Üretime gidecek parayı devlet emiyor ve tüketiyor

, , Sende yorum yap

Para, ya üretime gider, ya tüketime gider… Üretimi kimin yaptigi önemli degildir, ister devlet yapsin, ister özel sektör…
Yeter ki, biri, birileri üretsin… Çünkü üretim olmadan tüketile-mez… Çünkü üretime para gitmez ise, üretim kapasitesi bir yerde donup kalir. Büyüyemez. Üretim kapasitesinin büyümemesi demek, ülkenin büyümemesi, ülkenin kalkinamamasi demektir.
Ülkedeki tasarruflarin kullanimi bu bakimdan önemlidir. Esas olan ülkedeki tasarruflarin yatirima, üretime gitmesidir. Kamu kesimi, veya özel sektör tasarruflari “borç olarak” toplayip, yatirima yöneltirse, kapasiteyi artar, üretime yönlendirirse üretimi artirir… Artan kapasite, artan üretim hem borcun faizini öder, hem de ana parasini öder…
Borç, ülkenin kalkinmasina katkida bulunmus olur.
özel sektör “borç olarak topladigi parayi” tüketirse, bununla yatirim yapmaz, üretimini artir-mazsa, vadesi geldiginde ne “faiz” ödeyebilir ve ne de “borcun” taksidini… Ve özel sektör batar…
Bunun için genelde (Istisnalar kaideyi bozmaz) özel sektörün borçlanmasi “ekonomi için saglik isaretidir…” Bu demektir ki, özel sektör yatirim yapacak, üretimi artiracak… Ülke kalkinacak. Ülkeye refah gelecek…
Ne yazik ki, kamunun borçlanmasinda farkli bir durum vardir.
Kamu kesimi borçlanirken bu borcu nasil ödeyecegini düsünmemektedir. Eger borç ile yatirim ve üretim artisi saglanarak gelir artalmazsa, faiz ve ana para tak-sidinin ödenemeyecegini dikkate almamaktadir. Çünkü kamu kesimi borçlanarak topladigi parayi tükettikten sonra, vadesi geldiginde faizi ve taksidi ödemek için banknot basabilmekte veya faizi biraz daha yükselterek, yeniden
borçlanabilmektedir.
Gerçekte, borç olarak topladigi para ile yatirimi ve üretimi artirip yeni gelir yaratamayan özel sektör nasil iflas eder, nasil batar ise, kamu kesimi için de ayni sey sözkonusudur. Kamu kesimi de iflas etmektedir… Tek bir fark ile: özel sektör iflas ettiginde “paa-attttt” diye batarken, kamu kesimi önce banknot basarak ve enflasyon yaratarak batis sürecini uzat-makta, sonra da “batisini, iflasini” degisik ambalajlarla süsleyerek halka sunmaktadir. Ekonomik reform paketi/Istikrar paketi/Konso-lidasyon/Yapisal düzenleme palavralariyla halk uyutulmaktadir.
Bu uzun anlatimin bir nedeni var: Kamu kesimi, Türkiye’deki
tasarruflari “hortumla emiyor”… Emdigi tasarruftan eger yatana yön-lendirse, Türk halkinin bunu “helal etmesi” gerekir… Eger alt yapi, üst yapi projeleri için, is ve as yaratmak için kamu kesimi borçlaniyor ise, bunu gerçeklestirenlerin “ellerini öpmek” gerekir. Bakiyoruz… 1990 yilindan bu yana kamu ne alt yapi yatarini yapiyor, ne üst yapi yatirimi… Buna karsilik ülkenin tasarruflarini hortumla emiyor. Özel sektörün yatirimi ve üretimi artirmak için kullanabilecegi para birakmiyor.
Bu yazinin altinda iki tablo veriyorum. Birinci tabloda, 1990 yilindan bu yana piyasaya her yil arz edilen menkul degerler (hisse senedi/tahvil/bono gibi kagitlar)
yoluyla sermaye piyasasindaki paranin ne kadarini kamu, ne kadarini özel sektör toplayabilmis onu görüyoruz. 1990 yilinda, sermaye piyasasindaki toplam fonlarin yüzde 38.8’ini özel sektör yüzde 61.2’sini kamu kesimi toplu-yormus. 1995 yilinin Temmuz ayi rakamina göre, 7 ayda piyasadaki 1.323 trilyon liralik tasarrufun yüzde 17.5’luk kismini menkul kiymet ihraç ederek özel sektör toplayabilmis. Tasarruflarin yüzde 82.5’ini kamu kesimi emmis…
Özel sektör kagit ihraç ederek topladigi paranin karsiliginda ya kâr payi dagitacak, ya faiz ödeyecek… Topladigi para ile mutlaka bir yatirim yapmasi, üretimi artirmasi sart… Halbuki kamu kesimi için öyle bir sey sözkonusu mu? Kamu kesimi sermaye piyasasina yeni kagit ihraç ederek topladigi bu paralari ne yapacak? Ya basbakana, bakanlara uçak, otomobil, lojman alacak… Ya memur maasi, isçi ücreti ödeyecek… Ya da eski borçlarin faiz ve taksit borçlarini karsilayacak…
Asagida ikinci bir tablo var… Bu da “Piyasada islem gören menkul kiymetlerin ne kadarinin özel sektör, ne kadarinin kamu kagidi oldugunu ve islem miktarlarini gösteriyor. 1990 yilinda piyasada 116 trilyon liralik islem olmus. Bunun yüzde 17.1’i özel sektör kagitlari… 1995 yilinin ilk 7 ayinda islem hacmi 8.132 trilyon lira. islem gören kagitlarin yüzde 18.8’i özel sektöre ait. Sayin okuyucularim iste ekonomideki durgunlugun, kalkinamamamizin sebebi bunlar… Kamu kesimi, piyasadaki parayi emiyor… Ryasayi kurutuyor. Özel sektörün yatirimi ve üretimi artirmasi için kullanacagi para birakmiyor. Aldigi paralarla kamu yatirim yapsa mesele yok… Ama aldigi paralan tüketiyor… Türkiye’nin ekonomisinin çikmazi burada.

Satilan menkul kiymetlerin ne kadari özel sektörün, ne kadari kamunun?

1995 1994 1993 1992 1991 1990 Temmuz
Özel sektör 17.5 17.6 29.8 33.3 43.6 38.8
Kamu 82.5 82.4 70.2 66.7 56.4 61.2
Toplam (%) 100.0 100.0 100.0 100.0 100.0 100.0
Toplam (trilyon) (1.323) (744) (375) (182) (79) (41)

(Stoklarin yüzde dagilimi)

Piyasada islem gören menkul kiymetlerin ne kadari özel sektörün, ne kadari kamunun?
1995 1994 1993 1992 1991 1990 Temmuz
Özel sektör 18.8 12.9 14.6 10.5 14.9 17.1
Kamu 81.2 87.1 85.4 89.5 85.1 82.9
Toplam (%) 100.0 100.0 100.0 100.0 100.0 100.0
Top.(trilyon) (8.132) (6.163) (2.030) (681) (327) (116)
(islem miktarinin yüzde dagilimi)

 

Sende yorum yap