Türkiye’de İlk Kez İşçiler Bir İşveren İçin Heykel Dikti

, , Sende yorum yap

Türkiye'de İlk Kez İşçiler Bir İşveren İçin Heykel Dikti

Sabancı’ya Teşekkür Anıtı

Türkiye'de bir şeyler oluyor… Oluyor da, biz içinde yaşadığımızdan bazen olup biteni göremiyoruz… Fark edemiyoruz.

Eskiden isçi denilince kimden söz edilirdi:

– Güçlü kuvvetli, yük taşımaktan sırtı kamburlaşmış, iş yapmaktan eli nasırlaşmış bir erkek…

– Ne üstte var, ne evde… Gecekonduda yer sofrasının etrafına dizilmiş, kuru ekmek, tarhana çorbası dışında midelerine bir şey girmeyen perişan çocuklar…

– Devamlı sömürüldüğünden patronuna düşman… Hayata küsmüş insanlar…

* * *

Cumartesi sabahı İzmit’te Sabancı Topluluğunun fabrikalarının bulunduğu ve Kentsa diye anılan sanayi şehrinin ana meydanında bir heykelin açılış törenine katıldım.

Bu heykeli, İzmit’teki Kentsa adındaki sanayi şehrindeki fabrikalarda çalışanlar, işverenleri Sabancı Ailesi’ne "teşekkürlerini anıtlaştırmak" için, parasını ceplerinden ödeyerek yaptırmışlar.

Heykel üzerinde Sabancı Topluluğunun Lastik Grubu’nun sorumlusu olduğu için Yönetim Kurulu Başkanı Sakıp Sabancı’nın da rölyefi var…

Haluk Tezoran'in yaptığı "teşekkür anıtı", göğe doğru yükselen iki el seklinde.

Farklı bir isçi tipi

Heykelin yapılmasını sağlayan komite adına konuşma yapmak üzere kürsüye bir isçinin çıkacağını ve kendi yazdığı bir konuşmayı okuyacağını anons ettiler.

Kürsüye uzun boylu, zayıf, gözlüklü, bilgisayar uzmanı tipli bir genç adam çıktı.

"…Ben Sabancı Topluluğuna isçi olarak 1978 yılında katıldığımda, bu arazi derenin taşarak göl ve bataklık haline getirdiği bir alandı. O zamandan buyana değişiklikleri isçi arkadaşlarımla birlikte gördük yaşadık. Bataklık yüz-bin ağacı olan bir orman ve yeşil alanlarıyla bir şehir oldu. Dünyanın en ileri teknolojisi ile kurulan fabrikalara Japonya’nın, ABD'nin, Belçika’nın dev sanayi kuruluşları ortak oldu.

Fabrikalar büyürken, çevre güzelleşirken,    çalışanların durumu da iyileşti. Evlerimiz genişledi. Büyüdü. Güzelleşti. Otomobil sahibi olduk. Çocuklarımızı güzel okullara yerleştirdik. Bilgi için yaşıyorlar.

Bilgisini, parasını, azmini bu fabrikaların kurulması bizim gibi 30 bin isçiye ekmek kapısı açılması için kullanan, isçisine, çalışanına yani bizlere güvenen bir işveren olarak Sabancı Ailesine nasıl teşekkür ederiz diye düşündük, isçi kardeşlerimle birlikte bu teşekkürü böyle bir anıt haline getirip çalıştığımız yeri süslemeye karar verdik…"

Bunları söyleyen kürsüdeki genç adama bakıyorum… Söylediklerini dinliyorum… "Allah Allah… Bu isçi olamaz… Herhalde isçi statüsünde bir tahsilli adamdır…" diyorum.

Zahir Yenişen isimli isçi

Tören bitti. Konuşmayı yapan isçiyi buldum, ismi Zahir Yenişen imiş. Yakından bakınca şüphem büsbütün arttı… Giyimi kuşamı benimkinden farksız… Elleri sanki kalem tutan eller… Nasir falan yok…

Fakat konuştukça, "gelişen ve değişen isçi tipinin, kafamızdaki isçi tipinden çok farklı duruma geldiğini' anladım…"

Zahir Yenişen, ilkokul mezunu, ilkokul mezunu olarak bundan 14 yıl önce 1978 yılında Lassa Lastik Fabrikası’na düz isçi olarak girmiş. Lastik üretim tesislerinde ise başlamış… On dört yıldır isçi statüsünde, aynı bölümde üretim yapıyor. Normal olarak her gün 8 saat mesaisi var. Bazı günler fazla mesai yapıyor… Çalışma teknolojisi işyerinin özelliği, kullanılan makineler nedeniyle birikiniz ellerinin nasir tutmasını, bile yutmuyor.

