Antika pazarı Portobello road

, , Sende yorum yap

Londra’dan istanbul’a cumartesi ögleden sonra saat 16.10’da kalkacak uçak ile dönecektim. Sabah bavulumu hazirladim. Hava günesli. Fakat buz gibi ayaz. Road ve Westbo-urne Grove isimli sokaklarda antika pazari kurulur. Tam Portobellp sokaklarinda 90 kadar antikaci dükkani var. Bunlari pazar hariç hergün açik. Fakat cumartesi günleri
bu iki sokagin, iki yandaki kaldirimlarin üzerine ufak tezgahlar kuruluyor. Yaz olsun, kis olsun, hava günesli olsun, kapali olsun.. Mutlaka bu tezgahlar kuruluyor.
Sordum ögrendim, üçyüzü askin tezgah varmis.. Bunlar sokak kaldirimlarindaki tezgahlar. Bunlara ek olarak bina avlulari, binalarin alt katlarindaki salonlar var.. Bir ufacik kapidan giriyorsunuz, bina avlusunda veya binanin alt katindaki salonda
bölme-bölme küçük küçük tezgahlar kurulmus. Bunlarin avantaji hem müsterilerin hem de saticilarin kötü hava sartlarindan etkilenmemesi.
Cumartesi günleri Portobel-lo’da kurulan antika pazarindaki kaldirim tezgahlan için saticilar saat 5.30’da gelmeye baslar-mis. Saat 6.30 ile 8.30 arasinda tezgahlarin tamami kurulur-mus. Saat 10.00 pazarin en hareketli saatiymis. Çünkü ögle vakti tezgah sahipleri tezgahlarini toplamaya baslarmis. Çok azi saat 16.00’ya kadar sokakta kalirmis..
Ben her türlü eski esere bayilirim. Fakat kesemin gücünü asanlari sadece takdir ile izlerim. Türkiye’ye maalesef eskilerden bize kalan esya çok az. Hele ufak tefek seylere atalarimiz hiç deger vermemis. Onlar yok olmus. Bu nedenle bizim antikaci dükkanlarinda, antika pazarlarinda, antika müzayedelerinde satilan eski esyalar genellikle benim kesemin alim gücünün çok üzerinde. Onun için ben ünlü antikaci dükkanlarimiza, hatta Çukurcuma’daki ve Horhor’daki dükkanlara bile _sa-dece “nezaket ziyareti için, dükkan sahiplerine hürmetlerimi arz etmek üzere” gider oldum. Benim gidebildigim Kule-dibi, Yeniköy’de Jandarma Kemal’in dükkani. Arada sirada da Rahmetli Atam Usta’nin oglu Arto’nun Kapaliçarsi’nin yanindaki atölyesi.. Halbuki yurt disindaki antika pazarlarinda, örnegin Londra’daki Porto-bello’da her cins farkli degerde o kadar çok eski eser var ki.. Her gelir grubundan, her yastan insanlar burada. Giyiminden kusamindan çok varlikli oldugu anlasilan kisiler, gelir düzeylerinin düsüklügü açik sekilde görülenler, gençler, yaslilar..
Yol kenarlarinda kurulan küçük tezgahlarin her birinde farkli bir sey satiliyor. Açik anlatimiyla saticilar belli mallarda ihtisaslasmis. Örnegin bir yasli hanim sadece sise açacagi-tirbison satiyor. Ben diyeyim 300, siz deyin 500 farkli tirbison.
Bir baskasi sadece fincan, bir baskasi gümüs çatal-biçak, bir baskasi sadece eski marangoz aletleri. Ben iste o tezgaha hayran kaldim. Kendime çok kullanildigi belli pirinç bir gönye satin aldim..
Bir baska tezgahta yillardir pesinde oldugum bir esya gördüm. Tamamen piriçten eski bir mikroskop. Yillardir bunu ararim. Doktor Gürbüz Barlas Amcama ve Doktor Hasan Insel’e birer tane hediye etmek isterim. Sansa bakin. Benimle ayni anda bir baskasi da elini uzatti. Onun eli benden önce mikroskobu kavradi.. Ben “elinden biraksa da alsam” diye dokuz dogururken, adam pazarlik bile etmeden 90 Ingiliz lirasina (Yaklasik 800 bin liraya) almaz mi. Biri üzüldüm, bir üzüldüm.. Anlatamam..
Hani size avlulardan, evlerin alt katlarindaki kapali salonlardan sözetmistim ya.. Oralardaki tezgahlarda da çok kiymetli eski asyalar satiliyor.. Ben bu gibi yerlerde sadece kendimi düsünmem. Ah su esyayi alip, o kisiye hediye etsem ne çok hoslanir. Diyerek tüm tanidiklarimi, sevdiklerimi hatirlarim, düsünürüm.. Saat 11.00’e dogru üsümeye basladim.. Yürüyerek Not-ting Hill Gate metro istasyonuna gittim. Oradan metroya binerek Covent Garden’e gittim.
Covent Garden
Covent Garden, Londra’nin eski sebze hali ve çiçek pazari.. Bizim Istanbul’da Kadiköy’de deniz kenarindaki eski hal binasi benzeri, fakat ondan daha büyük, demir ve camdan bir kocaman bina.. Sehir içinde kalinca, hal ve çiçek pazarini “New Co-vent Garden”e, (Yenisine) nakletmisler. Eski binayi yikmamislar. Tertemiz yenilemisler. Turistik bir alan haline getirmisler..
