin bekleyislerine endekslidir.
Kötümser bekleyisler ekonomiyi kilitler
Türk ekonomisinin temel sorunu enflasyon. Enflasyon yirmi iki yilin sorunu. Enflasyon yüzde 80 dolayinda “kemiklesti”. Insanlar yüzde 80 enflasyona alisti. Gelecege ait planlar buna göre yapiliyor. Döviz kuru hesabi, fiyat ayarlamalari, kira tesbitle-ri, faiz ayarlamalari hep bu orana dayandiriliyor.
Simdi isbasina gelen yeni hükümetin en yetkili agizlan bu “kemiklesmis” orani yukariya itecek bir uygulamayi baslattiklarini gümbür gümbür, “cesaret ile”, “iftihar ile” ilan ediyorlar. Bunun sonucu genelde “halk”, özelde “bankacilar”, “sanayiciler”, “yatirimcilar”, “borsacilar”, “repocular” yeni pozisyon alacak.
Bekleyislerini yüzde 80’i asan bir enflasyona göre düzeltmeye kalkacak.
Bu kötümser bekleyis ekonomiyi kilitleyebilir.
Gündemi degistirmek iyimserlik getirebilir
Bugün Türk ekonomisini “para politikasi” pesine takmis sürüklüyor. Döviz fiyati, faiz fiyati ve bunlara bagli enflasyon orani temel göstergeler. Para arzi ile döviz mevcudu ise ekonominin yönünü belirli-yor.
Sabahtan aksama tartisilan konular bunlar. Borsa, depo, döviz, altin, faiz…
Bu hükümette “Turgut Özal Ekolü” bakanlar var. Turgut Özal gündemi “para politikasi” disina çekmekte, “para politikalarim” gözden ve tartismadan uzak tutmakta usta idi.
Eger hükümetteki bakanlar Turgut Özal benzeri, halkin çogunlugunu ilgilendiren “projeler” ortaya koyabilir ve bu “projeleri tartismaya açarlar ise”
gündem degisebilir.
Fazla degil… Bir, iki veya üç önemli proje gelisti-rilebilse, halka ümit kapisi açilsa, halkin dikkati “para politikalari disina çekilebilse” kötümser bekleyise dayali riskler önlenebilir.
Aksi olur, halk sabahtan aksama sadece “faiz ne zaman artar, döviz fiyati ne olur, rezerv ne zaman biter, enflasyon nereye siçrar” konularina bogulur ise, ipin ucu kaçar.
Güngör URAS^

 

Sende yorum yap