“Vitali’yi çok sevirem”

, , Sende yorum yap

Berna Yilmaz, elinden tutarak
Mesut Yilmaz’i sahneye çikardi. Mesut Yilmaz’in üzerinde ölçüsünden iki boy büyük bir kazak, ayaginda paçalari kivrilmis bir pantolon, kafasinda yana kaymis bir sapka vardi.
Berna Yilmaz daha önce Mesut Yilmaz’a sormus: “Beyoglu’nda Vakko Magazasi’ni bilir misin?” diye… Mesut Yilmaz kafasini arkaya devirmis, gözlerini havaya dikmis: “Uhuuu… Kocaman bina… Vita-li’nin… Ama ben Vitali’yi bilmirem…” demis. Berna Yilmaz Vitali Hakko’yu sahneye davet etti. “Mesut Yilmaz’a bu aksam Vitali Bey’i tanitacagima söz verdim…” dedi. Vitali Hakko sahneye çikti. Mesut Yilmaz’in yanagindan öptü. Mikrofonu Mesut Yilmaz’in eline verdiler “Hadi bir sey söyle…” dediler. Mesut Yilmaz “Vitali’yi çok sevirem…” dedi.
Siirtli Yilmaz “Beyoglu Çocugu”
Berna Yilmaz’in elinden tutarak sahneye çikardigi Mesut Yilmaz, esi Mesut Yilmaz degildi. Alti yasinda, Siirtli Mesut Yilmaz’di. Bir “Beyoglu Çocugu” idi. Siirt’den istanbul’a gelmek zorunda kalan ailesinin diger fertleri gibi geçimini sokaklardan saglamaya çalisiyordu.
Beyoglu’nun gecesini ve gündüzünü yasiyor, sokaklarda çiklet ve kagit mendil satiyordu.
Berna Yilmaz, küçük Mesut Yilmazlari sokaktan kurtarmayi hedef alan “Sokak Çocuklari Rehabilitasyon ve Egitim Merkezi”ni olusturmak için baslatilan çalismalarin basini çekiyordu. Fatih Belediyesi Sarmasik Tekkesi’nin, “Sokak Çocuklari Rehabilitasyon ve Egitim Merkezi” olarak düzenlenmesini saglayacak paranin toplamasi için Vakko’nun 1997 ilkbahar ve Yaz Koleksiyonlarinin tanitildigi gecenin biletleri onbeser milyon liradan sat,3misti.
Onbeser milyon liralik biletle bu projeye katkida bulunanlar önce defileyi izledi. Sonra küçük Mesut Yilmaz’i taniyarak yaptiklari katkinin ne ise yarayacagini gözleriyle gördü.
Berna Yilmaz, konusurken muhattaplari ile diyalog kurmada esinden daha basarili oluyor. Karsisindakilere mesajini vermeyi çok iyi ögrenmis. Sarmasik Tekkesi Sokak Çocuklari Rehabilitasyon ve Egitim Merkezi projesinin önemini ve sokak çocuklarinin ellerinden tutulmasinin geregini kisa konusmada öyle bir anlatti ki, ben gözyaslarimi kontrol edemez hale geldim. Gecenin “duygusal” hikayesini burada noktalayip, “neseli” bölümüne geçeyim.
1997 Ilkbahar-Yaz Modasi
Vakko’nun ilkbahar ve yaz koleksiyonundan 256 parça kostümü 52 manken sundu. Defilenin özelligi giysilerin canli müzik esliginde ser-gilenmesiydi. Siyah tenli sarkici Adeva ve New Percussion Collective isimli müzik grubu defileyi renklendirdi.
Çiragan Sarayi’nin Balo Salonu defile için kat kat platformlarla yeniden düzenlenmis, mankenlerin üzerinde gezindikleri podyumlar uzatilmisti. Böylece salondaki dörtyüz kisi, oturduklari yerden mankenleri izleyebiliyor, is-tiyenler detaylari dev ekrandan görebiliyordu. Salona kurulu isik ve ses düzeninin teferruati insani etkiliyor. Böyle bir organizasyonun faturasi her halde çok kabarik olmali. Ben pek merak ettim, istanbul, Ankara ve izmir’de 11 defa sahne alacak bu defilenin faturasi nedir? ögrenemedim. Ögrenebilirsem yazacagim.
Kadin kiyafetleri sütlü kahve renginden basliyor, kahverenginin koyu tonlarina kadar basamak basamak ilerliyor. Sonra renkleniyor. Siklik dekoltelerle basliyor, seffaf ve uçucu kumaslarla sürüyor. Hafif islenmis emprime ve ince trikolarin sicacik renkleriyle zirveye ulasiyor. Uzun yirtmaçli etekler, pantolon tunikler, jarse takimlar ve emprime safariler bu yilin modasi. Ayaklarda üst kisimlari seffaf plastikten, arkasi açik sandaletlerle, toprak renkli kumas ve ip sandaletler moda.
Erkekler 1997 yazinda bol cepli Kanadiyen tipi denilen biçimde keten ceket giyecek. Koyu renk elbise, koyu renk gömlek, koyu renk kravat, pilesiz, yukaridan asagiya düz inen cepli pantolonlar ve üç dügmeli ceketler insanin içini karartiyor… Ama ne,yaparsiniz bu ilkbaharinin ve yazinin erkek modasi bu imis. Bu elbiselerin altina kocaman burunlu kaba siyah ayakkabilar giyiliyor…
1997 ilkbahar ve yaz modasi vatana millete hayirli olsun efendim…
Müesseselesmenin önemi
Bugüne kadar Vakko denilince hatira hep Vi-tali Hakko gelirdi. Ama “Vakko” markasini yaratan üç kardestir. Vitali, Alber ve Bella. Sonra çocuklari onlara katildi. Albert, Jeff, Cem ve Sima. Bu aile “Vakko markasi”ni piyasaya yerlestirdi. Vakko “moda” oldu. Simdi aile isletmesi müesseselesme asamasinda. Müesseselesecek ki yasayacak… ikinci nesil, birinci nesilden bayragi devralmis durumda. Bu yilin ilkbahar ve yaz koleksiyonunun tanitildigi defilelerin düzenlenmesine ilk defa Vitali Hakko “karismadi”. Bu yilin defilelerinin sorumlusu Cem Hakko… Ve bana sorarsaniz babasini asmis… Bir baba için bunu görmek herhalde büyük mutluluk olsa gerek. Son bir not… Vakko defilelerinin Ankara Galasi Türkiye Güçsüzler ve Kimsesizler Yardim Vakfi, izmir Galasi Ege Çagdas Egitim Vakfi yararina gerçeklestirilecekmis.

 

Sende yorum yap