Suriyeliler

, , Sende yorum yap

Suriyeliler

İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi, Türkiye’ye sığınan ve biyometrik kimlik kartları verilerek kayıt altına alınan Suriyelilerin sayısının 2 milyon 969 bin 669 olduğunu açıkladı.

1 milyon 376 bin 588’i kadın.

İçişleri Bakanlığ’ının açıklamalarına göre, sığınmacıların 1 milyon 351 binini 18 yaşın altındakiler oluşturuyor..

Bunlar eğitim olanaklarına sahip değil, bir meslekleri yok. Sığınanlar çocuk doğurmaya devam ediyorlar. Sınırdan geçip gelenlere ek olarak Suriyeli aileler, ülkemizde 356 bin 337 çocuk doğurdular. Mehmet Y. Yılmaz diyor ki; “Doğurganlık hızına bakacak olursak, artık Suriye’den yeni göç almasak bile Türkiye’deki Suriyelilerin sayısının katlanarak artacağını söyleyebiliriz.” Bu insanlar bu ülkeye nasıl uyum sağlayacaklar? Nasıl bir arada yaşayacağız? Bu konularda bir devlet politikası oluşturulamadı.

18 yaşın altında, eğitimi ve mesleği olmayan 1 milyondan fazla genç ya okuyacak ya iş bulacak ya da sokaklarda gezinecek. Buna Türkiye’de giderek artan genç nüfusun işsizlik sorunu da eklenirse, tehlikenin ne kadar büyüdüğünü ve gelecekte nelere yol açabileceğini görmemek mümkün değil.”

New York Üniversitesi öğretim üyesi Selçuk Y. Şirin’in Suriyeli sığınmacıların çocukları ile ilgili bir araştırmaya dayalı değerlemelerini izledim. Selçuk Y. Şirin diyor ki; “Sığınmacıların çocukları ne yapıyor? Ihtiyaçları nedir? Bu konulara gereken önemi vermiyoruz. Bu çocukların dörtte biri, ailelerinden en az bir ferdi savaşta kaybetmiş. Üçte biri fiziki şiddete maruz kalmış. Genellikle travma yaşamış, depresyon sorunu olan bu çocuklardan lise çağında olanların yüzde 90‘ı okulda değil. Ortaokul çağında olanların yüzde 70’i okulda değil. İlkokul çağında olanların yarıdan fazlası okulda değil.

Bu çocuklar tamamen yabancı oldukları bir çevrede. Çoğu Türkçe bilmiyor. Tamamına yakını açlık düzeyi altında bir yaşam sürüyor. Bu ülkeye kendi tercihleri ile gelmediler. Savaş şartları ve ailelerin tercihi onları buralara sürükledi. Bu çocuklara önümüzdeki üç dört yıllık sürede ulaşamazsak, terör, uyuşturucu ve suç örgütleri onlara ulaşacak.”

Selçuk Y. Şirin, son yıllarda adı çok duyulan terör örgütlerinin, Suriyelilerin göçüne benzer büyük göç olayları sonucu, sığınmacı topluluklar içinden kaynaklandığını hatırlatıyor. Afganlıların Pakistan’a göçünün “Taliban” hareketini, Ortadoğu’daki göçün “IŞİD” hareketini yarattığına dikkat çekiyor.

Pakistanlı Navai Vakt Gazetesi Genel Yayın Editörü Cavid Sıddıki, 1979’da Afganistan işgalinden sonra Pakistan’a milyonlarca mülteci geldi. Afgan mülteciler, Pakistan’a silah ve uyuşturucu getirdiler ve Pakistan’a yeni bir atmosfer aşılamaya başladılar. Pakistan’ın yaşam kalitesini aşağıya çektiler. Ekonomik gelişmesini engellediler” diyor.

 

Sende yorum yap