Eskiden Belediye'de çalışıyor. Karı koca, gelirleriyle bir kooperatiften müstakil ev sahibi olmuşlar, iki çocukları var. Şimdi çabaları çocuklarının iyi bir eğitim görmesi. Birçok lastik isçisi arkadaşı gibi otomobil sahibi de olmuş. Evinde her türlü medeni araç-gereç mevcut. Yaz aylanda karısı ve çocuklarıyla tatil yapabiliyor, işini seviyor. Geleceği hakkında bir kaygısı, endişesi yok…

* * *

Sayın okuyucularım… İşte sanayileşmenin nimeti bunlar… Türkiye ne kadar hızlı sanayileşir ise, sanayi kuruluşları ne kadar büyük ölçek ve ileri teknoloji ile kurulur, ne kadar dış pazara açık ve dünya kalitesinde ve fiyatında üretim imkânına sahip olur ise, bizim Zahir Yenişen tipli isçilerimizin sayısı da artar. Yoksa tarım işletmelerindeki, küçük sanayi kuruluşlarında imkânlarla, o işletmelerde çalışan isçilerimizin Zahir Yenişen benzeri Sartlara kavuşmaları düşünülemez. Zahir Yenişen ve arkadaşları durumun farkında… Kendilerine daha farklı bir yasam düzeyi sağlayacak ücreti hangi tip sanayi kuruluşlarının ödeyebileceğini görmüşler…

Bu tip sanayi kuruluşlarını ortaya çıkaran ve yaşatan müteşebbisin önemini anlamışlar.

Eğer işveren iyi niyetli olmaz, eğer işveren basan sağlayamaz ise, isçinin hayat düzeyinin yukarılara çıkamayacağını fark etmişler… Kendilerine imkân sağlayan işverenlerine teşekkür ediyorlar…

Türkiye'de bir şeyler oluyor… İnsanlarımız bilinçleniyor…   Bu bilinçlenme, gelişmeyi ve değişmeyi hızlandıracak…

Kentsa, Sabancı Topluluğunun 7 tesisinin bulunduğu İzmit’teki bir sanayi şehri. Köseköy'deki 2 'milyon metrekarelik bataklık bir alan Islah edilmiş. 100 bin ağaç dikilmiş, ağaç olmayan bölümler yeşillendirilmiş. Kentsa'daki Sabancı kuruluşları şunlar:

1. BRÎSA (Eski LASSA)

1974 yılından bu yana lastik üretiyor. 1988 yılında Japon Bridgestone firmaya ortak olunca kapasitesi iki katına çıkarılmış. Yılda 6.4 milyon lastik üretme imkânına sahip. 1.700 kişi çalışıyor.

2. KOKDSA

1976 yılından bu yana lastiğin ana girdisi olan endüstriyel kord bezini üretiyor. Yıllık 28 bin ton kapasitesi s ile Türkiye’deki lastik fabrikalarının tüm ihtiyacını karşılıyor, Dünya pazarlarına ihracat yapıyor. 1.100 kişi çalışıyor.

3. BEKSA

Lastiklerin içinde kullanılan çelik telleri üretiyor. 1987 yılında kurulmuş. Yılda 12 bin ton üretimi var. Üretimin yarısı ihraç ediliyor.

4. DUSA

Kord bezinin ana girdisi olan endüstriyel naylon iplik üretiyor. Amerika’nın ünlü DuPont firmasıyla yüzde 50,  yüzde 50 ortaklıkla kurulan ve ileri teknolojiye dayalı bu tesiste üretilen sanayi ipliklerinin yarısı da ihraç ediliyor. 320 kişi çalışıyor.

5.ARGESA

Türkiye'nin uygulamaya dönük ilk özel sektör araştırma ve geliştirme kurulusu olan Argesa'da 8 bin 500 metrekare kapalı alanda bilgisayar kontrollü

laboratuvarlarda yüzü aşkın uzman, lastik geliştirme teknolojisi üzerinde çalışıyor.

6. BÎMSA

Bilgi işlem hizmetleri vermek için 1975 yılında kurulan Brisa’ya geçtiğimiz günlerde ABD'nin ünlü IBM şirketi yüzde 50 pay ile ortak oldu.

Brisa’nın Kentsa ‘da 2.500 metrekare kapalı alana sahip merkezi bulunuyor.

7. Sosyal Tesisler

Kentsa ‘da çalışanların dinlenme ve spor ihtiyaçlarını karşılamak için düşünülen sosyal tesis, oteli, 265 kişilik Türk lokantası, 100 kişilik Japon lokantası ve iki yüzme havuzu ile Türkiye'de örneği az bulunur modern bir kuruluş.

 

Sende yorum yap