Kaşıbeyazda iftar

, , Sende yorum yap

Kasibeyaz’in hikayesini “Gaziantepli” Besim Üstünel hocamdan dinlemistim. Ahmet Besim, 11 yasinda iken bir gece rüyasinda bir magaraya girdigini, o magaranin at nali büyüklügünde altinlarla dolu oldugunu görür.
Ertesi günü, rüyasinda-ki magarayi aramayi düsünür. Fakat dayanamayip okulda bir arkadasina rüyasini anlatir.
Aksam eve gelince bir de bakar ki, bir kasinin ortasi bembeyaz olmus… Hemen “hocalara gidip” olan biteni yorumlatirlar. Hocalar, der ki:
“Eger rüyani baskasina söylemese idin, Cenabi Allah sana rüyanda gördügün hazineyi nasip edecek idi. Ama dilini tutamadin. Cenabi Allah sana hazine yerine bu nisani verdi. Bu nisan iyi bir nisandir. Hayatta sıkıntı çekmeyeceksin…”
Kasibeyaz, aileden kebapçi, babasi Gaziantep’te ünlü “Güllüogullari”nin yaninda çalisirmis.
Kasibeyaz, askerden sonra Samsun’da kebapçilik yapmis. 1975 yilinda Istanbul’a gelmis.
Aksaray’daki sahile inen yolun sonunda, Bulvar Sinemasi karsisindaki (Mesih Pasa Caddesi No:3) kebapçi dükkani açmis. Yesilköy’deki Kasibeyaz Et Lokantasi” ise 1987 yilinin eylül ayindan bu yana faaliyetim sürdürüyor.
Ahmet Besim’in çok sempatik, güler yüzlü bir de ortagi var: Mustafa Demircan.
Bizde “Kebapçi dükkani” denildiginde, küçük temiz olmayan bir yer akla gelir. Belki de bu imaji degistirmek için simdi kebapçilar unvanlarinin yanina “Et Lokantasi” veya “Et Sarayi” gibi kelimeler ekliyorlar.
Gerçekten de artik kebapçi dükkanlari lüks lokanta seviyesinde.
Yesilköy’deki “Kasibe-yaz Et Lokantasi”, bir Gaziantep kebap salonu imaji ile sok çeliskili bir sekilde dösenmis. Gazino gibi bir giris. Bir otelin lobisi gibi koltuklu bekleme salonu ve de bir sömine.. Sagda solda iki salon. Masalarin üzerleri bembeyaz örtülerle, yerler hali ile kapli. Üniformali garsonlar, komiler, siyah smokinli sefler… Ve de Turkish Kebap.
Devlet Baba beni “küçük sanayi” konusunda yetistirmisti, ilk isim ise Türkiye’de küçük sanayi siteleri projesini baslatmakti…
Pilot bölge olarak Gaziantep ve Kayseri’yi seçtik. 1958-1959 yillarinda bu projeleri baslattik. Daha sonra Devlet Planlama Teskilati’nda çalisirken bu iki sehirdeki basarili örneklere dayali olarak küçük sanayi sitelerinin Türkiye’nin her kösesine yayilmasini sagladik..
Ben “Gazia-yintapi” bu vesile ile gördüm. Tanidim, önce “kelle paça çorbasina”, sonra “baklavasina” asik oldum…
“Gaziantep’bin lahmacununu,, kebabini” ise istanbul’da tatdim… Kebaba, lahmacuna
Istanbul’da alistim…
Sunun “müsebbibi” ise Istanbul’daki “Gazia-yintapli dostlarim…” Basta Ferhan Ablam, Doktor Gürbüz Barlas Amcam olmak üzere Barlas Ailesi, onlarin akrabalari, Üs-tünel’ler, Tekinalp’ler, Ozdemir’ler, Bilgeoguüa-n, Gögüsler…
Eeeee… Bu kadar Gaziantepli ile dostluk edince, tüm Gaziantep yemeklerini bileceksiniz, bunlari pisiren tüm lokantalara gideceksiniz…
iste bu sebep iledir ki, Kasibeyaz bizim mekanimiz.. Bugün size Kasibe-yaz’da iftar sofrasini anlatacagim.
IFTAR VAKTI
Ramazan ayi boyunca iftar öncesi Kasibe-yazda masalar iftar için özel olarak donatiliyor.
Masalarin üzerinde, kalamata zeytin, cevizli tulum peyniri, süzme çam bali, tereyagi, hur-ma ve özel ramazan pidesi mevcut, iftara dogru Kasi-beyaz’a gelenler üzeri do-nanmis bu masalara oturuyor. Iftar saati yaklasirken masalarin tamami doluyor… Bana verilen rak-kama göre dörtyüzelli ile besyüzkisi iftar Öncesi yerlerini aliyor… Çok ilginç bir manzara… Düsünebili-yormusunuz… Dörtyüzelli ila besyüz kisi masalarin-basinda oturmus, top sesi bekliyor, iftar vakti yaklasirken sayilan yüzü askin servis personeli masalara çay termoslarini dagitiyor ve de top atilmadan hemen önce herkesin önüne birer çanak sicak çorba koyuyor.
Top patladiginda, salondaki tüm Müslümanlarin, hep birlikte oruç açmalari görülecek bir sey…
Her masada termos ye her müsterinin önünde bir çay bardagi oldugundan isteyen devamli çay içiyor.
Oruç açma fasli bittikten sonra garsonlar masalara findik lahmacun, fistikli
içli köfte, çig köfte, zeytinyagli, çoban salata, incik tandir ve yaprak döner servisi yapiyor. Bunlar sirasiyla, birbiri ardindan geliyor… Bu arada ayran ve mesrubat servisi de var… Yemekten sonra seçimlik bir tatli da dahil. Bu isin faturasi 165 bin lira. iftar yemeklerinin ilginç tarafi su… Her masaya belli bir sira ile yemekler geldiginden servis hiç aksamiyor…
“-Evladim sunu getir, garson bunu getir.” telasi yok… Ve de iftara gelen dörtyüzelli, besyüz kisi saat 20.30’a dogru yemeklerini tamamlayip salonu terk ediyor… Saat 21.00’de salon bom bos kaliyor… Kasibeyaz’da mutlaka 165 bin liralik iftar menusunu, seçme zorunlulugu yok. Isteyen listeden daha az yemek seçip fiyati.düsürme sansina sahip… Isteyen listeden normal kebap çesitleri ismarlayabiliyor.
Listede peynir çesitlerinin porsiyonunun 18 bin lira oldugu yazili. Çorba 9 bin lira, findik lahmacun 6 bin lira, içli köfte 11 bin lira, çig köfte 16 bin lira.
Kebaplardan, Alinazik, patlican, sis, Urfa, Adana Oruk kebablari 38 bin lira. Döner 35 bin lira, Iskender kebabi 41 bin lira, Köfte 35 bin lira, salatalar 18 bin lira, künefe, güllaç ve diger tatli çesitleri 18 bin lira…
Ramazan ayinda iftara gidemezseniz, Ramazan sonunda çolugunuzu çocugunuzu alip Kasibeyaz’a ugrayin. Siparislerinizi sinirli tutar iseniz kisi basi 75- 80 bin liraya güzel bir kebab ve güzel bir tatli yiyip masadan kalkabilirsiniz…
(Kasibeyaz, Çatal Sokak No:10 Florya, Telefon:573 93 86, 574 56 06)
^

 

Sende yorum yap