“Tazminat-ı harbiye”

, , Sende yorum yap

Rumeli’de, Kirim’da ve Kaf-kaslar’da iki yil süren savaslar (1853-1855) Osmanli Devleti’nin bütün maddi gücünü tüketmis.
Askeri masraflari karsilayamaz duruma gelen Osmanli Devleti ilk borçlanmayi bu dönemde gerçeklestirmis. Ki-nm Savasi denilen savas sonunda yenen taraf ile yenilen taraf 25 Subat 1856’da baris sartlarini konusmak için Paris’de biraraya gelmisler. Konferansta Osmanli Devleti’ni Sadrazam Ali Pasa, Paris Elçisi Mehmed Cemil Bey, Beylikçi Afif Bey, Divan Tercümani Nurettin Bey, Sirkatibi Celal Bey temsil etmis. Konferans, önemli bir konferans, Fransa, Avusturya, Prusya, Rusya, ingiltere de konferansa katiliyor.
Konferansa giderken Sadrazam Ali Pasa’yi uyarmislar: “-Küffar tazminat-i harbiye (harp tazminati) isteyecek. Halbuki Osmanli Hazinesi “tam takir-kuru bakir”… Üstelik borç almadan yasayamaz hale geldik… Aman dikkatli o-lunuz. Iki milyon altindan fazla tazminat-i harbiye vermeyiniz…”
Heyet Paris’e gitmis. Konferans baslamis. Bitmis. Anlasma metinleri hazirlanmis. Sira imza merasimine gelmis.
Sadrazam Ali Pasa, masaya yumrugunu vurmus: “Osmanli Devleti’nin ödeyecegi tazminat-i harbiye konusunda anlasmaya madde konuldu mu ki?”… “Küffarin temsilcileri” sasirmislar… “Sahi yavuuu… Biz bunu unutmustuk… Tabiii… Tabiii… Osmanli Devleti’nin tazminat-i harbiye’si nerede? “Bizim Ali Pasa durur mu? Hemen konuya atlamis: “Vallahi de billahi de biz tazminat-i harbiye olarak iki milyon altindan fazla vermeyiz…” Küffar gülmüs.
“Eeeee… Pek iyi… Yazalim o halde anlasmaya… Osmanli Devleti tazminat-i harbiye olarak iki milyon altin ödeyecektir…”
* * *
Sayin okuyucularim bu hikayeyi geçen hafta sonu Ihsan Dogramaci Hoca’dan dinledim… O bir baska nedenle bu hikayeyi anlatmisti ama… Bana sorarsaniz, Sadrazam Ali Pasa’nin yüzkirk yil önceki davranisi ile, Ankara’deki bazi etkili ve yetkili Büyük Türk Büyüklerinin, döviz krizine neden olan davranislari arasinda “hiç mi hiç” bir fark yok.
* * *
Millet dövizi unutmus… Bono faizi, banka faizi ile ugrasiyor. Paranin piyasaya tam dökülecegi haftanin basinda, Ankara’deki bazi etkili ve yetkili “Büyük Türk Büyükleri” (Sadrazam Ali Psaa gibi) konusmaya basladilar: “Onümüzdeki günlerde dolar fiyatlari tirmanisa geçebilir.” “Tabii… Tabii… Bit-tabii… Aslinda dolar fiyati Agustos ayi sonunda 35 bin lira olmalidir…” “Millet Dolar’i Mark’i unuttu… Iyisi mi biz fiyatlarini tirmandiralim… Sonra indiririz…” Ve de 48 saatte dolar fiyatinin insanlara nasil yüzde 15 oraninda para kazandirabilecegini, veya kaybettirebilecegini ispat ettiler. (Tebrikler!..)
* * *
Sayin Okuyucularim, sakin ola ki “Ne oldu canim… Bir kaç gün dolar fiyati 35 bine çikar gibi oldu, sonra 32.500 liraya geri döndü… Isi o kadar büyütmeye gerek yok…” diye düsünmeyiniz… Bu “hata”nin faturasi çok büyük. Bu faturayi bu ekonomi ödeyecek. Hepimiz ödeyecegiz.
Söyle veya böyle, Hükümet bir-seyler yapti. Büyük güçlüklerle halki Dolar’dan, Mark’dan Türk Lirasi’na döndürdü. Insanlar eskisi gibi hergün döviz büfeleri önünde olar ve Mark satin alip, satmaktan kurtulur hale geldi.
Bu durup dururken olmadi. Insanlar sunu gördüler: (1) Dolar ve Mark fiyatlari “sarhos bir sekilde” inip çikmayacak. Spekülatif amaçla Dolar ve Mark toplamaya, saklamaya imkan yok. Hükümet IMF’e verdigi söz ile elini kolunu bagladi. (2) Dolar ve Mark’a baglanan para eriyor. Halbuki bono, banka mevduati, borsa daha fazla gelir getiriyor. Ve de insanlar iste bunlari gördükleri içindir ki Dolar’dan Mark’dan uzaklastilar…
* * *
Fakat geçmiste yasanan inis çikislarin etkisinde insanlarin içindeki kusku yok olmadi… Insanlar bir yanda parasini bonoya, mevduata, borsaya baglarken öte yanda devamli bir kusku içinde yasiyor. “Acep, bir gün Dolar ve Mark fiyati birden patlar mi? Acep Dolar ve Mark’i bozdurup, tasarrufunu Türk Lirasina çevirenler zarar görür mü? Pisman olur mu?”
Geçen hafta basinda etkili ve yetkili Büyük Türk Büyükleri’nin “Devlet zoru ile çikardiklari döviz krizi”, patlattiklari “Dolar ve Mark fiyati” zaten kusku içinde yasayanlarin yüregine “ates düsürdü”. Ne yaparsaniz yapiniz, bir çok tasarruf sahibi bundan sonra “Iste gördünüz… Dolar ve Mark fiyati patttt diye nasil patliyor. Fiyatlar 48 saatte nasil yüzde
15 oraninda artabiliyor?..” diyerek yavas yavas tekrar Dolar ve Mark’a dönmeyi düsünecekler… Bugün yasadigimiz ekonomik sartlarda bu çok kötü birseydir. Ülke e-konomisinin “dengesizlikler üzerinde kurulmus zoraki dengesini” alt-üst eder… Allah Basbakan’a yardim etsin… Isi zor…

 

Sende yorum yap