Seçim ekonomisi eskiden “yatırım” idi, şimdi “dağıtım”

, , Sende yorum yap

Seçim ekonomisi dönemi basliyor. Nedir bu “seçim ekonomisi dönemi?” Ne olur bu dönemde?
Sayin okuyucularim, eskiden seçim ekonomisi döneminde baska seyler olurdu, bugün baska seyler oluyor. Olacak.
Eskiden seçim öncesi iktidarda olan partiler, hükümetler “oy toplama” kaygisi ile “yatirim”a yüklenirdi. Köy yollan yapilir, mevcut yollar asfaltlanir, elektrik direkleri yol kenarlarina yigilir, bazi yerlere direkler dikilip teller çekilir çesmeler yapilir, okul temelleri atilirdi…
Sonra seçmenler bu alt yapi yatirimlari ile tatmin olmamaya basladi.
“Fabrika istekleri” ortaya çikti. Seçim öncesi dönemde partiler, hükümetler belli yörelerde fabrika temelleri attilar. Temel atamadiklari durumlarda projeler hazirladilar.
Hatirlayiniz geçmiste bu seçim öncesi dönemleri için farkli bir anlatim kullanilirdi: “Seçim yatirimla-ri dönemi” denilirdi.
Tenkit edilen sey, kamu kaynaklarinin yanlis kullanimi, gereksiz yatarimlar yapilmasi, kamu yatirim-larinin politik amaçla kullanimi, yatirimlarin yer seçiminde veya önceliginde politik tercihlerin agir basmasiydi.
Simdi ise durum farkli. “Seçim yatirimi” yapmak için Hazine’de para yok.
Birakiniz seçim yatiranini, uzun süredir kamu yatarim sayfasini kapatmis durumda.
Yatirim ile halki memnun etme sansini kaybeden iktidar partileri, hükümetler “seçim ekonomisi dönemlerinde” dagitim mekanizmasini isletmekten baska yapacak sey bulamiyor.
Dagitim mekanizmasini, hakki ile isletebilmek için elde, kasada, Hazine’de, Bütçe’de dagitilacak bir seylerin olmasi gerekir. Halbuki kasa, hazine, bütçe denilen kaynaklar “tam takir-kuru bakir.”
O zaman “seçim ekonomisi döneminde” iktidar partileri, hükümetler ne dagitabilir ki? Önemli olan niyettir. Niyet var ise, “olmayan sey dagitilir-gele-cek dagitilir.”
Olmayan sey mademki paradir, gerçek para yok ise yalanci para dagitilir. Karsiliginda üretim olmayan banknot bastirilir, dagitilir. Insanlar ellerine para geçtigini sanir. Halbuki ellerine geçen “görüntüdür”. Enflasyon karsiliksiz banknotlarin degerlerini nasil olsa sifirlar.
Olmayan sey madem ki paradir, dagitilcak para yok ise, baskalarinin cebinden para alinir, baskalarina aktarilir. Buna gelir ve servet transferi denilir. Bu kamu eliyle yapilmis bir çesit “hirsizliktir”. Üretenin, parayi hak edenin cebinden alinan para, hakki olmayana, üretmeyene, hakkini asan oranda “hortumla akitilir”. Faiz, rant, ücret ve maas ar-tisi, tarim ürünleri destekleme fiyatlari artisi KIT’lere personel alma, KIT ürünleri zammini erteleme, ucuz kredileme bu sistemde basvurulan dagitim mekanizmalaridir.
Olmayan parayi dagitmanin bir baska yolu da “ülkenin gelecegini dagitmaktir”. Çünkü, seçim döneminde imzalanan dagitim anlasmalarinin bir bölümü ülkenin gelecek yillarindaki “ipotek altina alarak” yapilabilir. Gelecek yillarin bütçe gelirleri bugünden dagitilabilir.
Gerçekçi olalim. Hükümeti kimler kurar ise kursun, ilk yapilacak is, isçi ücretlerine zammi belirlemek olacaktir. Isçi zammi ne kadar olur ise olsun, bugünün bütçesinde, bugünün hazinesinde bunu ödeyecek para olmadigina göre, artislar, ancak ve ancak banknot basilarak, veya daha fazla iç borçlanma ile karsilanabilecektir.
Banknot artisi dogrudan enflasyondur. Iç borçlanma artisi, kisa sürede faizlerdeki tirmanma ve orta dönemde faiz yükündeki büyüme sonucu ek enflasyondur.
Gerçekçi olalim, hükümeti kim kurarsa kursun, isçi ücretlerini artirirken, memur ve emekli maaslarini bugünkü çizgide birakamaz. Hazirliklar basladi, sözler verildi bile…
Bu taahhütler, 1996 yili ve gelecek yillar bütçelerinden ödenecektir. Gelecek yillara “sarkan” dagitimlardir.
Gerçekçi olalim. Hükümeti kim kurar ise kursun, KIT ürünlerinin geciken fiyat ayarlamalarina cesaret edemez.
Önümüzdeki dönemde yapilacak zamlari seçim sonuna erteler. KIT’lerin verimliligini artirmada ve özellestirmede “cesur-radikal” tedbirler alamaz. Bütün bunlarin sonucunda KIT açiklan, kamu finansman açigini büyütür. Kamu borçlanma geregini artirir. Enflasyonu körükler. Ekonomide istikran bozar.
Bunlar belli basli, önemli dagitim mekanizmala-ri. Seçim ekonomisi döneminde iktidardaki partiler, hükümetler “niyet etsin.” Niyet edene “dagitilacak sey tükenmez!.” Neler dagitilabilir neler? Ama sonunda bu dagitilanlarin faturasini mutlaka ve mutlaka halkimiz öder. Hem de esit olmayan, ve de adil olmayan biçimde.

 

Sende yorum yap