“Bohemya”

, , Sende yorum yap

Bizim Çekoslayakya diye bildigimiz topraklar aslinda Bohemya ve Moravya’-dir. Bohemya, Elbe Nehri’nin yukari bölümündeki havzanin adidir. Bu havza da dört bölümden olusur. Kuzey Bohemya, daglik bölgedir. Içmeler buradadir. Plzen Havzasi Prag’a dogru uzanan bölümdür.
Ceske Budejovice Havzasi, Çek’lere isim veren bölgedir. Madenleri özellikle porselen hammaddesi kaolini ile ünlüdür. Prag’in da üzerinde kuruldugu, 200 km. genislikte 100 km. uzunluktaki Polabi veya Labe Ovasi ise Bohemya’nin en verimli kismidir.
Bohemya çingenelerin de vatanidir. Burada yasayan çingeneler “Roman”lar olarak anilir.
Her dilde kullanilan “Bohem” deyimi de Bohemya’dan kaynaklanir. Lügat anlamiyla “Bohem çingenelerinin göçebe ve basibos hayatlarina benzer sekilde günü gününe yasayan, sanata, müzige, edebiyata, paradan daha fazla deger veren kimse ve topluluklara Bohem deniliyor.”
Avrupa’nin (Spa- Termal) Maden Süyu ile ünlü üç tedavi merkezi de Bohemya’dadir. Bunlar: (1) Frantiskovy Lazne-Franzensbad, (2) Marianske Lazne- Marienbad (3) Karlovy Vary- Karlsbad’dir.
Perihan Göksu isimli sempatik bir hanimin düzenledigi Montur Seyahat Acentasi’nin gerçeklestirdigi bir tur ile bir hafta sonu Çekoslavakya’ya gittik.
Sabah saat 9.00’da istanbul’dan havalandik. Prag havaalanindan otobüs ile hareket ettik. Yemyesil köy yollarindan geçerken yol üzerinde Pilsner Urque-li’de mola verdik. Burada Çek’lerin ünlü Pilsner bira tesisleri bulunuyor. Tesisler çok genis bir alana yayiliyor. Çek’ler akilli bir is yapmislar, bira tesislerinin bir bölümünü ziyaretçilere açmislar. Lokanta, satis tesisleri, kahveler yapmislar… Yoldan geçenler, yabanci turistler ve özellikle Almanya’dan hafta sonu otobüs ile gelenler bira içiyor, bira satin aliyor ve lokantasinda yemek yiyor… Büyük lokanta bölümünde Alman Birahaneleri tipi masalarda yüzlerce, binlerce kisi sosis patates yemek, bir bardak bira içmek için bir saate yakin servis bekliyor.
Pilsner Urqueli’den çiktik, yemyesil daglan, vadileri, nehirleri geçmeye basladik… Imkani olanlar, bu yollarda mutlaka seyahat etmelidir. Yillardir sinemalarda, harp ve casusluk ve de ask filmlerinde göre göre tanidigimiz manzara… Alman askeri kamyonuna milliyetçilerin hücum ettigi yol… Istasyon memurunun karisinin kocasini terk ettigi bina… Milliyetçilerin düsman kuvvetlerinin geçisini önlemek için dinamitle attiklari köprü, içinde casuslarin dolastigi tünel… Genç kizin kimsenin olmadigini sanarak çirilçiplak yikanmak istedigi dere… Hepsi burada…
Iste böyle yerlerden geçerek içmelere -kaplica bölgesine ulasiyorsunuz.
Karlsbad’dan, Marienbad’dan sözedildiginde bu bölgeyi, Bursa, Yalova benzeri bir kaplica sehri veya Tuzla içmeleri benzeri bir yer olarak bilirdim.
Meger ise burasi farkli bir “Içme” (Spa-Thermal) imis. Herseyden önce buradaki sularin özelligini, ne ise yaradigini bilen bir doktorun veya tip merkezinin tavsiyede bulunmasi gerekiyor. Çünkü Bohemya “Içme-leri”njn herbirinin özelligi var. Her “Içme”nin de içinde farkli özellikte sular var. Her suyun muhteviyati, isi derecesi, islevi farkli.
