Prostat büyümesini sınırlayan ilaçlar Türkiye’ye geliyor

, , Sende yorum yap

Prostat bütün erkekleri ilgilendiren bir konudur. Sonra evli kadinlari, ilerde evlenecek genç hanimlari da ilgilendirir. Çünkü, günümüzde her iki erkegin birinin “prostat” derdi vardir.
Prostat derdi vardir da, bu derdin ne oldugunu kimse bilmez. Bilmemek ayip degil, ögrenmemek a-yip. Ben Dr. Gürbüz Barlas amcama sora sora ögrendim. Simdi bilmeyenlere ögrendiklerimi aktaracagim.
Prostat denilen sey, erkeklerde mesanenin hemen altinda bulunan ve idrari disari atan kanalin etrafina yerlesmis, ceviz büyüklügünde bir beze imis. Bu bezenin arkasinda “sperm” deposu bulunurmus. Testis’te üreyen spermler bu depoda birikirmis. Prostatin vazifesi, gereginde, arka depoda bulunan spermleri sulandirarak, “uyumlu zamanda, uyumlu miktarda” disariya akitmakmis.
Erkekler genellikle 40 yasini geçtiklerinde, her 2 erkegin birinin prostat bezesi buyurmus. Prostat büyümesinin nedenini henüz kimse bilmiyormus. Bilinen, bu büyümenin mutlaka bir hastaliga bagli olmamasi imis.
Prostat bezi büyüyünce ortasindan geçen idrar yoluna baski yapar, idra-rin akisini engellermis. iste prostat o-lan erkekler bu yüzden güçlükle idrar bosaltir, sik sik idrar yapmaya çalisir, gene de idrarin tamamini bosaltamazmis.
Prostat büyümesi önemli bir sorunmus ama, her büyüyen prostat sonunda “kanser” e gitmezmis. Bunun için, prostati büyüyenin ilk yapacagi is, neden büyüdügüne “kafayi takmadan önce” büyüyen prostatin iyi huylu büyüme (BPH) olup olmadigini anlamakmis.
Prostatin büyümesi yaklasik 3 erkekten birinde tedavi gerektirirmis. Tedavi gerektiren prostati olan 4 erkekten biri ise kansere yakalanma tehlikesi ile karsi karsiya imis.
Prostati büyüyen erkekler:
– Sik sik idrar yapmak ihtiyacini duyarmis.
– Geceleri idrar için bir iki kere uyanirmis.
– Idrarin tamamini bosaltamazmis.
– Idrar zor bosaltir, bosaltirken idrar çatalli çikarmis. Yurt disinda, erkekler kalp için, mide için bile doktora gitseler (açik anlatimi ile üroloji ile ilgili olmayan konularda bile doktora basvursalar) doktorun sorumlulugu bir kere de “prostat” kontrolü yapmakmis. Prostat kontrolünün en basit sekli “makattan parmak ile iç bölgenin kontrolü” seklînde olurmus.
“Parmak ile klasik kontrol” disinda simdi çok önemli bir baska kontrol sekli çikti. Kanda PSA Faktörü araniyor. Damarinizdan alman kani laboratuvarda inceliyorlar, PSA Faktörünün (4.0)dan küçük olup olmadigina bakiyorlar. (4.0)dan büyük ise, prostatta büyüme var. Sadece büyüme yok, kanser tehlikesi var. Fakat her yüksek PSA kanser isareti degil. PSA’si 17.0 olup da kanser ile ilgisi olmayanlar çok.
Dr. Gürbüz Barlas amcadan büyüyen prostata ne yapildigini ögrendim: Klasik müdahale “cerrahi müdahale”, yeni usul müdahale (Hi-pertermi) “isitma yolu ile prostati küçültme” yolu imis.
Klasik “cerrahi müdahale” iki türlü olurmus:
– Ameliyat ile prostatin büyüyen kismi disariya çikardirmis.
– Erkeklik organinin deliginden içe-
