İstanbulda ilk rum tavernası

, , Sende yorum yap

Hasan Pulur agabeyim der ki, “Rumlar Istanbul’un süsleriydi. Sik insanlardi. Istanbul’un en eskileriydi. Rumlarin ‘Der Saadet’ kültü-ründe önemli yerlerivardi.”
Geriye dönüp, “neden oldu, nasil oldu?”yu bir yana birakalim. Ortada bir ger-
çek var., istanbul’da maalesef Rum kalmadi. Vitali Hakko dostumuz Beyoglu’nu eski Beyoglu yapmak için çalisiyor. Acaba sadece binalari onarilan Beyoglu eski Beyoglu olur mu? Yani’siz, Eleni’siz, Marika’siz, Dimit-ri’siz Beyoglu eski Beyoglu’na benzer mi?
Dostum Rat’fi geçen gün bir noktaya dikkatimi çekti. Raffi kardes, Istanbul kültürünün önemini, derinligini, eskiligini su cümle ile özetliyor: “Istanbul varken, Paris yok idi..”
Istanbul’un Rum asilli Türk vatandaslarinin Istanbul’u nasil renklendirdiklerini görmek isteyenler simdi Ayazma’daki Nese Gazinosu’na, Gayrettepe’deki Zorba’ya gitsin..
ZORBA-Gayrettepe’de Yildiz Posta Caddesi üzerindeki Zor-ba’nin yildizi Fedon.. Fedon Rum müzigi esliginde Rum sarkilari söylüyor. Fedon’a eslik eden müzisyenler buzuki çaliyor. Dört kisilik bir müzik heyeti var.
Bizim gittigimiz aksam Sef Hüseyin Doruk sayesinde bir masa bulabildik. Bulabildik diyorum küçük salon kapinin önüne kadar tiklim tiklim.. Insanlar birbiriyle yan yana, sirt sirta oturuyor. Garsonumuz Necmettin Durak masamizi mezelerle donatti. Niso, oriyental Suna ve alaturka söyleyen Gürsel Gür-soy’dan sonra saat 24.00’te Fedon sahneye çikti.
Fedon çikar çikmaz, garsonlar kucak kucak tabagi piste tasimaya basladi.. “Fedon’u boylamlar (!)”. Bunun anlami su: Tabaklari üst üste Fedon’un boyu hizasina kadar diktiler. Sonra basladilar “sak sak sak sak…” kirmaya.
Ögrendigime göre 120 tabak dizilmis ve kirilmis.. Tanesi 7.500 lira.. Bu is bittikten sonra
elleriyle bir beyi isaret ettiler.. Meger o bey, tabaklari Fedon serefine garsonlara kirdiran müsteri imis. Helal olsun.
Sonra çiçekçi hanim, orta boy börek tepsisi benzeri hasir sepetler dolusu gül yapragi getirdi. Bu yapraklar da Fedon’un tepesinden asagi boca edildi.. Sonra hanim eliyle parayi ödeyen beyi takdim etti..
Fedon’un sarkilari hizlaninca salonun yarisi piste firladi.. Basladilar ziplamaya. Onlar zipliyor, tabaklar kiriliyor. Balonlar patliyor. Gül yapraklari serpiliyor. Bir cümbüs ki görmeyin..
Dikkatimi çeken salondaki-lerin yaridan fazlasinin hanim olmasi. Müsteriler orta sinifin varlikli kesiminden, ortanin altindaki yas grubundan. Sanirim tamami da Türk.. Rum müzigi dinlemeye gelen Türk vatandaslari.. Bir egleniyorlar, bir egleniyorlar.. Helal olsun.
(Zorba, Yildiz Posta Caddesi-Gayrettepe Telefon: 167 13 12-166 71 38)
NESE GAZINOSU-Arkadasim Savci Bey ve esi Dölen Hanim Arnavutköy’de Ayazma’da Nese Gazinosu’na gitmisler. “Çok güzel, ör j inal bir Rum tavernasi. Mutlaka sizi de götürecegiz” dediler.. Bir aydir ugrasiyorlar. Yer ayirtma imkani yokmus. Ugras, didis üç hafta önce, geçen hafta sonu için yer ayirtma sansina kavusmuslar.
Nese Gazinosu, Arnavutköy’de Etiler’e çikan dereboyu üzerinde, çinar agaçlari arasinda bir kir gazinosu..
Burada Bizans döneminde bir kilise ve ayazma varmis. Kilise daha sonra yikilmis. Ayazma Rum’larin çok ragbet ettikleri bir yermis. Bu ayazmaya gelenler için kifise arazisi üzerinde bir kir kahvesi yapilmis. Bu kahve sonra gazino, sonra lokanta, niyahet taverna olmus..
Eskiden Ayazma’nm basinda dev agaçlar, çevresinde ise ünlü Arnavutköy çilekleri yetisen; tarlalar varmis. Simdi agaçlanil çogu kesilmis, tarlalar bozulrius. Yerlerine beton binalar yükselmis. Allahtan, kilise vakfina ait gazino binasi henüz arazi m£ Ayasinin tapusuna geçmemis.
