“Savarona”

, , Sende yorum yap

Savarona “The Camper and Nicholsons” isimli acente tarafindan “kiralaniyor”. Bu ünlü acente, sadece Savarona’yi degil, motorlu ve motursuz, dünyanin en lüks 100 yatini da kiralayan bir kurulus.
Bu acentenin bir katalogu var. Katalogunda, Savarona, “dünyanin en büyük özel yati ve en lüks teknesi olarak” eh pahali fiyatla yer aliyor. Kataloga göre Savarpna’nm misafir kapasitesi 34 kisi, 17 kamarasi var. Haftalik kirasi Temmuz/Agustos aylarinda 350 bin dolar (günlük kirasi yaklasik 600 milyon Türk lirasi. Kisi basina yaklasik 18 milyon Türk Lirasi.) Bu fiyat bizler için biraz yüksek görülebilir. Fakat bilmeyenlere hatirlatayim. Bugün Cannes, Nice, Monte Carlo gibi yerlerde lüks bir otelde geceleme bin veya 1.500 ABD Dolari dolayinda. Savarona’da da günlük geceleme 1.500 Dolar dolayinda oluyor.
Diger aylar Savarona’nin haftalik kirasi 280 bin ABD Do-lari’na düsüyor. Yat kiralarinda mazot, yiyecek ve içki, kira bedeline ekleniyor.
Camper and Nicholsons’un katalogunda, kiralik 10 kisilik daha küçük ve daha az lüks yatlar da var. Onlarin haftahk kiralari 30 bin, 50 bin dolara kadar düsüyor. Küçük diye her tekne ucuz degil. Örnegin 8 kisilik “Tawam” teknesi var. Onun haftahk kirasi 230 bin dolar.
(Yat kiralamak isteyenler için Camper and Nicholsons’un adresi. Londra Tel: 0714912950 Fax: 071 629 2068) ***
Savarona Cannes sehrinde, büyük otellerin siralandigi kiyi seridinin hemen karsisinda, ünlü Carlton Oteli’nin plajinin önünde demirlenmis. Kiçinda kocaman bir Türk bayragi, gerçekten bir kugu kusu… (Savarona kugu kusu demekmis….)
Porto Canto’da oturma yerleri minübüs sirasi gibi düzenlenmis Savarona’nin özel tekneleri yolculari alip, gemiye ulastiriyor.
Gemiye ilk çikista, yolculari basta Ingiliz Kaptan Richard Cuckson olmak üzere kaptan yardimcisi Gökhan Baspinar, gemi sorumlusu Çetin Sever, bas kamarot Raymond Lee, kabin sorumlusu Ingiliz Alyson Hearns (Jumbo size bir fistik) ve gemi mühendisi Bülent Öz-yildiz bembeyaz üniformalari ile karsiliyor.
“Hosgeldiniz” diyor. El sikiyorlar. Alyson Hearns, misafirlere kabinleri gösteriyor..
Kabin var, kabincik var… Savarona’da küçük kabinler 41 metrekare, orta kabinler 47 metrekare, büyük kabinler 59 metrekare… Özet anlatimiyla her kabin, Avrupa ölçüsünde bir apartman dairesi kadar.
Kabinden içeri giriyorsunuz. Bir antre. Sol kolda küçük bir misafir tuvaleti ve lavabosu bölümü. Sonra oturma salonu. Üç kisilik bir kanape. Gereginde yatak olabiliyor. Iki koltuk, bir büfe, televizyon ve kütüphane… Bu salondan yatak odasina geçiyorsunuz. Iki kisilik bir veya tek kisilik iki karyola. Iki koltuk. Ufak bir tuvalet masasi. Sol tarafta giyinme odasi. Içeri giriyorsunuz, tam karsida hanimlar için tuvalet masasi ve koltugu, bir yanda hanim öte yanda bey için gardrop.
Sonra efendim, yatagin karsisindaki kapidan banyo bölümüne giriyorsunuz. Banyoda karsinizda mermer, iki gözlü, iki musluklu hanim ve bey lavabolari. Sagdaki cam kapidan klozet ve bide bölümüne, soldaki cam kapidan küvetli ve ayrica dus kabinli banyo bülümüne geçiyorsunuz. Banyo bölümü gerçek mermer… Hem de çok ince islenmis mermer. Duvarlar bile mermer kapli. Musluklar çok zarif (sonradan görme zengin isi degil klasik çizgili .Fransiz tipi) altin kaplamali… Üzerlerine Savarona’nin ismi islenmis bolca havlu ve bornoz takimi… Bembeyaz.
