Repo “yapanlar” değil “yaptıranlar” vatan haini

, , Sende yorum yap

Repo yapanlar vatan haini” basligi ilgimi çekti. Ali Akgül’ün Konya’dan verdigi haberin tamamini okudum. Kombassan Holding Yönetim Kurulu Baskani Hasim Bayram, “…parasini fabrikalara yatirarak hem ekonomiye hem de istihdama katkida bulunmayanlar, repocu-lukla trilyonlar kazaniyor. Bu kisiler cüzdanlarini sisirirken ülkeye ihanet ediyor…” demis. (Hürriyet, 20 Nisan 1997, sayfa 8, sütun 1) Demek ki “repoyu yapanlar vatan haini” Hasim Bayram’in ifadesi degil, ama buna benzer birseyler söyledigi için baslikta bu kullanilmis. Hasim Bayram’in basligin altinda yer alan açiklamalarinin belli bölümlerine katiliyorum. Dogrudur.
Katildigim bölümler sunlar: “Tasarruflarin yatirima gitmesi esastir. Üretim ve istihdam böyle artar. Ülke ancak böyle kalkinir. Ama bu ülkede öyle çarpik bir düzen ortaya çikti ki yatirima, üretime katilmayanlar repoculuk denilen bir kaynaktan cüzdanlarini sisi-riyorlar. Bu durumda yatirima üretime yönelenler “enayi” durumuna düsüyor…”
Hasim Bayram’in ifadesinin katilmadigim bölümü ise “Repoculuk yapanlarin ülkeye ihanet etmeleri.”
Bana göre repoculuk yapanlar degil, Türk insanini repoya yöneltenler, repoculuk yaptiranlar vatan hainidir.
Devlet çarki repo ile dönebilir hale geldi
Repo nedir?
Repoyu kim yaptiriyor? Repo’-dan gelen parayi kim aliyor? Re-poculara yüksek faizi kim ödüyor?
Hükümetin memur maasi ödeyecek parasi bile yok. Para bulmak zorunda. Bono satiyor. Bonolari satabilmek için yüksek faiz ödüyor. Bu bonolari bankalar satin aliyor. Diyelim ki bankalar 3 ay vadeli net yüzde 110 faizli bono aliyor. Sonra ayni banka bu bonoya karsilik göstererek, “repo” adi altinda vadesiz veya kisa vadeli para topluyor.
Bonodan alacagi yüzde 110 faize güvenerek, repoculara yüzde 80
veya yüzde 90 faiz ödüyor. Aradaki fark da bankanin kâri oluyor.
Hükümet yüzde 110 net faiz ödemeli bono çikarmasa, satmasa hiçbir banka yüksek faiz ile “repo” islemi yapamaz. Repocuya ödedigi o yüksek faizi hiçbir yerden çikaramaz.
Hani eskiden Türk filmlerinde “genç kizlari fuhusa tesvik eden kötü adam tipleri” vardi. Fuhusa tesvik isi zamanla “müesseselesti.” Olagan hale geldi. Hani eskiden “tefeci”ler vardi. Hani “Banker Kastelli” yüzde 27 faiz ödeyemez diyerek hükümet dükkanini kapatmisti…
Simdi. Tefeciligi hükümet yapiyor. Yüzde 127 faizle parayi hükümet topluyor. Hükümet tefecilik sistemini “mesru” hale getirdi. Hükümet tasarruf sahibini “fuhusa tesvik ediyor.” Hükümet her gün bir ihale açip çigirtkanlik yapiyor “Ey ahali… Ey vatandas… Ey yurttas… Paran varsa sakin yatirim yapma, üretim yapma, yeni isyeri açma. Bunlari yapan ‘enayi’dir. Ugrasir didisir, risk alir, basi belaya girer. Üç kurus para kazanir. Ve hele namuslu ise hapi yutar. Vergisi, denetçisi, sosyal sigorta ödemesi… Halbuki gel… Gel… Buraya gel… Repoya gel… Vergisiz, zahmetsiz, bir günlük, bes günlük, kaç günlük istersen iste… Parani bankaya yatir. Bankalar Hazine Bonosu alsin… Paraciklar Hazine’ye aksin…”
Sayin Okuyucularim, gerçekçi olalim. Tasarruf sahiplerinin tasarruflarini kanunlarla çizilen sinirlar içinde en fazla “getirisi” olan ve en “güvenli” alanlara yöneltmesinden dogal bir sey olamaz.
Yatirim üretim denilen seyler kâr ile zararin ortak oldugu, riskli, zahmetli, uzun sürede netice veren ve getirisi belirsiz faaliyet konularidir.
Hükümet ülkede yatirima ve üretime gidecek paralari yüksek faizle son kurusuna kadar toplamaya çalisiyor ise siz kimi suçlayacaksiniz?
Burada vatana ihanet edenler, kanunlar çerçevesinde ve hükümetin islettigi sistem içinde parasini repoya yatiranlar degil, bu repo sistemini bu sekilde isletenlerdir.

 

Sende yorum yap