Nese Gazinosu’nun bugünkü isletmecisi Rum asilli Türk vatandasi iki hanim: Bayan Hiris-tina Kalfaoglu ile Bayan Katari-na Duvarci. Arnavutköylü bu hanimlar kardes. Beyleri yirmi üç yildir bir gazinonun isletmecisi iken vefat edince, isletme sorkunlulugimu onlar üstlenmis. Kemal Yorulmaz isimli bir Türk de onlara yardimci oluyor. Gazinonun sefi Recep Camgöz.
Arkadaslarim bilerek isteyerek set üstünde, pist kenarinda masa ayirtmis. Gittigimizde tüm salon dolmustu.-Masamizin üzerine önceden mezelerin bir kismi dizilmisti. Biz oturduktan sonra garsonumuz Zeki Aktas kizar- mis ekmek ile içki servisini yapti. Yeni mezeleri ard arda tasimaya basladi: Yesil salata, salatalik tursusu, acili ezme, tarama, zeytinyagli fasulye, zeytinyagli dolma, karides, beyaz peynir, ka-vun… Sonra sicak mezeler: Midye tava, kalamar tava ve muska böregi… Mezeler için “çok iyi idi” demek imkansiz. Ama idare eder. Saat 21.30’da elektroorg ile müzik basliyor. Ayhan Çakar hem çaliyor, hem söylüyor. Fakat alçak volümlü bir ses düzeni nedeniyle kafa sismiyor. Masada sohbet etme imkani doguyor. RUNA VE PANÇO-Nese Gazi-nosu’nun bir özelligi var.. Müsterilerin çogunlugunu Istanbullu Rumlar teskil ediyor.. Bu çok önemli bir sey. Çünkü “gazino Türkler için Rum Tavernasi degil”, Rumlarin yedikleri içtikleri, müzik dinledikleri gerçek bir Rum tavernasi özelligim tasiyor.
Saat 23.30’da Rum tavernasi müzigi yapmak üzere sahneye Pan-ço Duvarci ye esi Ruiia geliyor. Panço, gazinonun isletmecisi Katarina Duvarci’nin oglu. Dogma büyüme Arnavutköylü. Sakalli, güler yüzlü bir genç. Esi Runa da sempatik ev kadini tipli bir genç hanim. Onlara elektro-org ve sesi ile Ayhan Çakar eslik ediyor.. Mütevazi gazino imkanlari nedeniyle baska müzisyen, buzuki çalan yok.. Fakat Ayhan Çakar elektro org ile eksigi kapatiyor. Garsonumuz Zeki Aktas ile, Erzurum’un Horas_an’indan gelen yardimcisi Ilhami Camgöz iki tabak dolusu tekir ve çinekop tava getirdi. Mezeler için yapamadigim övgüyü baliklar için yapayim. Istanbul’da son zamanlarda hiçbir lokantada bu kadar lezzetli balik yememistik. Gece yarisi Panço ve Runa’nin sarkilari hareketlenince, pist dolmaya basladi. Dogum gününü kutlayan Damla isimli bir genç kiz ile arkadasi Binnur pistten ayrilmiyor..
O gece Nese Gazinosu’nda “Rum müzigi ile Türklerin degil de, Rum müzigi ile Rumlarin” nasil eglendigini gördük. Çok hosumuza gitti.. Çünkü Rum kardeslerimiz danslarini
duyarak, sevgi ile yapiyor. Dansin bir ritüeli-bir seremonisi var.. Bir Rum ortada dans ederken öbürleri pistin etrafina çömelerek onun “el vermesini” bekliyor. Sonra o dansini tamamlayip pistten ayriliyor.
Pistin ortasinda konulan bir raki bardaginin dudaklar ile kavranip yerden kaldirilisi, kirilisi bir merasim seklinde icra ediliyor.. Tabaklari “onun bunun serefine, siparis üzerine garsonlar kirmiyor”. Tabak kirmanin da bir sirasi, usulü, sekli oldugunu Nese Gazinosu’nda gördüm.
Geç saatlerde yaslari altmisa yaklasmis bir Rum kari koca piste çikti. Ikisinde de “cami yikilmis ama mihrap yerinde”.. Beyin üzerinde sik lacivert bir elbise. Hanimin üzerinde son model bir triko kiyafet.. Görmedigim bilmedigim Rum danslarini sergilediler. Bardak kirdilar, tabak kirdilar.. Bir ara yasli bey lacivert ceketini çikardi. Astari üste gelecek sekilde yere yaydi. Esi ceketin üzerinde dans etti. Sonra kravatini çözdü. Yere upuzun yaydi. Hanim, ip üzerinde yürür gibi kravat üzerinde dans etti. O sirada yasli bey, yere diz çökmüs el çirpiyor. Görmeyince anlatilmasi çok zor, etkileyici bir dans..
Nese Gazinosu, hergün ögle ve aksam acikmis. Sadece persembe, cuma ve cumartesi aksamlari taverna müzigi yarmis. Kisi basina yiyecek içecek hersey dahil 100 bin lira aliyorlar. Tavsiye ederim. Telefon edin. Yer bulabilirseniz gidin.
^

 

Sende yorum yap