Ankara’dakilerin işi kolay değil

, , Sende yorum yap

Gerginlik ortadan kalkti. Insanlar gevsedi. Iyimserlerin sayisi artti. Bunlarin hepsi güzel de… Son zamanlarda halkin “imkanlari asan boyutda bekleyislere girdigi”, An-kara’dakilerin “doldurusa gelip”, kisa sürede tüm sorunlara çözüm getireceklerini söylemeye basladiklari görülüyor.
Gerçekçi olmakta yarar var. Halka “olabilecekler” ve “olamiyacaklar” anlatilmali ki, bir süre sonra halk tekrar karamsarliga gömülmesin. Ankara’dakiler “doldurusa gelmemeli” ki “yapabileceklerim” ve “yapamayacaklarini” görüp kendilerini “gereksiz yere dagitmasinlar”… Bir seyler yapalim niyetiyle yola çikip, hiç bir sey yapamadan, üstelik herseyi “alt-üst ederek” sürelerini tamamlamasinlar.
Ankara’dakilerin çok sayida
“ayak bagi” var
Yeni hükümet, yilin tam ortasinda isi devraliyor. Eski hükümetin hazirladigi denk oldugu söylenen fakat simdiden açigi hazmedilemez boyuta ulasmis bir bütçeyi uygulamak zorunda. Gelirler belli, harcamalar belirsiz.
– Tarim ürünleri fiyat destekleme alimlarinin parasinin bulunmasi gerekiyor.
– Kamu personelinin yil ortasi maas ve ücret zammi için beklenenin üzerinde belirlenen faturanin ödenmesi gerekiyor.
– Sosyal güvenlik kuruluslarinin beklenenin üzerinde gerçeklesen açiklarinin kapatilmasi gerekiyor.
-Iç ve dis borç ana para taksidi ve faiz ödemelerinin aksatilmamasi gerekiyor.
Bunlar “ayak baglari”… Bir de kisa sürede çare bulunamiyacak “belalar” var.
– Özellestirme isi karmakarisik… Kisa sürede geçsimis sorunlarini çözmek, uygulamayi genisletmek güç.
– Ziraat Bankasi’nda “bomba patladi”… Kamu bankalarinin teker teker “dökülmemesi” için, “patlamalari-dökülmeleri geciktirmek için” birseyler yapmak sart. Bu da çok güç bir is.
Halkin “iyilik özlemini” cevaplamak çok zor
Türkiye bir “iyilik özlemi” içinde:
– Iyilik özleminin temelinde “piyasanin açilmasi” yatar. Piyasanin açilmasi demek kamunun yatirim harcamalari ve cari harcamalarinin artmasi, talebin canlanmasi, buna bagli olarak is ve as imkaninin genislemesidir.
Hükümetin elinde para yok ki, harcamalari artirip piyasayi canlandirabilsin.
– Iyilik özleminin ikinci bacagi “enflasyonun asagi çekilmesi”dir. Enflasyonun asagi çekilmesi için kamunun finansman açiginin kapatilmasi sarttir. Bu ise, talebi daraltacak, yatirimlari ve cari harcamalar kisacak politikalarla gerçeklesebilir.
Iste Ankara’dakiler “böyle bir ikilem içinde”. Ankara’ya para lazim. Birakiniz yeni seyler yapmayi, eski faturalari ödemek için bile paralari yok.
Simdi çiftçinin ürün parasini, kamu personelinin maas ve ücretini emeklilerin ve sigortalilarin açiklarini, devlete para verenlerin taksidini faizini ödemek için Ankara’dakiler piyasadan “gönüllü veya zorunlu” biçimde para toplayacak. Böyle olunca da piyasa genisleyemiyecek, daralacak.
Baska bir yol yok mu? Var… Enflasyon… Ya o… Ya bu!..
Dere geçerken “at degistirmenin” faturasi ödenecek
Bir önemli gerçegi daha görelim… Her hükümet gibi (belki de öncekileri asan boyutlarda) önceki hükümet de bürokraside köse baslarina kendi adamlarim yerlestirmisti. Yeni hükümet simdi “adam degistiriyor”… Adam degistirmede ölçü “her zaman oldugu gibi”, “Bizden olsun da tastan olsun…” ölçüsü.
Hükümetin süresi ya alti ay, ya oniki ay… Hadi bilemedik Onsekiz ay diyelim. Bu sürede yeniler, takimini kuracak. Yeniler, yapacaklari isi ögrenecek ve de is yapacak…
Tekrarda yarar var… Bu durum bu hükümetin yarattigi farkli bir durum degil ama, bu hükümetin ve de Türkiye’nin gelecegini önemli ölçüde “olumsuz etkileyecek” bir gerçek.
Sonra unutulmasin ki, “devletin devamliligi” diye bir sey var. Eski hükümet “iyi idi, kötü idi” ama bu devletin hükümeti olarak, bu devlet adina bir takim yükümlülükler altina girdi. Bir takim isleri baslatti.
Her kurulan hükümet “su veya bu nedenle” kendinden önceki kadrolari tanimaz, onlarin icraatlarini, taahhütlerini yok sayar ise ne olur?
Ben eski bir bürokrat olarak kamu çalisanlarinin psikolojisini bilirim. Bu hükümetin “adami olarak” su günlerde hiç bir yerin tepesine getirtilmenin hos birsey olmadigini söylemeliyim. Atanan “- Nasil olsa en çok alti aylik, bir yillik sürem var… Sonra gelen hükümet beni mutlaka degistirir” diyerek “huzursuz” eli kolu bagli is yapacak… Emrindeki kadrolar “Nasil olsa üç gün sonra gidecek” diyerek yardimci olmaktan kaçinacak, sorumluluk üstlenmeyecek… Ve de isler böyle yürüyecek… Ne yapalim “kader utansin…”
Güngör URAS^

 

Sende yorum yap