Rus krizine “pozisyon”

, , Sende yorum yap

Futbol oynayanlar kalelerine gol girmesin diye kalenin önünde kendilerine bir yer belirler. Kendilerine göre bir oyun kurar. Boks yapanlar, ringde suratlarina yumruk yememek için ayak oyununa basvurur, rakip oyuncunun karsisinda devamli yer degistirir. Buna “pozisyon” almak denir.
Uluslararasi politik ve ekonomik gelismeler karsisinda ülkeler de olan biteni iyi izleyerek, müdafaa veya hücum politikalarina uygun biçimde “pozisyon” almak zorundadir.
Çünkü günümüzde, küresellesme nedeniyle, ülkeler ekonomik ve politik “bagimsizliktan” (in-dependent) ekonomik ve politik “karsilikli-bagimliliga” (inter-dependent) geçti. Ülkelerin “karsilikli-bagimlilik” düzeninde bir ülkedeki olumlu veya olumsuz gelisme, diger ülkeleri de az veya çok fakat “mutlaka” etkiliyor.
Rusya’daki krizin Türkiye’yi etkilemeyecegine iliskin “sorumsuz veya bilgisiz açiklamalar, Karadenizli’nin mezar tasindaki mesajini hatirlatiyor: “… Birseyin yok, sen iyisin, sana bir sey olmaz diyordunuz… Ha… Öyle ise bana ne oldu?” Karadenizli’nin durumuna düsmememiz için Rusya krizine karsi “mutlaka ve mutlaka” pozisyon almamiz gerekir.
Pozisyon almak, olani biteni yakindan ve saglikli biçimde degerlendirerek ülke politikasini belirlemekle olur.
Bugüne kadar Türkiye pozisyon almak için bir sey yapmadi.
Basina yansiyan haberlere göre Sali günü ögle yemeginde Basbakanlik Konutu’nda bi-raraya gelen Maliye Bakani, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakani ve Merkez Bankasi Baskani, Basbakan’a Rusya’daki krizin boyutlari ve gelmis oldugu asama ile Türkiye’ye yansimalari hakkinda bilgi verdi.
– Merkez Bankasi’nin piyasanin Türk Lirasi ve döviz ihtiyacini karsilayarak piyasayi sakinlestirdigi,
– Hazine’nin Sali günü yazilan bono ihalesinde vadeyi l yildan 3 aya inirerek iç borçlanmadaki tikaniklik ihtimalini ortadan kaldirdigi,
– Borsanin da sakinlestigi dip noktadan sonra zaman içinde bir çikis beklendigi,
“Vel hasil-i kelâm”, “gerekenin yapildigi” açiklandi.
Sabah Ekonomi’de yer alan habere göre ise “Rusya’daki gelismelerin aninda takip edilmesi görevi Hazine Müstesari ile Merkez Bankasi Baskani’na verildiginden Müstesar ve
Baskan “bir seri telefon görüsmesi yaparak” gelismeleri aninda takip ediyor ve degerlendirme bilgilerini ekonomiden sorumlu devlet bakanlari ile Maliye Bakani’na iletiyor.”
Ve de iste böyle bir tabloda, Laleli esnafi Türkiye’de devalüasyon istiyor. Laleli esnafinin bu istegini ciddiye alan gazeteler “Türkiye’de de devalüasyon yapilacak” diyerek manset atiyor. Rusya’da is yapan müteahhitler “Rusya krizi bizi etkilemez” diye beyanat veriyor. Hazine Müstesarligi’nin ismi kullanilarak “Rusya Krizi Türkiye’yi etkilemeyecek” seklinde açiklamalar yapiliyor.
Asya Krizi, Rusya Krizi… Bunlar önemli gelismeler. Krizden etkilenen ülkelerle Türkiye’nin dogrudan veya dolayli iliskileri var. Türkiye pazarinda, o ülkelerin pazarinda veya dünya pazarinda mal veya para alim satimi yapiyorlar. Karsilikli-bagimlilik içinde bir yasam devam ediyor. Her kriz iliskilerde olusmus dengeyi / kurulu dengeyi bozuyor. Kriz sonucu yeni dengeler kuruluyor. Iste bu bozulan ve yeniden kurulan denge döneminde “iyi pozisyon” alan ülkeler krizden kazançli çikiyor. “Pozisyon” almayi unutan veya beceremeyenler, eski imkânlarini da yitiriyor.
Türkiye gibi bir ülkenin dünya üzerinde patlak veren ve verecek krizlerinde alacagi “pozisyon” çok önemli.
Türkiye’nin “pozisyon” almasi, gelismelerin siyasi, ekonomik boyutlarinin birlikte degerlendirilmesine sürekli bir teknik grubun “sekretarya” çalismasina bagli.
Basbakanlik Konutu’ndaki bir ögle yemegi ile, Hazine Müstesari ve Merkez Bankasi Baskani’nin telefonla bilgi alip vermesiyle Türkiye “pozisyon” alamaz.
Disisleri Bakanligi, Hazine Müstesarligi, Merkez Bankasi, Devlet Planlama Teskilati bu gibi önemli konularda isbirligi yapmak zorundadir. Bu kurumlardaki teknik kadrolar, bu kurumlara ulasan bilgileri degerlendirerek, Hükü-met’in pozisyon almasini saglayacak alternatif politika önerilerini gelistirecek güçtedir.
Rusya krize girdi. Yakinda çikacak. Kriz döneminde de, krizden çikarken de, kriz sonunda da Türkiye iyi pozisyon almalidir. Türkiye iyi pozison almali ki, Avrupa Birligi’nden sonraki veya Avrupa Birligi ölçüsündeki bu büyük pazarda yerini güçlendirsin, büyütsün yoksa kriz biter, Rus pazari da elden gider.
DÜZELTME:
Ziya Pasa’nin ün/ü beyti önceki günkü yazimizda yanlis yayinlanmistir. Beytin dogrusu sudur: “Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir, Tekdir ile uslanmayanin hakki kötektir.”

 

Sende yorum yap