Bir kere bu isin esasi, mutlaka en az 21 gün suyu içeceksiniz. Yerinde içeceksiniz. Devamli içeceksiniz.
Sular tabii olarak, isinmis halde topragin altindan çikiyor. Her kaynagin basina tertemiz bir içme tesisi yapilmis. Tedaviye gelenler, ellerinde küçük birer bardak veya çay ibrigine benzer porselen özel bir kap, yürüyüse çikiyorlar. Sabah aksam, doktor tavsiyesine göre belirli Içme mahallerindeki belirli derecedeki sulardan içebildikleri kadar içiyorlar… Tek bir içme mahallinde bile farkli su veya ayni suyun farkli derecesi var. 10 dereceden 72 dereceye kadar su var… Sularin içinde degisik, madenler, kimyevi bilesikler bulunuyor. Bunu suyun renginden, kokusundan veya döküldügü yerde olusan taslardan, metal kalintilardan açikça görebiliyorsunuz.
Sular, mide, barsak, böbrek, safra kesesi, kemik, kan hastaliklarinin tedavisine, sinir, yaslilik, güçsüzlük tedavisine yardimci oluyor.
Randevu alip gidiyorsunuz. Seyahati düzenleyen organizasyon sizi hemen doktor kontrolünden geçiriyor. Doktorlar hastaliginiza, derdinize, isteginize veya arayisiniza uygun bir içme programi düzenliyor. Sonra doktor kontrolünde bu programi uyguluyorsunuz. Bütün bunlar için bir belli ücret ödeniyor. Otel, doktor, kahvalti parasi ücrete.dahil.
Içmeler bedava… Ve de en az 21 günlük bir paket programin fiyati hiç de pahali degil. Örnegin 2 bin Dolara (Yaklasik 22 milyon Türk Lirasina) böyle bir paket program içinde içmelerden yararlanma sansi var. Ben hep içme diye söz ediyorum. Havuz ye buhar tedavisi de söz konusu. Fakat agirlik içmede…
Karslbad, yemye-;il iki tepenin arasman geçen küçük bir irmagin etrafinda kurulmus, çiçekler içinde bir.hayal sehri… Roma Imparatoru ve Bohemya Krali Charles IV (1316-1378) Bundan altiyüz yil önce, buradaki maden sularinin sifali oldugunu fark etmis ve kaplica sehrini kurmus.
Charles IV aydin, iyi egitim görmüs bir kralmis. Italya, Fransa ve Almanya’daki su kaynaklarim iyi bi-lirmis. Bohemya’da kis aylarinda avlanirken, bazi derelerin donmadigini fark etmis ve arastirma yaptirmis. Karlovy Vary’-nin Vary’si Slav dilinde “Warm” sicak sudan geliyormus.
Karlsbad’da 12 içme var. Bu 12 içmenin yararlari farkli. Bunu doktor size söylüyor. Herbirinin numarasi ayri. Sehrin tam merkezindeki l Numarali içme, sehri boydan boya geçen nehrin hemen kiyisinda Bridlo (Geyser) içmesi en güçlü ve en ünlü olani. O içmenin üzerinde simdi bir Casino var. Içmenin hemen karsisinda ise Florance oteli bulunuyor. 1918 yilinda Mustafa Kemal bu otelde üç hafta kalmis. Içmelerden yararlanmis. Demek ki o tarihte safra kesesi sorunu varmis… Ama ne yazik ki bir defa gelmis. Ve de durumu 1938 yilina kadar 20 yil idare edebilmis… Florance otelinin simdi arkasinda Florance I ve II diye eklemeleri yapilmis. Kapisindaki levhada Mustafa Kemal’den sözediliyor, odasi isteyene gösteriliyor.
