Sanayide 15 yıldır yapı değişikliği durdu

, , Sende yorum yap

Türk sanayii, dünyadaki degisime ve gelisime uyan bir dinamizm içinde idi. Uyum demek “yapisal degisim” demektir. 1950’lerden 1980’lere kadar Türkiye’de imalat sanayiinde çok önemli ve hizli yapisal degisim gerçeklesti. Fakat 1980 yilindan bu yana yapi degismiyor.
1970’lerde Türkiye’de imalat sanayinin yapisi Japonya ve Güney Kore gibi ülkele-rinkine benziyordu. Türkiye onlarla 1970’li yillarin sonuna kadar ayni yapisal degisimi gerçeklestirdi. Fakat 1980’lerde yarisi birakti. Ve de ara açildi. Bu anlattiklarim genel kabul görmüs bilgilere ters düsecek.
Hemen bir açiklama yapayim. 1980’li yillardan sonraki ihracat patlatmasini, döviz serbestisini, serbest piyasa ekonomisine geçisi sakin “imalat sanayinin yapisi” konusu ile karistirmayiniz. Eski bir yapida da iyilestirmeler ile serbest piyasa ekonomisi uygulanabilir, döviz islemleri serbest birakilabilir, ihracat artabilir. Amaaaa “atlama ya-pilamaz-hoplama yapilamaz”, dünya pazarliginda yansa girilemez, ülke zenginlesemez. Yarisi sürdürebilmek, zengilesebil-mek, çagdas yapi çizgisinin altinda kalmamak için teknolojiye, talebe uygun degisime baglidir.
Türkiye ise “degisim isinde” frene basmis. Oldugu yerde duruyor. Bu önemli konuyu Sayin Okuyucularima, basitiestire-rek anlatayim. Sayin Okuyucularim, bir zamanlar en önemli is tarim ürünü yetistirmekti. Sonra bu ürünleri kutulayan, ambalajlayan gida sanayii önem kazandi. Günümüzde bütün dünya gida sanayii, iki üç dev uluslararasi kurulusun elinde. Bir zamanlar bir ülkenin sadece pamuk yetistirip, satarak yasamasi mümkündü.
Derken, pamuk ipligi yapan ülkeler “sa-nayilestiklerini” sandilar. Onu tekstil sanayii, onu da giyim sanayii izledi. Bugün Türkiye, Japonya, Kore, Hong Kong gibi bu sanayiinin öncüsü ülkeler simdi baska seyler yapiyor. Bir zamanlar Avrupa’da ülkeler demir-çelik-kömür için birbirini yiyor, harp ediyordu. Bugün bu isler “hamalliye” sayi-liyor.
Bugün imalat sanayii denilen sey, kimya sanayii, elektronik sanayii, otomotiv sanayii, uçak sanayii, bilgi iletisim sanayii..
Bir ülkede sanayiin gelismeleri izleyip izleyemedigi, yapisal degisim içinde olup olmadigi acaba nasil anlasilir? Bunun göstergesi her ülkede “imalat Sanayiinde Yaratilan Katma Degerin, Üretim Dallarina Göre Dagilimi”dir.
Bu dagilimda da iki gruplama yapilir. Sanayilesmenin ilk adimi (gida, tekstil, giyim, deri) sektörleridir. Günümüzde çagdas sanayilesme ise (kimya, metal, makine, oto-
motiv, elektronik) dallarinda yogunlasmistir.
1950’li yillarda Türkiye’de (gida-tekstil) sanayiinin toplam imalat sanayii katma degerindeki payi yüzde 75, (kimya makine) sanayiinin payi yüzde 17 idi. 1980’lere gelindiginde (gida-tekstil) sanayiinin payi yüzde 25’e inerken (kimya-makine) sanayiinin yüzde 52’ye çikti. Bu demek degildir ki (gida-tekstil) sanayii küçüktü, geriledi ve böyle oldu. Hayir, (gida-tekstil) sanayii büyüdü ama bu arada (kimya-makine) sanayii daha hizli büyüdügü için yapi degisti.
Türkiye’de 1950’den sonraki yapisal degisimin tablosunu sizlere daha açik biçimde vereyim: Kimya-makine sanayiinin toplam imalat sanayii katma degerindeki payi 1950 yilinda yüzde 17, 1960 yilinda yüzde 22, 1970 yilinda yüzde 41, 1977 yilinda yüzde 51…
Görüyorsunuz, hizli bir yapisal degisim gerçeklesiyor. Derken degisim duruyor. 1980 yilinda (kimya-makine) sanayiinin payi yüzde 52, 1985 yilinda yüzde 53, 1989 yilinda yüzde 57 ve nihayet 1991 yilinda yüzde 55. Demek ki Türk sanayii çag-das sanayi üretimdeki degisimin gerisinde kalmis. Çagdas sanayii yapi ile Türk sanayiinin yapisi arasindaki fark büyümüs.
Bunu nereden çikariyoruz? 1970’li yillarda Türkiye ile ayni sanayii yapisina sahip ülkelerin bugünkü durumuna bakiyoruz: Kimya-makine-elekronik-bilgi iletisim sanayilerinin toplam imalat sanayii içindeki payi Japonya’da yüzde 62, Kore’de yüzde 81, Singapur’da yüzde 82 olmus. Biz yüzde 55’lerde demir atmisiz. O ülkelerde gida-tekstil gibi klasik ve çag disi kalmakta olan sanayi kollarinin toplam imalat sanayii içindeki paylari düsmüs. Bizde hala yüzde 34 dolayinda.
Sayin Okuyucularim, bu yazidaki rakamlari, bilgileri iktisatçi Dr. Erdogan Özötün’ün, Istanbul Sanayii Odasi Dergisi’nde yayinlanan “Gelir ve istihdam Dagilimindaki Yapisal Degisim” baslikli arastirmasindan aldim.
Dr. Erdogan Özötün, Milli Gelir, üretim, istihdam konularinda Türkiye’deki degisimi en iyi izleyen bir bilim adamidir. Çalismasi için kendisini kutluyorum.
Ama is burada bitmiyor. Is geliyor-gidiyor ve “Sanayilesme Stratejisi”nde dügümleniyor. Türkiye’nin “Sanayilesme Stratejisi” yok. Ben, gida, tekstil, giyim sanayiini küçümsemiyorum. Degerini biliyorum. Ama ortada bir gerçek var. Biz bu sanayiler ile gelisemeyiz. Gelismenin hizlanmasi için sanayiide yapisal degisime ihtiyacimiz var. Bu da “yeni ve ciddi bir sanayilesme stratejisinin” geregini ortaya koyuyor.
>

 

Sende yorum yap