Trattorıa’da akşam yemeği

, , Sende yorum yap

Istanbul’da yasiyorsunuz ama Istanbul’u tanima konusunda yeniliklere, gelismelere yetisemiyorsunuz.. Çünkü bu dev kentte her hafta yeni bir yer açiliyor. Her ay programimiza yeni lokant, bar, eglence yeri giriyor.. Bugün de bunlarin birkaçini konusacagiz..
Istaiibul’da Maçka Oteli’nin hemen arkasindaki Polat Ishani’nin avlusu “Piazza” diye adlandirilmis. (Bu Italyanca kelime- nin Türkçesi “meydan” demekmis.)
Piazza’ya üç kapi açiliyor. Cartoon Bar, Kebapçi ve Trattoria.
Pizza’yi simdilerde Ahmet-Celal Çapa kardeslerden Celal Çapa isletiyor.
CARTOON BAR
Cartoon Bar haftanin yedi günü saat 18.30’dan saba-ha kadar açik. Bu yil dekoru degismis. Düzeni degismis. Devamli yüksek volümlü müzik çaliyor. Barin orta kismi dans pistine dönüstürülmüs. Isik efektleriyle ortaya bir “dis-co-bar” çikmis.
Hafta içi, müsteriler içtigi içkinin parasini ödüyor. Hafta sonlan giris kisi basi 40 bin lira. Bu ücrete bir kadeh yerli veya yabanci içki dahil.
Pazar geceleri “show night” ismi altinda degisik eglenceler düzenleniyormus. Her hafta degisik bir program hazirlaniyormus. Saat 23.00’te baslayan gösteri bir saat sürüyormus.
Barin bir de büyük televizyon ekrani var. Bu ekran maç nakillerinde büyük ilgi toplu-yormus.
KEBAPÇI
Istanbul’un bu en lüks kebapçisi, pazartesileri hariç her-gün ögle saatlerinde 12.00-15.00,
aksam saatlerinde 20.00-24.00 arasi hizmet veriyor. Kebap-çi’da pazar günleri kesintisiz servis var. Pazar günleri özel manti pisiyor. Salilari ise içli köfte günü..
Kebapçi’nin özelligi mutfagin açik, salonun ortasinda olmasi. Müsteriler neyin nasil hazirlandigini görerek yemek seçiyor, yiyor.
Mimar Eren Talu’nun dekore ettigi salon “Fransiz Bis-tro”larina benziyor.. Renkleriyle, iskemleleriyle, personeliyle ve bariyla.
Hele Eren Talu’nun Çukur-cuma’da eskici Tombak Ahmet’ten alip, duvarlari süsledigi eski afisler, belgeler o kadar ilginç ki. Insan gözünü duvarlardan ayiramiyor.
Bu yil duvarlardaki koleksiyonu daha zenginlestirmisler.
Gittigimizde sef Hakki Isiktas bizi güzel bir masaya oturttu. Garsonumuz Yüksel Battal, sicak bir humus getirdi. Kebapçi’nin mezeleri nefis. Sadece özel pideleri ve mezeleriyle karin doyurmak bile mümkün..
TRATTORIA
Herhalde böyle bir dekorda, böyle bir servis ile hizmet vermesi bakimindan Kebapçi kendi konusunda rakipsiz bir müessese..
Trattpria (Italyanca olan bu kelimenin Türkçe anlami “as evi” demekmis) geçen yil bir Italyan lokantasi olarak faaliyet gösteriyordu. Soguk ve sicak italyan etleri, deniz ürünleri ve pizza servisi vardi. Bu yil mutfagi degistirilmis.
Italyan yemeklerinin çesidi sinirlandirilmis. Italyan yemekleri yanina diger uluslarin mutfaklarindan yemekler katilmis. Lokantanin dekoru degistirilmis.
Salonun ortasinda, üstü camli kubbenin tam altindaki havuz ve heykel kaldirilmis. Ortaya bir piyano konulmus.
