“Prag”

, , Sende yorum yap

Smetana (Bedrich) bir Çek bestecisidir. (1824-1884) yillarinda yasadi. Liszt’den ders aldi ama daha çok kendini yetistirdi. Karisi ile Prag’da bir müzik okulu açti. Bohemya Milli Tiyatro Orkestrasi’ni yönetti. Sagir olunca görevim terk etmek zorunda kaldi. Bohemya’nin eski melodilerini isledi. Akil has-tahanesinde öldü. Operalari, opera komikleri, degisik besteleri vardir.
Ölüm günü olan 12 Mayis’ta her yil Prag’da Bahar Müzik Festivali baslar. Haziran ayina kadar sürer. Onu yaz müzik festivali izler.
Smetana’nm en çok 1878 yilinda tamamladigi “Memleketim” (May Vlast) isimli senfonik siirini severim. Alti senfonik siirden olusan bu eserin ikinci bölümü (11 dakika 57 saniyelik bölüm) Vitava adini tasir. Sanatçinin Vitava (bizim deyisimizle Moldau) nehrinin akisi karsisindaki duygularini dile getirir.
(Imkaniniz var ise lütfen bir adet disk satin alip, bu müzigi .dinleyiniz…)
Imkaniniz varsa Prag’a müzik festivali döneminde gidiniz.
Smetana’nm müzigini, adina yapilan Smetana Theatre’de (Smetanovo divadino) dinleyiniz. Bu bina 1886-1888 yillarinda yapilmis. Asil ismi Alman Tiyatrosu. Bir Art Nouveau harikasi… Beton, ahsap, demir, cam ve renkleriyle bir sanat eseri… Yüz yillik bina piril piril ve kullaniliyor. Ana salonu disinda, fuayesi, büfe ve toplanti salonlariyla görülücek bir yer… Benim burada Prag Senfoni Orkestrasi’ni dinleme sansim oldu.
Prag Orta Avrupa’nin en eski merkezlerinden biri. ikinci Dünya Savasi’nda hemen hiç hasar görmediginden, tüm eski yapilar oldugu gibi duruyor. Aslinda Prag’da zaman bundan 60 yil önce “durmus”… Prag sokaklarinda dolasirken, 1930’lu yillarin dekorunda dolasiyorsunuz.
Prag bir sanat, kültür sehri. Müzik, resim sehri. Mozart bir çok eserini burada bestelemis. Eserleri ilk defa burada sahnelenmis. Smetana, Dvorak, Ja-nacek, Franz Kafka, Jaroslav Hasek, Vaclav Havel burada yasamis, eser vermis.
Avrupa’nin ilk üniversitesi 1348 yilinda (Carolinum- Karlo-va Üniversitesi) bu sehirde kurulmus. Bugünkü yapisi 1718 yilinda barok stilinde insa edilmis.
Prag Devlet Tiyatrosu’nun bugünkü binasi 1781-1983 yillarinda neo-klasik tarzda yapilmis. Mozart’in Don Juan operasinin dünya premieri 1787 yilinda burada gerçeklestirilmis.
Prag sehrinin en ilginç kösesi, yaz, kis, gündüz, 24 saat yasayan Charles Köprüsü (Karel, Sari, Karlov Köprüsü).
Bu köprü Smetana’nm “May Vlast” (Vatanim) senfonik siirinde Moldau bölümünde anlatilan, Prag sehrinin ortasindan geçen nehrin üzerinde kurulmus, sehrin iki yakasini birlestiren en eski köprü.
Bu köprünün yerinde Orta Çaglarda ahsap bir köprü varmis, ilk tas köprü 1158-1160 yillarinda yapilmis. Sonra degisik zamanlarda yenilenmis. Bugünkü köprünün yapimina 1357 yilinda IV. Charles zamaninda baslanmis. Köprü bugünkü halini 15 inci asirda almis. 520 metre uzunlukta, 10 metre genislikte, nehire 16 ayak ile basan bir sanat eseri. Bugün trafige kapali.
Köprü günün her saatinde, ressamlar, müzisyenler, saticilar, turistlerle dolu. Bir kösede klasik müzik yapan gençler, bir kösede resimlerini yapip satan sanatkarlar, öbür kösede el sanati ürünlerini pazarlayanlar… Önemli olan köprü degil, köprüden sehrin iki yakasinin nefis görünümü.
Bu köprü üzerinde 1629’dan 1858 yilina kadar yapilmis 31 grup heykel var. Bu heykel gruplarindan 28’incisi 1714 yilinda yapilmis. M. Brokof imzasini tasiyor. Hristiyan esirleri sürükleyen bir Türk’ün heykeli. Prag’da eski sehir meydani alarak bilinen “Staromestske”deki gözkamastirici saat kulesinin
