Zihni

, , Sende yorum yap

Zihni Sardag’in, istanbul’da Nisantasi’nda Bronz So-kak’ta islettigi müessesenin yakinda “yirminci yil’i kutlanacak. Zihni Sardag’in islettigi müessese “Zihni Bar” olarak taniniyor ama, bu “bar” öyle bilinen “bar”lardan dep… Bir baska türlü “bar”. O nedenle ben “müessese” diyorum. Kendine özgü bir “kimligi” olan ve yirmi yildir bu “kimligini” koruma basarisini gösteren “Zihni Bar”m “klasik” dekoru bu yil yenilenmis. Dekorunu anlatmadan “Zihni Bar’-a” kimler gider, neden gider onu anlatayim.
Zihni’ye genelde is güç sahibi gençler ve kendini genç hissedenler gider. Zihni “gelen geçenin” ugrak yeri olmaktan ziyade ugramayi aliskanlik halinde getirenlerin mekanidir. Bu nedenle müsterileri genelde birbirlerini tanir veya birbirlerine “asina”dir. Kadin erkek müsteri sayisi genelde dengelidir. Tek basina-gelenler veya hanim hanima, erkek erkege gelenler “rahatsizlik” hissetmez.
Zihni’de saat 10.00 üe 17.00 arasinda masada çay ve yemek servisi vardir. Saat 17.00’den sonra “bâr” açilir ve içki servisi baslar. Arada aksam yemegi servisi sürer ve bar sabahin ilk saatlerine kadar açik kalir.
ögle yemeginde çevredeki is yerlerinde çalisanlar yaninda “hanimlar” Zihni’ye gelir. Saat 17.00’den sonra isyerlerinden çikan genç hanimlar, beyler Zihni’ye ugrayip arkadaslarini görür, sohbet eder. Barin önündeki bölüm ayakta birbiriyle sohbet edenlerle dolup tasar.
Sonra saat 17.00 müsterisi “bar süresini” tamamlar. Ya evlerine gider, ya da yorulup yemek yemek için yemek bölümüne geçip masalara oturur.
Bu arada aksam yemegi için gelenler olur. Zihni’de bir süre “aksam yemegi vakti” sakinligi yasanir. Gece yarisina dogru yemekten kalkanlar veya baska yerlerde yemeklerini yiyip gelenler “bar”in çevresinde kümelenmeye baslar. O sirada müzigin temposu canlanir. Hizlanir. Ve de “Zihni” havasini bulur.
Müesseseleri yasatan insan
“Zihni”yi kuran ve yasatan “Zihni Sardag” isminde genç ve zarif bir kisi. Bütün özellikleri, kisiligi müesseseye yansimis. Salonun dekoru, duvarlari süsleyen tablolar, iskemleler, bardaki bardaklar, vitrindeki eski cam,tabaklar, servisteki düzen, mutfaktan çikan yiyecek belli bir çizginin üzerinde, isinin basinda… isinin basinda oldugu için ki “müessese” yirmi yildir yasiyor. Benzerleri üç bes yilda kalitesini ve müsterisini kaybedip çökerken
“Zihni” ayni yerde duruyor.
Sayin okuyucularima biraz da “Zihni”nin yenilenen salonunu anlatayim. Upuzun dikdörtgen bir salon. Yerler ahsap kapli. Salonun yarisi “bar” bölümü. Karsi duvar önünde tarihi Park Otel’den kalma meshur ahsap bar tezgahi. Bar tezgahinin önü bos. Barin çevresinde yüksek bar iskemleleri. Salonun lokanta bölümünün üzerini demir bir çati örtüyor. Demirlerin arasindaki beyaz buzlu camlardan asagiya isik süzülüyor. Demir çati hem çizimi hem yapimi ile bir sanat eseri… Fransa’da eski bir demiryolu istasyon binasinin demir yapisindan “kopya” edilip uygulanmis. Duvarlarda Zihni Sardag’in “eski” resim koleksiyonundan seçmeler. Dipte kocaman bir kuyruklu piyano. Bembeyaz keten örtülü yemek masalari… iskemlelerin bir bölümünü Zihni Sardag Fransa’dan “Bit Paza-ri”ndan alip getirmis. Deri koltuklari “Atölye Derin” yapmis, îyi bir havalandirma ve kulaklari rahatsiz etmeyen ses düzeni var.
Erol Evgin’in yasgününü Zihni’de kutladik
Elvan ile Murat babalan Erol Evgin’e sürpriz bir yasgünü partisi düzenlemisler. Bizi de Zihni’ye davet ettiler. Emel Hanim kocasina “Hadi seninle basbasa Zihni’ye giderek yemek yiyelim” demis. Erol Evgin Zihni’ye gelip kalabaligi görünce, karisina “Burada bir parti var herhalde… istersen baska yere gidelim” diyecek kadar havaya girmis. Gerçekten “sürpriz bir dogum günü partisi” oldu.
Zihni Sardag’in bit pazarindan topladigi eski kitap ciltlerini oyarak eli ile teker teker hazirladigi orijinal “menü”lerden yemeklerimizi seçtik. Listedeki aperatifler tavuk salatasi, somon füme, keçisütü peyniri, patlican ve mozzarella peyniri kizartmasi, sogan çorbasi 700 bin lira, ana yemeklerden makarna, izgara tavuk, izgara bonfile, levrek fileto 900 bin lira ile l milyon 400 bin lira arasinda, tatlilardan çikolatali tiramisu, creme brulee, profiterol 500 bin lira. Sef Ferhat Otken ile Tarik Aktunç serviste saygili. Barda Sermiri Basaran ile Aret Haceryan “ates” gibi… Yerli içkiler 750 bin lira, yabanci içkiler 750 bin lira. Erol Evgin’in serefine yemekten sonra Melih Kibar piyanonun basina geçti. Bermutat “döktürdü”… Erol Evgin de yeni kaseti “Sen unutulacak kadin mi-sin?”dan güzel parçalari seslendirdi. O gece Zihni’ye yemek yemek için, içki içmek için ugrayanlar da kutlamaya katildi. Güzel bir “Zihni” gecesinde bulunma sansimiz oldu.

 

Sende yorum yap