Yeni bir petrokimya yatırımı gündemde

, , Sende yorum yap

Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü, Varlık Fonu’nun imkanlarıyla, “Yeni nesil petrokimya tesisi kurma projeleri olduğunu, projenin imza aşamasına geldiğini” açıkladı.

Doğalgaz, petrol gibi salt enerji ürünleri ithalatından sonra en büyük ithalat kalemimiz rafinaj ve petrokimya ürünleri ithalatı.

Ekonomimizin yıllık petrokimya ürünü talebi 8.0-9.0 milyon ton. Petkim tesisleri, özelleştirildiğinde 1.5 milyon ton kapasiteye sahipti. 2011 yılından sonra kapasitede çok az bir artış sağlandı. Aliağa’daki Socar tesislerinin yıllık üretim kapasitesi şimdilerde 1.6 milyon ton.

Kalan bölümü ithal ediyoruz. Yıllık petrokimya ürünü ithalat faturamız 5-6 milyar dolardolayında.

Yurtiçi plastik mamul üretimi 8.8 milyon ton. 1.5 milyon ton plastik mamul ihracatımız, 600 bin ton plastik mamul ithalatımız var. Plastik mamulün kilosunu 4.97 dolardan ithal ederken, ürettiğimiz plastik mamullerinin kilosunu 2.65 dolardan ihraç edebiliyoruz.

Kurduk – sattık

Petrokimya yatırımlarına planlı dönemde başladık.

1962 yılında yayımlanan Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda,  petrokimya tesisi kurulması hedefi vardı. Bu doğrultuda 1965 yılında TPAO öncülüğünde Petkim (Petrokimya A.Ş.) kuruldu.

Petkim, Yarımca Kompleksi’nde 5 ayrı tesiste üretim yaparken artan talep nedeniyle Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde Aliağa’da ikinci kompleks yatırımına başlandı. Kompleks 1985 yılında üretime geçti.

Petkim’in hammaddesi petrol ve rafineri ürünleri. Planlı dönemin başında TPAO, Petrol Ofisi, Tüpraş ve Petkim tek şemsiye altında entegre kuruluşlardı. Daha sonra bu kuruluşların her biri bağımsız hale getirildi. TPAO dışındakilerin özelleştirilmesine karar verildi.

Üretim artamadı

Tüpraş özelleştirmeden sonra, Yarımca’daki petrokimya tesislerini kapattı.

Tüpraş’tan sonra Petkim de 1987 yılında özelleştirme kapsamına alındı. Aliağa Petrokimya Tesisleri, Socar’a satıldı.

Türkiye’de petrokimyasal ürünlerin, özellikle termoplastiklerin talep artış hızı dünya ortalamasının en az iki katıdır. Plastik talebindeki artış hızının GSMH artış hızına oranı dünya ortalamasının çok üzerindedir. Plastik talep artış hızı genel ekonomik büyümenin çok üzerindedir.

Plastikler ve sentetik kauçuklar; inşaat, tarım, otomotiv, elektrik, elektronik, ambalaj sektörlerinin önemli girdileri. Sentetik elyaflar ise tekstil sektöründe kullanılıyor. Ayrıca, ilaç, boya, deterjan, kozmetik gibi birçok sanayi dalının petrokimya ürünü talebi var.

 

Sende yorum yap