ri sokulan bir pervane ile, idrar yoluna girilip, idrar yolunu daraltan prostat parça-lanirmis.
Klasik müdahale sekillerinde en “o-lumsuz yan” su imis: Prostata müdahale arimda, mesanenin prostatin hemen arkasindaki “spermlerin depo edildigi” küçük organin prostata açildigi kanallar tahrip olabilirmis.
Yukarida anlatmaya çalistim. Tes-tislerde üreyen spermler önce prostatin arkasinda depo edilecek. Sonra gereken durumda, gereken zamanda prostat harekete geçip, depodan bir miktar sperm alacak, bunu sivilandi-np disari fiskirtacak.
Önce prostat, sonra deponun ka-nallari, ortadan kalkinca, testiste üreyen spermler dogrudan mesaneye intikal edip, idrar ile birlikte devamli disan atilabiliyormus.
Açik anlatimi ile erkegin “seksüel gücü” devam ediyormus. Erkeklik gücü normal çizgiyi izliyor, fakat erkegin çocuk tohumlama imkani yok oluyormus.
Bir Israilli fizikçi, “isitilan etin küçülmesi” gerçeginden hareket ile bundan dokuz yil önce “Hipertermi” metodunu gelistirmis. Bu esasa dayali bilgisayarli aygitlar da birbuçuk yildir modern tibbin hizmetine girmis. * * *
Simdi geldim esas anlatacagim “bölüme”… Efendim ben haftalik U.S. News isimli dergiyi izlerim. Bu Amerikan dergisinde Proscar ve Hytrin isimli iki “prostat ilaci”nin Hardan çikiyor. Kaya Turgut Beye rica etti. Bu ilaçlan yapan firmala-
rin Türkiye temsilcileri ile beni temasa geçirdi. Proscar ilacini Merck firmasi yapiyor. Ilaç Türkiye’de satisa çikti. Her gün içilecek bir tabletinin fiyati 90 bin Törkis Lira.
Proscar’i üreten Merck firmasi “Prostata iyi huylu olarak büyüyen (BPH esasli) hastalarda her gün 5 miligramlik bir tableti 12 ay boyunca yutanlarin, prostata büyüten DTH isimli faktörü yüzde 70 oraninda düsebilecegini, prostat hacminin ortalama yüzde 20 oraninda küçülecegini, prostattaki kanser tehlikesini ortaya koyan PSA düzeyini yüzde 45 oraninda azaltacagini iddia ediyor.
(Bu ilacin önemli bir tehlikesi varmis: Bu ilaci kullanan erkegin gebe hanimla iliskide bulunmamasi veya bu ilaci kullanan erkegin hanimi gebe birakmamasi gerekiyormus. Çünkü ilaç her safhada kadin karnindaki çocugu etkiliyormus. Çocuk sorunu söz konusu degil ise, ilaç kullanan erkegin hanim ile iliskisinin hanima bir tehlikesi yokmus.)
Proscar Türkiye’de satiliyormus.
Gelelim Abbott firmasinin gelistirdigi diger ilaca. Onun ismi Hytrin. Daha önce tansiyon düsürücü bir ilaç olarak gelistirilmis. Sonra bakmislar ki prostat için de iyi geliyor. Simdi prostata dönük biçimde düzenlemeye gitmisler. Bu ilaç, prostata küçültmüyor. Gevsetiyor. Böylece prostat, ortasindan geçen idrar yolunu sikistarmiyor. Hytrin henüz Türkiye’de satalmiyormus. Bir yil sonra satasma baslanacakmis.
Ben tip doktoru degil, ekonomi doktoruyum. “Allaha sükür” simdilik prostat derdim yok. PSA’mi yeni ölçtürdüm (1.27). “O halde bu yaziyi neden yazdin?” diye soracaksiniz… Çevremde yakin dostlarimdan kontrolda geciktikleri için üzülen ve dertlenenlerin sayisi o kadar çok ki… Sayin okuyucularimi “uyarmak için” yaziyorum…

 

Sende yorum yap