Aksamlari 21.00-23.00 arasinda piyanoda Hüseyin Kaya müzik yapiyor. Nurcan Eren söylüyor. Saat 23.00’den sonra da Bülent ve Tanju ikilisi gitar çalip söylüyor.
Piyanonun karsisina bir de Amerikan bar yapilmis. Isteyen yemek yemeden bara tüneyip,
müzik dinliyor.
Hüseyin Kaya ve Nurcan Eren sevilen bati müzigi parçalarini çok güzel seslendiriyorlar.
Trattoria’nin mutfagini bu yil da Istanbul’un sevimli maskotu Titi Hanim, (Italyan ismi ile Bayan Maria Grazia) idare ediyor.
Yakin arkadasim Zafer ile esi Tmaz’in evlilik yildönümle-rini kutlamak için bir arkadas grubu ile Trattoria’ya gittik.
Sef Merdan Yigit bize güzel bir masa düzenlemis. Garsonumuz Cengiz Akçay listeleri dagitti.
Listedeki baslica yemekler ve fiyatlari söyle: Carpaccio (çesitli otlar ile marine edilmis dana bonfile), Italyan salami, füme balik tabagi 30 bin lira dolayinda.
Sogan çorbasi 17 bin lira, balik çorbasi 80 bin lira, Italyan isi hamur yemeklerinden Tag-liatella Alfredo (beyaz soslu makarna), Spagetti Carbonara (domuz pastirmali, kremali, yumurtali ve karabiber soslu makarna) 25 bin lira.
Et yemeklerinden, kuru mantili Inegöl köftet dana eska-lop marsala soslu (Italyan kirmizi sarap soslu dana eti), Ste-ak Henry (Ingiliz usulü antre-kot) 35 bin lira..
Tatlilardan, Tiramisu (klasik Italyan tatlisi), bademli krem kramel, findikli Semif-reddo 20 bin lira. Çikolatali sufle 38 bin lira..
Garson yardimcimiz Necmettin Dursun masayi düzenledi.. Sürahi ile kirmizi sarap getirdi.
Eskiden evlerde kullanilan su bardagi tipinde, üzerlerinde lokantanin ismi yazili bardaklara saraplari koydu. Tereyagli ekmek servisi yapti.
Garsonumuz Cengiz Ak-çay’a siparislerimizi verdik. Ben çesitli otlar ile marine edilmis soguk dana eti olan ve yagsiz pastirma görüntüsündeki Carpaccio’dan istedim. Üzerine zeytinyagi damlatip, limon siktik. Çavdar ekmegi ve sarap ile pek hosuma gitti.
Yanimda oturan arkadasim Zafer’in esi Tinaz Hanini kuru mantili Inegöl köftesi ismarladi. Ben onun kuru mantisi ile köftelerinden de çimlendim. Son olarak da tatmak için yarim porsiyon balik çorbasi getirdiler. Fazla tuzlu idi. Sadece tattim. Biti-remedim.
Arkadasim Zafer sogan çorbasi içti. Çok begendi. Daha sonra Boeuf Stroganoff (soslu ve mantarli ince kiyilmis bonfile) yedi. Karim sadece beyaz soslu makarna ile yetindi.
Salon tamamen doldu. Demek ki, Istanbul’da canli müzik ile yemek yemeyi özleyenler varmis…
Gelenler orta yasin altinda, gelir düzeyleri ortanin üzerinde, iyi giyinmis çiftler ve gruplardi.
Yemek üzerine klasik Italyan tatlisi Tiramisu’yu denedik. Çok iyi hazirlanmisti.
Kisi basina yüz bin lira dolayinda bir hesap ödedik.. Biz gece yarisi lokantadan ayrilirken, hem lokantaya, hem de Piazza’nin diger bölümlerine, Cartoon Bar’a ve Kebapçi’ya gelenler vardi…
^

 

Sende yorum yap