Benim görebildigim sehirler arasinda Karlsbad Çek Cumhuriyeti’nin en sempatik, en zengin, en canli sehri. Belki küçük olmasinin, zenginliginin etkisinde, civil civil, piril piril bir sehir. Dükkanlari zengin, kahveleri, lokantalari nefis, sokaklari güzel, yürüyüs parklari, ormanlari yemyesil… Bolca antikaci dükkani, çok sayida oteli ve renkli gece hayati ile cazip, yasanir bir yer. Aksamlari
müzik, tiyatro, operet, opera faaliyetleri de yogun imis… Düsününüz altiyüz yildir dünyanin her kösesinden zenginler buraya geliyor…
Karim ile Geyser kaynaginda 72 derecelik suyu nasil içecegimizi tartisirken yanimiza yasli bir bey yaklasti. ABD’-den Pitsburg sehrinden gelen bir ÇekYahudi-si imis. “Ben doksan yasina yaklastim. Bugüne kadar her bes yilda bir geldim. Bu suyu içtim hayatim saglikli geçti. Herhalde bu son gelisim. Bes yil sonra gelme sansim olmayabilir…” diyerek gözlerimizi yasarttiktan sonra bize suyun nasil içilecegini ögretti.
(Not: Meger ise Kamil Yazici dostumuz da yillardir bu içmelere gider gelirmis de bize hiç söylemezmis. Herhalde o doksan yasini asarken, bizleri yaninda görmek istemiyor!..)
Karlsbad’in içine motorlu araç giremiyor. Yaslilar, yürümekte zorluk çekenler için üç tekerlekli bisikletler yar. Önde sürücü, arkada iki kisilik oturma yeri… Sehir içinde tek ulasim araci bu “Uzak Dogu tipli- riksa modeli” araçlar.
Antika esya, Bohemya Porseleni, Bohemya Kristali satan dükkanlarda hem bol çesit var, hem fiyatlar ucuz… Imkaniniz var ise, derdiniz olmasa da buralara gidip içmelerden yararlaniniz… Hem derdiniz, hem imkaniniz var ise mutlaka gidiniz…
Marienbad, Bohemya’nin üç kaplica sehrinin en genci… 450 yasinda… 1528 yilindan bu yana sifali sulan biliniyor. 1790 yilinda burada yerlesim baslamis, ilk içme 1808 yilinda insa edilmis.
Yüksek mineralli sulari, insan metabolizmasini yeniliyor, böbrekleri tedavi ediyor, sinir sistemini düzeltiyor, cinsiyetle ilgili dertlere deva getiriyor,
mevzii sinir sorunlarini çözüyor. Karlsbad’in civcivli, kalabalik yasami burada yok. Yemyesil bir tabiat ve sükunet agirlikli bir içme sehri… Yüzelli yillik binalar yenileniyor… Eski haliyle binalar bir tiyatro dekoru gibi…
Perihan Göksu daha önce buraya gelmis ve bize yenilenmekte olan dört yildizli Palace Hotel’de yer ayirtmis. Otelin yenilendikten sonraki ilk müsterileri idik.
Kalmayanlara bu tip eski Avrupa otellerini yazi ile anla’ mak çok zor. Yüksek tavanla] beyaz ve uçuk mavi mat boyali bir oda. Kocaman bir yatak. Kolali beyaz yatak örtüleri, yastik kiliflari. Kolali bir nevresim içinde kustüyü yorgan. Yatagin önünde kolali ayak basma bezleri… Koridorlarda mis gibi kahve kokusu… Otelin karsisinda göz. alabildigine uzanan yesillik ve Spa Binasi. Bu bina çok özel bir park içinde çok özel bir bina. 1817 yilinda o dönemin ünlü mimari Vache Skalniç bu parki 6 yilda yapmis. O zamanin ünlü bir baska mimari Jiri Fischer ile Spa binasinin projesini çizip insa etmis. Bizde 180 yil önce yapilmis hangi park duruyor, hangi bina kullaniliyor…
Marienbad’da bu parkta, her saat basi sularin müzikle dansi gösterisi var… Aksamlari bu dans isikli oluyor… Günün 24 saati içme halkin ziyaretine ücretsiz olarak açik… Hem de piril piril… Ve de bütün bunlar bizim begenmedigimiz, komünizmin ezdigi, halki aç Çek Cumhuriyeti’nde…
^

 

Sende yorum yap