Su kaynaklarını korumaya mecburuz

, , Sende yorum yap

Topraklarımız yılda ortalama 501 milyar m3 suya eşdeğer yıllık yağış alıyor.

Yağışın yarısından fazlası 274 milyar m3’ü su yüzeyleri ve bitkilerden olan buharlaşmalar yoluyla atmosfere geri dönüyor.

158 milyar m3’lük kısmı ise akışa geçerek akarsular vasıtasıyla denizlere ve kapalı havzalardaki göllere dökülüyor.

Yılda ortalama 7 milyar m3 su akışı oluyor.

Günümüz teknik ve ekonomik şartları içinde tüketilebilecek yer üstü suyu potansiyeli; yurtiçindeki akarsulardan 95 milyar m3, komşu ülkelerden yurdumuza gelen akarsulardan 3 milyar m3 olmak üzere yılda ortalama toplam 98 milyar m3.

14 milyar m3 olarak belirlenen yenilenebilir yer altı suyu potansiyeliyle birlikte ülkemizin tüketilebilir yer üstü ve yer altı suyu potansiyeli yılda ortalama toplam 112 milyar m3 oluyor.

Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı yaklaşık 1.500 m3 dolayında.

Tüketilebilir su potansiyelimiz 112 m3 iken, yıllık kullanılabilir su ihtiyacımız 120 milyar m3 dolayında.

Bu hesaplamaya göre, ülkemiz su azlığı yaşayan bir ülke konumunda.

Türkiye’de yıllık kullanılabilir su arzı bugünkü büyüklükte kalırken, nüfus artışı devam ederse;

2030 yılında Türkiye’de kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı yılda 1.000 m3‘e düşecek. 2030 yılında Türkiye’nin pek çok bölgesinde orta ve yüksek seviyelerde su sıkıntısı yaşanacak.

Nehirlerimizin, akarsuların büyük çoğunluğu kullanılamayacak düzeyde kirletilmiş durumda.

Su havzalarımız ve beslenme alanları, sanayi ve kentsel yerleşim bölgeleri haline getirildi.

Su havzalarının tarıma açılması çok miktarda kimyasal gübre ve kimyasalın bu sulara karışmasına yol açtı, içme ve kullanma suyu elde etmek üzere arıtılarak kullanılan ham su kalitesi düştü.

Büyük su havzalarımız kuraklık tehlikesi “yok olma” tehdidi altında.

Ülkemizin yer altı suyu potansiyeli yeteri kadar araştırılmadan ve izleme sistemi kurulmaksızın tüketime açıldı. Aşırı tüketim sonucu bazı yer altı suyu havzalarında su düzeyleri hızla düştü.

Sınırlı olan su kaynaklarımız hızlı ve çarpık kentleşme, nüfus artışı, endüstriyel faaliyetlerinin doğurduğu çok çeşitli katı ve sıvı atıklar, katı atık depolama yerlerinin yer altı suyu rezervuarlarının beslenme alanlarında seçilmesi, su havzalarının imar planlarına açılması, tarım alanlarında bilinçsiz gübre ve tarım ilacı kullanılması yer üstü ve yer altı suyu kalitesini ciddi olarak tehdit ediyor.

Su kaynaklarımızı korumaya, kirletmemeye ve suyu idareli kullanmaya mecburuz.

Bunu yapmaz isek her mevsim yağmur yağdı, yağmadı, kuraklık olacak, olmayacak endişemiz devam eder.

 

Sende yorum yap