Kabinde yerler özel dokunmus hah kapli..Halinin üzerlerinde Günes Öztarakçi’dan alinmis küçük küçük Anadolu kilimleri serpistirilmis. Savarona’da 17 tane bu tip kabin var…
Hepsi ayni kalitede esyalarla dösenmis.
***
Atatürk’ten kalan ve kalmayan ne var ise daha önce Sava-rona’dan “uçuruldugu” için Kahraman Sadikoglu mecburen sembolik bir dekorasyona gitmis. Atatürk’ün yakini bir aileden, Atatürk’ün yattigi bir yatak ile oda takimi, Atatürk’e ait esyalar satin almis. Atatürk ile ilgili kitaplar bulmus. Bu bölümde Atatürk’ün hatirasi yasatiliyor.
***
Alt katta 140 metrekarelik Türk hamami var. 53 ton mermer kullanilarak ve mermerler islenerek yapilmis. Göbek tasi bile mevcut. Bir yaninda jakuzisi öte yaninda buhar banyosu bulunuyor. Orta katta, her türlü aletin bulundugu 93 metrekarelik bir jimnastikhanesi, alt katta 119 metrekare sinema ve disko salonu, 264 metrekarelik davet salonu, 86 metrekarelik yemek, 65 metrekarelik kahve salonu ile Savarona bir lüks otel görünümünde.
Tabii kocaman da bir mutfagi var. Buzhaneleri, ekmek ve pasta firinlari, depplariyla otel mutfagi benzeri bir teskilat…
Savarona’da gemi ve hizmet personeli olarak devamli olarak 55 kisi kaliyor. Onlarin yatakhaneleri, yasam bölümleri de hariç…
***
Savarona’da servis 5 yildizli otel servisinin üzerinde… Hitap ettigi müsteri kalitesi ve ödediginin karsiligini bekleyen müsteriyi memnun etmek hedef alinmis. Odaya giriyorsunuz. Havluyu kullaniyorsunuz… Çiktiginizda, .havlu ve sabun degistiriliyor. Ögleden sonra yatakta uzandiniz, kalktiniz, odadan çiktiniz. Çarsaflar degisiyor. Oda-nizdaki siseyi açip sudan biraz içtiniz ve disari çiktiniz. Açik sise hemen alinip, kapalisi getiriliyor. Biraktiginiz çamasirlar yikanip, elbiseler ütülenip yerine asiliyor. ***
Gelelim yemek faslina… Sa-varona’nin asçibasi, Güney Fransa’nin ödül almis genç asçilarindan Eric Torralba… Her sabah kiyiya çikip en taze yesillikleri, deniz ürünlerini satin aliyor… Ekmegi,’pastayi kendisi E isitiyor… Nefis Fransiz yemek-:ri hazirliyor… Savarona’da sofra takimlari Rosen-Thall ve Christofer… Masa örtüleri keten bembeyaz ve pembe… Aksam servisinde garsonlar beyaz smokin ile servis yapiyor…
***
Sayin okuyucularim… Bu saydiklarim bir lüks degil… Bir yasam tarzi… Dünyada bu yasam tarzim benimsemis, bu yasam standardinin altina düsmeyen insanlar var… Savarona bir kiralik yat olarak bu insanlara hizmet verip, para kazanmak için hazirlanmis bir tekne. Biz gelir düzeyimizin düsüklügü nedeniyle batili insaninin normal kabul ettigi bu yasam çizgisini, ulasilamayacak bir çizgi olarak, normalin üzerinde bir çizgi olarak kabul ediyoruz. Halbuki Bati dünyasinda bu çizgiyi arayan o kadar çok insan var, bu çizgide yasamanin lüzumlu kildigi harcamayi yapabilecek o kadar çok insan var ki… Bunlara hizmet sunmak için yapilan otellerin, lokantalarin, yatlarin, katlarin, villalarin sayilari süratle artiyor.
Bu yaziyi bir kocaman “aferin” ile bitirmek istiyorum… Jilet olacak bir tekne kabugunu yasatan Kahraman Sadikoglu’na aferin. Bu tekneyi dünya standardinin üzerinde yeniden yapip, hayata geçiren Türk isçilerine aferin. Bu tekneyi dünya çizgisinin üzerinde isleten insanlara aferin…
Lütfen hatirlayiniz… Savarona jilet olmaya giderken sesini çikarmayan bizler, Kahraman Sadikoglu “yap islet devret” modeli içinde 30 milyon dolar harcayarak Savarona’ya yenilerken ne çok “gürültü koparmistik!…” Sayarona’yi yaptirmamak için ne çok laf etmistik…
^

 

Sende yorum yap