Yedinci Plan alternatif “kalkınma stratejileri” tartışmasını başlattı

, , Sende yorum yap

“Yedinci Bes Yillik Kalkinma Plani” dönemi basliyor. Bes Yillik Kalkinma Plani “belli bir stratejiye” dayali olarak hazirlanir. Strateji denilen doküman belli bir dönem sonunda ulasilmasi istenilen hedefleri belirler. Bu hedeflere ulasmak için hangi kaynaklarin nasil bulunacagini, hangi politikalarin nasil uygulanacagini ortaya koyar.
Böylece ülkedeki insanlar, hükümetler, bürokratlar, halk, isadamlari bes yil içinde neler yapilacagini bilir. Bes yil sonra ülkenin hangi çizgide olacagini bilir.
“Bes yillik strateji” çok önemlidir. Bes yil boyunca iktidara gelecek olanlari, halki, kisacasi ülkenin kader çizgisini belirler. Ne yazik ki bizde önemi yeterince anlasilamadigindan, kamuoyu, partilerimiz, politikacilar, isadamlarimiz strateji konusuna ilgi duymaz. Çok kimsenin bu stratejilerin “ne menem birsey oldugundan”, haberi bile olmaz. Devlet kapisindan geçenler, devlet çarkinin isleyisini bilenler su günlerde “Yedinci Bes Yillik Kalkinma Plan Stratejisi”ni tartisiyor. Hafta sonu Istanbul’da, Seref özgencil’in yayinlandigi “Finans Dünyasi” isimli aylik derginin semsiyesi altinda olusan “Fidyak Grubu” toplantisinda “Yedinci Bes Yillik Kalkinma Plani’nin Stratejisi” tartisildi.
Devlet’den kopup, Istanbul’a göçen üst düzey iktisatçilarin, maliyecilerin ve plancilarin olusturdugu Fidyak Grubu, “vatan kurtarmak” için sik sik biraraya gelen “beyin firtinasi” metoduyla güncel sorunlari tartisan bir “Think Tank” (çalisma grubu) niteligini tasiyor.
Tartismalarda Prof. Dr. Erdogan Alkin, “uzun dönemli strateji”lerin demokratik parlamenter sistemlerde uygulanmasindaki zorlugu dile getirdi. Erdogan Alkin diyor ki “Bir hükümet bes yillik strateji belir-liyor. Bir süre sonra o hükümet degisiyor. Baska partiler iktidara geliyor, gidiyor. Neden her hükümet, her parti, kendilerinden önce belirlenmis bir stratejiye bagli kalsin? Bu durumda kendi programlarini uygulayamazlar ki. Bu nedenle stratejiler sadece dogrultuyu gösterir. Baglayici olamaz. Erdogan Alkin’in bir de “askeri” reçetesi var: “Stratejiler taktiklere bölünemez. Taktikler stratejileri olusturur.”
Dr. Cemil Çakmakli “sistem boslugu içinde strateji uygulanamayacagini” söylüyor. “Stratejiyi kim okuyacak, kim uygulayacak?” diye soruyor. Çakmakli’ya göre “düsünce sistemi olmayan, her sorunu tek sebepli, her çözümü tek çareli düsüne bir toplumda strateji hiç bir ise yaramaz.”
Eski plancilardan Prof. Dr.Baran Tuncer birbirini besleyip canavarlasan üç istikrarsizlik sürdükçe kalkinma stratejileri hazirlanmasini ve uygulanmasini imkansiz görüyor. Bu üç istikrarsizlik sunlar: (1) Fiyat istikrarsizligi. Yüzde 70’ler dolayindaki fi-
yat artisini normal kabul etmek çilginliktir. (2) Ekonomik politikalardaki istikrarsizlik. Dogru veya yanlis, benimsenen ekonomi politikalari bir süre ödün verilmeden uygulanmalidir. Sik sik degisen ekonomi politikalariyla bir yere varilamaz. (3) Siyasal istikrarsizlik.
Devlet Planlama Teskilati Müstesar Yardimcisi Faik Öztirak, kalkinmayi saglayan faktör-lerdeki hizli degisime dikkati çekiyor. Eskiden bir ülkenin kalkinmasinda ucuz hammaddenin, ucuz insan gücünün, ucuz ve bol parasal kaynagin önemi vardi. Bugün kalkinmanin temel faktörleri bambaska: (1) Iyi yetismis insan gücü, (2) Iyi isleyen piyasa mekanizmasi, (3) Iyi pazarlara ulasim imkani (3)Iyi haberlesme sistemleri kalkinmayi saglayan 4 temel faktör durumunda. Faik Öztirak diyor ki: “Günümüzde televizyonlari, filmler, büyük sehirler, haberlesme aginin gelismesi, insanlarin evrensel tüketim kaliplariyla tanismasini sagliyor. Insanlar herseyin en iyisini, en pahalisini görüyor. Buna ulasamayinca da “mutsuz” oluyor. Kalkinma stratejileri “insanlarin mutlulugunu” hedef almak zorunda. Mutluluk, “daha yüksek reel gelir” saglamayi gerektiriyor. Insanlara daha yüksek reel gelir saglamak için ise (1) Insanlari egiteceksiniz. Çok iyi egiteceksiniz. Çagdas bilgi çizgisine çikaracaksiniz. (2) Emegi mobilize edeceksiniz. Insanlari çalistiracaksiniz. Üretime kosacaksiniz. (3) Verimi artiracaksiniz. Ayni insan, ayni makine ile rakiplerinizden daha çok üretecek. Burada karsiniza 2 büyük engel çikiyor. Biri toplumun karakterine dayali engel. Öteki siyasi kadrodan kaynaklanan engel. Insanlar, kendi kalkinmalarinin ve ülke kalkinmasinin kendi çabalariyla olacagini anlamadiklari, toplum kendini yöneten mekanizmalari denetleyemedigi sürece yapisal degisimi gerçeklestirmek ve çagdas Bati toplumu ile aradaki fark kapatmak hayalden öteye gidemeyecek.
Çünkü (1) Halka egitimin önemini anlatamadik. Halkimiz egitimi diploma olarak görüyor. (2) Misyonu kendi varligini idame ettirmekten baska birsey olmayan, Devlet’den kendileri ve yandaslarina mümkün olan en fazla kaynagi aktarmaya çalisan siyasi kadrolari degistiremiyoruz.
O zaman Yildirim Aktürk’ün söyledigi noktaya geliyoruz: “Bu mütesebbis güç ile Türkiye’ye hiçbir sey olmaz. / Ama bu siyasi kadro ile de Türkiye hiçbirsey olamaz!”
Sayin okuyucularima Fidyak’taki “beyin firtinasi”ndan çarpici görüsleri aktarmaya çalistim. Fidyak’taki “Think Tank” de üyeler sadece “aglamiyor”, sorunlara çözüm, ve alternatif politikalar da üretiyor. Çözüm önerileri ve alternatif politika önerilerini de bir baska yazida özetleyecegim.

 

Sende yorum yap