Şimdi moda geliri değil harcamayı vergilemek

, , Sende yorum yap

Biz vergi reformu “yapalim mi, yapmayalim mi?” diye tartisaduralim, dünyada vergi konusunda çok seyler oluyor. Prof. Dr. Memduh Yasa hocamiz, bu isin uzmani olarak gelismeleri üç baslikta özetliyor:
1) Vasitasiz vergiden, vasitali vergiye geçiliyor.
2) Kademeli (müterakki) vergi oranlarindan, tek oranli vergiye dönüs var.
3) Vergi oranlan azaltiliyor. Sayin okuyucularima bunlarin
ne oldugunu, neden böyle oldugunu anlatacagim. Ama her seyden önce bir açiklama yapayim. Bütün bunlar “vergiden kaçan ve kaçinanlarin” bulunmadigi ülkelerde olan ve olabilecek gelismelerdir.
Bizim aklimizi karistiran ve degismez sandigimiz “veren enayi/vermeyen akilli” ortaminda bunlar tartisilamaz bile. Bizim “veren enayi/vermeyen akilli” ortaminda esas olan sudur: (1) Vergi dairesine yakalanmayacaksin. (2) Kaçamayacak durumda isen, kitabina uydurup vergi ödemekten “kaçinacaksin”… Kaçanlar ve kaçinanlar çogalinca bütün yük “vur abaliya” (kümese giren kazlarin) sirtina binmektedir. Sadece kümese giren kazlarin tüyü yolunmaktadir. Vergi geliri artirma konusu gündeme geldiginde “kaçanlar ve kaçinanlar” ile kimse ilgilenmemekte, sadece yakalananlara yeni yükler getirilmektedir.
Yakalananlar “vergi beyannamesi” verenler ile “bordro mah-kumlari”dir. Bunlarin en düsük vergisi gelirlerinin yüzde 25’i, en yüksegi yüzde 55’i oranindadir. Buna karsin toplanan “Gelir Vergisi”nin Milli Gelir’e orani yüzde 5.5, tüm vergilerin Milli Gelir’e oram 11.5 dolayindadir.
Vergi geliri artirilsin denildiginde vergiden kaçanlar ve kaçinanlar devamli unutulur ve de yük Gelir Vergisi ödeyenlere bindirilir ise ne olur? Siz ne olacagini söyle tahmin ediniz… Türkiye’de “kümese giren kazlar” genelde gelirlerinin yüzde 50’sini vergi olarak ödedikleri halde, ödedikleri verginin Milli Gelir’deki payi yüzde 5 dolayinda kaliyor… Demek ki, ne kadar çok ödemeyen var. Ödemeyenlere “helal” olsun… Ödeyenlere “yuh” olsun. Simdi Türkiye’nin bu özel durumunu unutalim. Herkesin vergisini ödedigi ve “kaçmanin, kaçinmanin” mümkün olmadigi akila gelmedigi ülkelerde neler oluyor, onlan görelim:
1) Vasitasiz vergiden vasitali vergiye geçiliyor. Açik anlatimiyla gelir degil, harcama vergilendiriliyor. Vasitasiz vergi insanlarin dogrudan ödedikleri vergidir. Gelir Vergisi gibi. Vasitali Vergi ise insanlarin harcama yaparken ödedikleri vergidir. Katma Deger Vergisi, Otomobil Alim Vergisi gibi.
Bugün “kapitalist sistemde” deniliyor ki, birakiniz insanlar daha çok gelir yaratmak için çaba göstersin. Eger geliri yükseldikçe vergi oranini artirirsaniz, örnegin yüksek gelirde yüzde 70, yüzde 80 vergi alirsaniz, insanlar “bos yere daha fazla kazanmaya ne gerek var, nasil olsa vergi olarak devlet elimden alacak” diyerek bir yerde dururlar. Bundan ekonomi zarar görür. Yatirim yapilmaz, üretim yapilmaz, istihdam yaratilmaz.
Kazanç ve gelir bir ekonomik basarinin sonucudur. Insanlar is yapsin, kazansin, fon yaratsin, bu parayi yatirima yönlendirsin… Hiç vergi ödemesin. Hatta tesvik edilsin.
Bu para bir yerde, dönecek dolasacak tüketime gidecek. Ev, arsa, mücevher alinacak. Iste o harcama sirasinda vergi alinsin. Lüks harcamalardan daha çok, zorunlu harcamalardan daha az vergi alinsin. Vergi ihtiyaci arttikça lüks har-camlarin vergisi yükseltilsin. Bu temel ilke. Simdi vergi düzenlemeleri buna göre yapiliyor.
2) Ama bu demek degil ki, “Gelir Vergisi” tamamen terk ediliyor, Gelir Vergisi’nden vazgeçiliyor. Hayir, Gelir Vergisi de uygulanmaya devam ediyor. Ama kademeli (müterakki) oranlar yok. Örnegin yüzde 25 vergi oranindan yüzde 55’e kadar tirmanma yok. Tüm gelirler için tek bir oran uygulaniyor. Bu uygulama çok kazanani “neden çok vergi ödüyorum” diye dertlenmekten kurtariyor. Az kazanani “ne kadar kazansam ayni vergiyi ödüyorum, gelirimi artirmaliyim” diye tesvik ediyor. Bati ülkelerinde düsük gelir grubundan düsük vergi alinmasi ve vergi mua-
fiyeti “tembelligin, basarisizligin, beceriksizligin ödüllendirilmesi” olarak görülmeye basladi. (Burada bir seye dikkat ediniz… Biz en düsük gelir grubundan yüzde 25 vergi aliyoruz. Bati ülkelerinde tartisilan en düsük gelir grubundakilerin tamaminin yüzde 10 vergi ödemesi…)
3) Vergi oranlari azaltiliyor. Artik ülkeler hizmet iyilestirmeyi, hizmet yayginlastirmayi vergi artisina baglamiyor. Tersine bunlari vergiyi azaltarak yapacak yollar ariyor.
Ben dünyada olan biteni nakletmeye çalisiyorum. Ama burasi Türkiye abicim… Bizim “özel ve güzel” durumumuz var. Bizde kaç kusak vergi reformu masali ile uyudu, büyüdü… Gelecek kusaklari “masalsiz” mi birakacagiz!..

 

Sende yorum yap