saati ilginç bir saat. Her saat basi beyaz bir iskelet saatin çanim çaliyor. Ölümü simgeleyen beyaz bir iskelet. Saat çaldiginda, açilan küçük bir kapidan Isa ve 12 havarisi çikip kisa bir resmi geçit yapiyorlar. Rönesans döneminden kalma bu gerçekçi küçük heykelcikler saatin etrafinda yaptiklari yarim turdan ve son çan sesinden sonra kapinin arkasinda kayboluyor.
Isa ve havarilerinin arkasindan kapanan kapinin disinda kalan ve saatin ipini hiç elinden birakmayan ölümün hemen ya-nibasinda bir heykelcik daha var; Yalniz dünyaya degil, ölüme meydan okuyan kavuklu bir Türk bu. Ölüm saati her vurdugunda, Türk “Ben ölmeyecegim, asla ölmeyecegim” dercesine basini iki yana salliyor.
Staromestke Meydani Prag’in en canli yerlerinden biri. Bir uçta 1400’lü yillarda dinde reform öneren Janhus’un heykeli, öbür uçta gotik Tyn Kilisesi… Her saat basi “Ölüm Saati” vurdugunda, havarilerin Türk’ün önünden resmi geçit yapmasini seyretmek için yüzlerce binlerce turist günes, yagmur demeden meydanda toplanip beklesiyor… Bu gün boyu sürüp gidiyor.
Meydanin etrafinda kahveler… Güzel havalarda meydana
dizilen sandalyeler tam bir panayir görüntüsü veriyor.
Bu meydandan sehrin her yanma dar sokaklardan ulasma imkani var.
Prag’in en ilginç köselerinden biri de Prag Kalesi… Prag Kalesi, bizim bildigimiz kalelerden degil… Basli basina, bir kent… 880 yilinda, Dokuzuncu Yüzyilin ortalarinda olusmaya baslamis. O günden buyana Gotik mimari agirlikli saraylar, kiliseler binalar yapilmis. 1526 yilinda Habsburglar Bohemya tahtini ele geçirdikten sonra Barok dönemi baslamis. En son yapi 1873-1929 yillarinda insa edilen Neo-Gotik St. Vitus ka-tegdrali. 1918 yilindan buyana Cumhurbaskanlari burada oturuyor, yasiyor. Her-gün, her saat Çekler, turistler, Cumhurbaskanligi, Disisleri Bakanligi binalarinin belli bölümlerini serbestçe dolasiyor… Güvenlik nedeniyle, protokol nedeniyle yollar kapanmiyor, binalarin kapilari kapanmiyor.
Prag Kalesi denilince gezilmesi görülmesi gereken 40 bina var. Bahçe var. Bunlar arasinda seçim yapmak sart.
Aksi halde bir hafta gezil-se bitmeyecek bir yer. Eski ustalarin yasadigi Altin sokagi ve küçük sanat evleri ilgi çekici bölüm.
Bohemya Kristali “kaya kristali” ve “kaya kristaline en fazla yaklasan cam” tipidir.
Bohemya kristali Onal-tinci Yüzyil sonunda Venedik cam sanayiine büyük darbe vuran yontrna-buda-ma ürünleri ile ün kazanmaya basladi.
Ondoku-zuncu Yüzyilda ingiltere’de cama kursun katilarak imal edilen parlak ve agir kristal ortaya çikincaya kadar Bohemya kristali rakipsizdi…
Kursunlu cam esasina dayanan agir ve parlak kristalin budama süslemeye daha müsait olmasi karsisinda Bohemya camcilari yeni alanlara yöneldiler.
Renkli geçirgen veya mat, boyali ve yaldizli, iki veya üç tabakali cam islemeye basladilar.
Çek cam sanatkari Ludvik Moser, Mattoni’de 1857 yilinda ilk atölyesini açti.
Karlsbad’daki bugünkü tesisini ise 1892 yilinda kurdu.
Bu tesiste, kursunsuz, dogal kaya kristali Ue veya kaya kristali benzeri cam isleniyor.
Moser kristaline “Krallarin kristali, Kristallerin krali” deniliyor. Çünkü kral sofralarini genellikle Moser Kristali süsler.
T.C. Cumhurbaskahgi, Basbakanligi konutlarindaki, dis temsilciliklerdeki davetlere ka-
tilma sansiniz olur ise, kenari altin yaldizli bardaklarin dibine bakiniz… Beyaz “Moser” markasini okuyabilirsiniz…
Moser ürünlerinin herbiri-nin altinda, Moser markasi cama kazinmistir.
Karlsbad’da ve Prag’da Moser’in özel magazalari var. Bu magazalarda her türlü, kaliteli ve pahali cam esya satiliyor…
Moser markasini tasiyan bir ayakli veya düz bardagin fiyati ortalama 700 bin lira ile 2 milyon lira arasinda.
^

 

Sende yorum yap