Ben Londra’ya her gidisimde, mutlaka Covent Garden’e ugrarim. Günün her saatinde burada bir canlilik vardir.. Özellikle hafta sonlari binanin etrafinda bitpazari kurulur. Dünyanin degisik bölgelerinden gelmis müzisyenler gösteri yapar..
Binanin camlarla kapli orta bölümünde küçük küçük pasta-haneler, kavehaneler, lokantalar vardir..
Cumartesi günü oldugundan gittigimde büyük bir kalabalik vardi. “My Fair Lady” isimli filmi veya piyesi gördünüz mü? O film ve piyesteki çiçekçi kiz, Covent Garden’in kapisinda çiçek satar. Bir de ne göreyim. O çiçekçi kizin kiyafetlerini giyinmis iki hanim, kollarinda sepet bana çiçek satmaya çalisiyor.
Covent Garden Metrosuna binerek otele döndüm. Bavulumu alip havaalanina gitmenin vakti gelmisti.
Londra’da Çarsi Pazar
Size Cuma günü, aksam üzeri Londra’da çarsi-pazarda gördüklerimle, aksam yedigim yemegi de anlatayim..
Cuma aksam üzeri; saat 17.00 dolayinda isim bitti. Londra’da magazalar geç kapaniyor..
Çarsi-pazari söyle hizla dolastim.. Hani bizde bir deyim.vardir.. “Kendini asacak isen, Ingiliz ipi ile as..” derler ya.. Demek ki, eskiden Türkiye’de Ingiliz-ler’in sadece. “ip”ine ragbet varmis. Simdi Ingilizler’in bütün dünyada deger verilen bazi markalari var. Bugün bir Ingiliz lirasi yaklasik 9000 Türk Lirasi. Siz yuvarlak hesap on bin Türk lirasi deyiniz.. O zaman bizim için bu Ingiliz mallarini almak hayal oluyor. Fiyatlari çok pahaliya geliyor..
Bir de sadece kendi mallarini satan, kendi markalari ünlü magazalar var. Ben onlardan söze-decegim.. Kadinlar ve erkekler için, klasik giysiler satan, etek bluzdan, paltoya, spor giyimden ciddi giyime kadar çesit bulunduran bu magazalarin ünlüleri Aquascutum, Austin Reed, Bur-berry Simpson’dur. Bu magazalarda kadin ve erkek bir kisinin bir takim giyimi-kusami en asagi 500 Ingiliz lirasindan baslar.. Pardesüler 500-600 Ingiliz lirasindan baslar.. (Unutmayin 500 Ingliz lirasi dediginiz sey milyon Törkis lira eder.. Ama. bana anlatildigina göre, bugün Istanbul’da ünlü Törkis Magazalari da bu fiyata mal satiyormus..)
Scotch House isimli magaza zinciri, Iskoç deseni giyim kusam, yun kazak satar.. Yün kazaklar 100 Ingiliz lirasi dolayindadir. Ingilizlerin ünlü ayakkabicisi Church’ün ayakkabilari 150 Ingiliz lirasindan basliyor.. Bu ayakkabilar rahatlik ve kalite bakimindan dünyanin en iyi ayakkabisidir.
Londra’ya gidenlerin mutlaka ugramasi gereken bir magaza da Fort-num and Mason maga-zasidir.
1707 yilindan bu yana ayni binada, dünyanin her kösesinden gelen her çesit gida maddesini, kahve ve çay çesitlerini satan bu magaza mutlaka görülmelidir.
Ben bunlari size anlatiyorum.. Anlatiyorum da.. Anlatmak baska.. Bunlardan yararlanmak baska..
insan her gördügünü, her caninin çektigini alabilir.. Veya alir.. Diye bir kaide yok ki.. Zaten böyle olsa hayatin tadi kalmaz. Hayatta bazi seyler özlem duyacaksin..
Onun için gayret çaba göstereceksin… Kendi kendimi bu felsefeyle Istanbul’dan Mühendis Ahmet Gürel kardesim ile esi Necla kardesim ile bulusacagim pub’a ulastim… Beraber San Martino isimli Italyan lokantasina gittik.
Mühendis Ahmet Bey daha önce birkaç defa orada yemek yedigi için Martino’yu taniyor. Yer ayirtmis. Üçümüz bir köseye sikistik..
Ufacik bir dükkan. Boydan boya ikiser sira masayi zor sikistirmislar. Nasil kalabalik anlatamam. Martino, Italyan havasi basiyor.. Italyanca konusuyor, ona buna takiliyor.. Bagiriyor çagiriyor.
Yemek listesi Italyanca: Züppe, Pesce, Dolce gibi.. Arkadasim pahali bir sise Italyan sarabi açtirdi. Onlar makarna esasli seyler ve üzerine balik yedi.. Ben “Ti bone Steak” denilen kemikli sigir etinden istedim. Benim et hafif kokuyordu. Martino’yu çagirdim. Al bunu bir tat ahçiya da tattir, dedim. Büyük havalarla tabagi kapti gitti.
Tahmininizin tersine “hayir kokmuyor. Nefis” demedi. “Hakliymissiniz. Hemen kasabimi aradim aliciyi da azarladim. Özür dilerim” dedi. Ama bir de baktim hesaba etin fiyatini gene de ilave etmis. Ben sadece salata ve sarap ile .ekmege tuz banip yedim.. Üzerine gene Türkiye’de yapilanlardan kötü bir italyan tatlisi “Tiremissu” yedik. Arkadasim 105 Ingiliz lirasi hesap ödedi.
^

 

Sende yorum yap