Sıcak Para” kısa dönemde iyilik uzun dönemde kötülük getirir

, , Sende yorum yap

Su günlerde Türkiye’ye “gürül gürül” sicak para akiyor… Bu sayede “gül gibi” geçinip gidiyoruz… Ah, bir de bu “gözü kör olasi” sicak paranin “çikis tehlikesi” olmasa… Con Ahmet’in “devr-i daim makinesi”ne kavusacagiz.
Hatirlatayim. Sicak para denilen sey ülkeler arasi “yüzen-gezen döviz”e verilen isim. Bu dövizin dini-imani-milliyeti-ülkesi yok… Hangi ülkede kisa sürede kazanç var ise dövizler o ülkenin sinirlarindan içeriye giriyor… Bu dövizler daha baska ülkede daha büyük kazanç gördüklerinde veya ülkede bir risk hissettiklerinde girdikleri gibi “hoooo-opppp” diye sinirdan disanya çikiyor. Gerçek anlamiyla “yüzer-gezer döviz”… Dünyada dövizin normal bir getirisi var. Dolarin yillik faizi yüzde 6 dolayinda. Markin yillik faizi yüzde 4.5 dolayinda. Saglam yatirimcilar paralarini bu getiri ile bankaya veya kagida bagliyorlar. Daha yüksek kazanç ugruna riski göze alanlar ise, dövizlerini ülkeler arasinda geziye çikariyorlar… Hangi ülke daha fazla getiri sagliyor ise dövizler o ülkeye gidiyor… Dövizin gittigi ülkede risk ihtimali artinca veya getiri miktari düsünce, döviz bir baska ülkeye kayiyor… Iste bu tip paralara da “Sicak Para” deniliyor.
Genelde sanilir ki, Türkiye’ye giren çikan “Sicak Para” macera sever, riski göze alan kazanç pesindeki yabancilarin paralaridir… O da var ama, “Sicak Para”nin büyük bölümü Türklere aittir.
Almanya’daki isçilerimizin, yabanci bankalardaki tasarruflarini unutunuz. Türk bankalarindaki Döviz Mevduat hesaplarindaki dövizi dikkate almayiniz. Bakiniz Türkiye’de “yüzen gezen” üç çesit Sicak Para’nin kaynagi ve miktari ne?
(1) Türkiye’de yasayan Türk vatandaslarinin yurt disinda muhafaza ettikleri dövizler. Bunlarin 30 milyar ile 35 milyar dolar olabilecegi tahmin ediliyor.
(2) Türkiye’de yasayan Türk vatandaslarinin yurt içinde degisik biçimlerde, degisik yerlerde sakladik-
lari nakit yabanci para. Bunun toplaminin da 3 milyar dolar ile 4 milyar dolar olabilecegi tahmin ediliyor.
(3) Nihayet gerçek Sicak Para… Yabancilarin, Türkiye’de gezdirdik-leri-yüzdürdükleri döviz. Bunun hacmi 3 milyar dolar ile 5 milyar dolar arasinda tahmin ediliyor.
Hazine bonolarinin net faizi ile, döviz fiyatlarinin artisi arasindaki fark (ki buna döviz-faiz makasi diyorlar) nedeniyle bugünlerde dövizini Türk Lirasi’na çevirip faize yatiran ve de bir yil sonra Türk Lira-si’ndan tekrar dövize geçen yatirim-ci yüzde 30 dolayinda net getiri saglayabilecegini umuyor. Bu net getiri, dolar ve mark için dünya piyasalarinda, bankalarda ödenen net yillik faiz olan yüzde 4.5’un veya yüzde 6’nin çok üzerinde… Iste bunu gören;
– Maceraci yabanci yatirimlar, Türkiye’ye döviz getirip Türk Lira-si’na çevirip, faize yatiriyorlar,
– Türkiye’de yasayan fakat dövizlerini disarida saklayan Türk vatandaslari disaridan Türkiye’ye döviz getirip, Türk Lirasi’na çeviriyorlar,
– Nihayet, tasarruflarini Türk Lirasi’na baglayip yastik altinda, ceplerinde tasiyan Türk vatandaslari, tekrar Türk Lirasi’na dönüyorlar. Iste bu üç kaynaktan Türk piyasasina çikan para “Sicak Para” olarak, kisa vadede döviz sorununu çözüyor. Döviz fiyatlarinin artmasini önlüyor. Merkez Bankasi piyasadan devamli döviz satin aldigi için Dolar ve Mark fiyati bugünkü seviyede kaliyor. Açik anlatimiyla Merkez Bankasi
müdahale etmese fiyatlar daha da düsecek. (Halbuki kamuoyunda yanlis bir kanaat var: Merkez Bankasi’nin döviz fiyatinin artisini sinirladigi saniliyor.)
Sicak Para yüzünden ekonominin kisa vadeli döviz sorunu ortadan kalkiyor. Merkez Bankasi’nin rezervleri artiyor. Cari islemler Dengesi açik vermiyor.
Diyeceksiniz ki: “Aman ne güzel… O zaman dokunmayalim Sicak Pa-ra’ya hep gelsin. Bizim dertler de bitsin…” Ne yazik ki, bu olamiyor. Çünkü Sicak Para ekonominin dengelerini bozuyor. Reel ekonomide kaynak tahsisini çarpitiyor:
– Ithalat ucuzlayip artiyor.
– Ihracat cazibesini kaybedip düsüyor.
– Ekonomi yüzde 4.5 veya yüzde 6.0 faiz ile döviz bulabilecek yerde, yüzde 30 dolayinda yillik maliyet ile dis kredi kullanir hale geliyor. Bu yüksek fatura iç borçlanmadaki artis ile karsilaniyor. Enflasyon kontrol-dan çikiyor.
Ve bir süre sonra iyilik rüzgarlari diniyor. Cari islemler açik vermeye baslayinca, “tehlike çanlarinin çalmaya basladigini gören” “Sicak Para”, “piiiirrrrrrrr” diye kanatlaniyor. Sihir bozuluyor. Türk Lirasi’ndan dövize dönüs hizlaniyor. Döviz ise yurt disina kaçiyor yahut yastik altina giriyor.
Sicak Para madem ki, kisa dönemde iyilik, uzun dönemde kötülük getiriyor, o halde Sicak Para’yi “yasak edelim”… Olmaz… Edemezsiniz… Sicak Para diye birsey yok ki…
Sicak parayi “ekonominin çarpikliklari yaratiyor.” Ekonominin çarpikliklari “masum paralan” isitip, isitip piyasaya sürüyor. “Sicak Para” ortaya çikiyor.
Ne zaman ki ülkede enflasyon önlenir, ne zaman ki, faiz-kur makasi kapanir, iste o zaman “Sicak Para” sorunu kendiliginden ortadan kalkar. Sicak Para, Türkiye gibi, Meksika gibi, Brezilya gibi ülkelerin sorunu…

 

Sende yorum yap