Türkiye’de Gizli Ekonomi Ne Kadar Büyük?

, , Sende yorum yap

Yeraltı ekonomisi gölge ekonomi paralel ekonomi seklinde de adlandırılan "Gizli Ekonomi"

"Kayda-Kuyuda girmeyen ekonomik olaylar bütününü kapsar.

Ekonomik faaliyetlerin bir bölümü yasa dışı olduğu için kayda kuyuda girmez. Bir bölümü mahiyeti icabı, kayıt-kuyut dışıdır.

Kaçakçılık, vurgunculuk, hırsızlık, tefecilik, faturasız mal alıp satmak, vergisiz veya vergiyi düşük göstererek gayrimenkul alıp satmak, kiralamak, sigortasız isçi çalıştırmak, naylon fatura düzenlemek, fuhuş… Bunlar hep "Gizli Ekonominin" kapsamındaki islerdir.

Kara para nedir?

Gizli ekonominin önemli bir göstergesi "kara para"dır… Sık sık duyarız… Falan ülkede kara para söyle aklamıyormuş… Filan ülkede kara para aklamıyormuş…

Gelişmiş ülkelerde, Batı dünyasında "Servet Beyanı" sistemi, "Vergi Düzeninin temelini teşkil eder… Vergisi ödenmemiş paralar servete katılamaz. Servetler durduğu yerde büyüyemez. Birisi bir otomobil bile alırken, harcadığı paranın vergisinin ödendiğini belgeleme sorumluluğu taşır…

Ista bu gibi ülkelerde, Gizli Ekonomi ‘de oluşan servet, "kara para" diye ifade edilir… Bu kara para", normal şekilde "ak paraya" (vergisi ödenmiş paraya vergisi ödenmiş temiz servete) eklenemez.

Açık anlatımıyla kara para sahiplerinin bu parayı harcamaları çok güç ve hatta imkânsızdır. Tek yol kara parayı "atlamaktır". Bu da çok zor ve pahalı bir iştir…

Hâlbuki Türkiye gibi, "Servet Beyanının” bulunmadığı, "Vergi kontrolünün çalışmadığı" ülkelerde kara para ile ak para arasında bir fark yoktur… Her para "aktır"… Kara parayı aklamak gerekmez… Çünkü kimse servetin kaynağını sormaz… Türkiye'de hayatında hiç vergi vermemiş bir kimsenin 1.5 milyar lira-

İlk otomobil satın alması, iflas etmiş bir tüccarın üç çocuğuna tanesi 7 milyardan üç villa safin alması olağandır…

Gizli ekonominin boyutu nedir?

Her ülkede iktisatçılar belli metotlarla gizli ekonominin boyutunu ölçerler. Almanya, ABD gibi bati ülkelerinde Milli Gelirin yaklaşık yüzde 10'unun (diyelim ki kabaca tüm ekonomik faaliyetlerin yüzde 10'unun) gizli ekonomi kapsamında kaldığı hesaplanmıştır.

Çukurova Üniversitesi iktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi öğretim üyelerinden Doçent Dr. Ahmet Fazıl

Özsoylu, Türkiye'de Gizli Ekonomi'nin boyutunu hesaplamak için çok ciddi bir çalışma yapmış.

Doç. Dr. Ahmet Fazıl Özsoylu, iktisat Diliminin gizli ekonomiyi ölçmede kullandığı metotları ayrı ayrı Türkiye'de uygulamış.

– Milli gelirin hâsıla ve harcama rakamları arasındaki farka göre 1990 yılında Türkiye'de, Gizli Ekonominin Milli Gelire oranını yüzde 7.5 olarak hesaplamış.

– işgücü ve istihdam rakamları arasındaki farka bakarak 1990 yılında gizli ekonomide çalışanların toplam işgücünün yüzde 8.9'u olduğunu belirlemiş.

– Dolaşımdaki para ile mevduat rakamları arasındaki ilişkiye bakarak, paranın yüzde 6.9 unun gizli ekonomiye kaydığını bulmuş.

– Para miktarı, paranın dolaşım hızı, genel fiyat endeksi, işlem hacmi gibi değişkenleri kullanarak gizli ekonominin 1990 yılında yüzde 11.7'ye ulaştığını tespit etmiş. * * *

Gizli ekonomi ülkede namus, ahlak kavramlarını yok eder, hâksiz rekabet doğurur, falan filan da… En önemlisi vergi kaybına neden olur. Ahmet Fazlı Özsoylu'nun çalışması gösteriyor ki, eğer Türkiye'de gizli ekonomi kesimi vergilenebilse, ek vergilere gerek kalmadan bütçe açığını kapamak mümkün olabilecek… Ancaaaaaaakkkk… Burada bir gerçeği vurgulamakta yarar var. Batının gelişmiş ülkeleri, gizli ekonomide oluşan parayı "kara para diye damgalayıp, piyasaya sokmayan ülkeler gizli ekonomi ile bahsedemez iken, Türkiye'de o ülkeler seviyesindeki gizli ekonomiyi kısa sürede ortadan kaldıramayız…

Sayın okuyucularım… Bir şeye daha dikkatinizi çekeyim… < Türkiye'de gizli ekonominin boyutu, gizli ekonomi ile yıllardır savaşan batinin sanayileşmiş ülkelerinin ölçüsünün üzerinde değil… Neden mi? Tek bir nedeni var… Türkiye'de "ak" ile "kara" birbirine karışmış durumda… Ak olan, tam olarak ak değil… Kara’nın "aklanma sorunu" diye bir sorun yok… Kara'dan kazan, AK’a geçir… AK’tan kazan, kara gibi "vergisiz kullan"… Vergi afları, kaçakçılık afları, o aflar, bu aflar ile izde Devlet Baba "Kara’yı Aklıyor". Eeeee…

Bu durumda bizim "Gizli Ekonominin de gizliliği mi kalır? Her şey göz önünde olup bitiyor… Fuhuş sektörü en büyük vergiyi veriyor. Kaçakçılar madalya alıyor. Hırsızlar köşeyi dönüyor. Her otel kumar oynatıyor… Ne denebilir ki? "Vatana millete hayırlı olsun!"

SARKUYSAN, çıkarılmış sermayesinin 18.900 milyon lira (yüzde 50) bedelli, 18.900 lira (yüzde 50) bedelsiz olarak 37.800 milyon liradan 75.600 milyon liraya yükseltilmesi ile ilgili rüçhan haklarını 17 Mayis-25 Haziran tarihleri arasında kullandıracak.

ÇIMSA, 1992 yılına ilişkin yüzde 85.5 oranındaki kar paylarım 17 Mayıs tarihinden itibaren Akbank tarafından ödenmeye başlanacak.

EGE Biracılık, 1992 yılına ait yüzde 100 oranındaki kar paylan 24.5.1993-16.7.1993 tarihleri arasında Dışbank tarafından dağıtılacak.

ÇANAKKALE Çimento Yönetim Kurulu, 27 Nisan tarihli toplantısında çıkarılmış sermayesinin 28.194.075.000 lira (yüzde 10) bedelli,169.164.450.000 lira (yüzde 60) bedelsiz olmak üzere 281.940.750.000 liradan 475.299.275.000 liraya yükseltilmesine karar verdi.

OTOSAN yüzde 114 oranındaki 1992 yılı kar paylarının 10.5.1993-10.6.1993 tarihleri arasında Koç-bank ‘in Menkul Değerler Merkezi ile Kadıköy, Eminönü, Ankara, İzmir ve Bursa şubelerinde, 11.6.1993 tarihinden itibaren de şirket merkezinden ödenecek.

 

Sende yorum yap