Q. Elizabeth II ve United States

, , Sende yorum yap

Geçen gün Istanbul’a dünyanin en büyük gemisi Queen Elizabeth II (Kraliçe Elizabeth II) transatlantigi ile 2.800 zengin turist geldi. Bir gün içinde geminin ugradigi her limanda turistlerin ortalama harcamasi 35 dolar olarak hesaplanmis. Buradan Istanbul’a büyük bir para girmiyor. Ama, yolcularin dörtte biri bu asgari harcamaya ek olarak ortalama bin dolarlik hali veya mücevher alirmis. Geminin bin personelinden yarisinin da sehire inip harcama yaptigi varsayilirmis. Rakamlari çarpiyoruz, topluyoruz…
Bir milyon dolar gibi bir rakam çikiyor. !
Gemi Istanbul’a gelmeden önce de Kusadasi’na ugradi… Eh.. Kisa ziyaretin kari 2 milyon dolar kadar bir alisveris… Allah bin bereket versin.
Simdi gelelim isin hikaye kismina… Q.Elizabeth II gemisini “Cunard” isimli sirket isletiyor. “Cunard”, ingiltere’deki ünlü “Trafalgar House” isimli otel grubunun denizcilik kolu.
“Cunard” isletmesinin 8 yolcu gemisi var. Q.Elizabeth bunlarin en büyügü. Ve de su anda (onarim bekleyen United States gemisinden sonra) dünyanin en büyük transatlantigi. “Cunard” isletmesinin 8 gemisinden 6’si, yaz aylarinda devamli olarak istanbul’a ve Kusadasi’na ugruyor. Turist getiriyor.
Q.Elizabeth yilin 6 ayi Lon-dra-New York arasinda gidip geliyor. 3 ay New York-Baha-ma Adalari, Caraibler arasinda turistik sefer yapiyor.
Yilin 3 ayi da dünyayi dolasiyor. Iste geçen gün Istanbul’a bu 3 aylik dünya turu nedeniyle ugradi.
Cunard gemi isletmesinin yöneticileri tarihi ve dogal güzellikleri nedeniyle Türkiye’ye özellikle Ege sahilleri ve istanbul’a daha çok turist getirebileceklerini ancak beklenmedik olaylarin cesaretlerini kirdigini anlatiyor.
Gemi programlarini yaparken fax ile su fiyatini soruyorlarmis. Tonunun 11 dolar oldugunu ögreniyorlarmis. Gemi gelip su almaya basladiginda, bizimkiler, “Tonu 35 dolara çikti. Ister al, ister alma…” diyorlarmis.
Bir yil önceden hazirlanan program ile yolculari gemiye bindirip geldiklerinde geçen yil “Ege’de donanmanin tatbikati var. Ege trafige kapali” diyerek limana sokmamislar…
Bu tip seyahatlerde gemi isletmecileri önceden ilan ettikleri programi tam olarak uygulamak zorunda.
Bir limandan su tarihte kalkacagiz, su limanlara ugrayacagiz diye ilan edip de bunu yapamayanlar, büyük tazminat ödüyorlar.
Bakiniz, Q.Elizabeth’in basina neler gelmis? Yilbasi özel seferinden önce gemiyi Almanya’da Blum and Voss tersha-nesine çekmisler.
Yirmi günde geminin 380 eski kamarasi ve bu kamaralarin duvarlarindaki asbest maddesi çikarilacak, yenileri konulacak. Yeni kamaralar daha önceden hazirlanmis.
Geminin üst iki kati kesilip, eskiler buradan disari alinacak, yeniler içeri sokulacak, sonra kesilen kisim eklenecek. Ve de bu islem için 64 milyon dolar ödenecek…
Kalan diger kamaralar ve asbestler de benzer sekilde iki partide bosaltilip, yenilenecek. Almanlar 28 günde 280 kamarayi degistiriyor, 100 kamarayi yilbasi seferine yetistiremiyor. Cunard gemi isletmesi, bu nedenle, daha önce bilet sattigi 200 yolcuyu Londra-New York seferinde gemiye bindire-miyor.
Onlari memnun etmek için “Concord ile New York’a uçurup, baska gemi ile Londra’ya döndürmesine ragmen”, yolcular toplam 42 milyon dolarlik tazminat davasi açiyorlar.
Gemi isletmesi 22 milyon dolar tazminat ödeyerek sulh oluyor.
Simdi gelelim Q.Elizabeth ile United States transatlantiginin ilgisine. Biri Amerika’da, öbü-
rü Ingiltere’de yapilmis.
United States 300 metre ve 3 bin yolcu aliyor, 42 mil sürat yapiyor. Q.Elizabeth 276 metre ve 2.800 yolcu aliyor, 26 mil sürat yapiyor.
Q.Elizabeth’in içi 500 milyon dolara yenilenmis. Iki yil önce Almanya’da Loyrt-Werf tershanesinde 200 milyon dolara buhar makineleri sökülüp yeni dizel makineler takilmis. (Ama hatali takildigindan 150 kamara titriyor.)
United States isimli gemiyi ise Kahraman Sadikoglu isimli Türk armatörü 2 milyon 600 bin dolara satin almis. Niyeti 125 milyon dolar kredi bulup gemiyi isler hale getirmek.
Cunard isletmesi bunu duyunca Kahraman Sadikoglu ile 10 yillik mukavele yapmis. Gemi tamamlandiginda her yil 45 milyon dolar kira ödeyerek Türk bayragi ile gemiyi isletecek. ABD’den Türkiye’ye turlar düzenleyecek.
Gemideki asbest sorunu ile (Istanbul’a gelen Q.Elizabeth
II’nin 300 kamarasinda hala asbest var 360 kamaradaki asbest yenileme sirasinda Almanya’da çikarilmis) United States Rusya’ya gönderildi. Asbestler ile birlikte, kamara-lardaki 3 bin karyola, yatak, bin banyo ve hela takimi, aynalar maynalar da sökülüp Rusya’da kaldi. Çiplak gemi Istanbul’a geldi.
Geçen yilki ekonomik kriz Türkiye’nin kredi notunu düsürünce, daha önce United States için kredi vermek isteyen bankalar “Türkiye riski kötülesti” diyerek krediyi durdurdu.
Istanbul’dan Izmir’e gemi isletemeyen, Karadeniz’e yolcu vapuru çikaramayan Büyük Türk Büyükleri, Tuzla’da yatip duran United States gemisinin Türk denizciligine, turizmine ne getirecegini düsünmek zahmetinde bile bulunmadilar. Kahraman Sadikoglu bugüne kadar 12 milyon dolar harcadigi tekneyi yakinda ya jilet yapmak üzere hurdaciya satar, ya da yüzer otel yapar…
Sonra da biz Dolmabahçe’nin önünde demirleyen Q.Elizabeth gibi tekneler bakar, bakar, “Ah bizim de böyle bir gemimiz olsa idi!” diye aglariz… Ne yaparsiniz. Burasi Türkiye Abicim…

 

Sende yorum yap