Petrol fiyatı yaz döneminde tüketici fiyatlarını çok etkiler

, , Sende yorum yap

Petrole zam yapilmadi. Vergisi artirildi. Iyi de, sonuçta petrol fiyati artti. Türkiye’de bir aliskanlik var. Petrol kullananlar, petrol zammi ne kadar ise o oranda mal ve hizmet fiyatini artirirlar.
Bu özellikle tasima sektöründe geçerli bir uygulamadir. Mazot fiyati yüzde 10 arttiginda kamyon isletmecisi, tasima ücretini yüzde 10 artirir. Halbuki kamyon tasima ücretinin tamami benzin fiyatindan olusmaz. Kamyonun lastiginin asinma payi, soförünün, muavinin ücreti gibi diger maliyet girdileri de vardir.
Petrol zammi hem tüketiciyi hem üreticiyi etkiler. Üreticinin yakit kullanim giderleri, tasima giderleri artar. Her üretici petrol zammindan farkli ölçüde etkilenir. Bu maliyet artisini belli bir dönemde toptan esya fiyatina yansitir.
Bu nedenle petrol zamminin Toptan Esya Fiyatlari Endeksi’ne yansimasi zaman alir. Ve de genelde petrol zammi Toptan Esya Fiyatlari Endeksi’ni “makul ölçüde” etkiler. Mazot fiyati artti. Un daha pahali tasiniyor, firin daha pahali isitiliyor diyerek firinci ekmegin fiyatini yükseltir.
Türkiye’de yaz aylarinda Tüketici Fiyatlari Endeksi genelde düser. Ancaaaakkkk… Yas meyve ve sebze demek “nakliye” demektir. Kamyon demektir. Yas meyve ve sebzeyi üretim bölgesinden tüketicinin ayagina kamyon tasir.
Türkiye’de kamyoncularin is yapacagi en iyi mevsim yaz ayidir. Kamyoncularin “naz” yapacagi en iyi mevsim bu dönemdir. Kamyoncu “naz” yapar ise meyve ve sebze tarlada kalir. Kamyoncunun “naz”i ise “tasima ücreti”dir.
Petrol vergisindeki büyük oranli artisi simdi kamyoncular ayni ölçüde fiyatlara yansitacaktir. O zaman tüketici, bu yaz, meyve ve sebzeyi daha pahali yiyecektir.
Sebze ve meyve fiyatlarindaki artis ise, Tüketici Fiyatlari En-deksi’nin normal çizgisinin üzerine çikmasina neden olacaktir.
Bu petrol zammini normalde bu fiyatlarin ve de bu ekonominin kisa sürede hazmedebilme gücü vardir. On iki aylik dönemde normal olarak genel endeksin çizgisi-
nin büyük ölçüde oynamamasi gerekir. Ama isin bir de “psikolojik” yönü var. Bu ani, beklenmedik fiyat artislari halkin “kafasini” karistiracak. “Midesini” bulandira-cak. “Bekleyislerini” degistirecek.
Bütün hesaplarini yüzde 80 yillik enflasyona göre yapanlar, döviz hareketini, faiz oranlarini yüzde 80 enflasyon beklentisine dayandiranlar, çitayi yukariya itmeye kalkacak.
Çok uzun süredir böyle bir sey olmamisti. Enflasyonun yüzde 80 dolayinda kemiklestigi varsayimi ise yariyordu.
Isin “psikolojik” yani unutulsa, “beklentilere dayali olarak” dengelerin daha da bozulmasi diye bir tehlike olmasa “serbest piyasa kurallari” içinde uyum saglamak imkâni var.
Örnegin memur zamlari nedeniyle piyasaya çikacak para, petrol zammiyla emilebilir. Örnegin tarim ürünlerine yapilacak ödemeler, sosyal güvenlik kurumlan açiklari, para basilarak degil, KDV oranlarinda yapilacak düzenleme ile karsilanabilir. Zamlar ve vergi artislari içeride talebi daraltacagindan enflasyon buradan da frenlenebilir.
Fakat bütün bunlar “olasiliklar”… Olasiliklarin üzerinde bir gerçek var. Halkin akli karisti. Durup dururken insanlar “enflasyon patlamasi” havasina sokuldu.
Bu uzun anlatimdan sonra sayin okuyucularim bir sorunun cevabini beklerler: “Yil sonunda enflasyon ne olur?”
Ben yil sonunda yüzde 80 dolayinda bir enflasyon bekleyisinde idim. Bunun açik anlatimi, yüzde 80 ile yüzde 85 arasindaki bandda bir fiyat artisi bekleyisidir.
Yeni hükümetin uygulamalari ve sözcülerinin ifadelerinin piyasaya yansimasi sonucu fiyat artisi bandini yüzde 85 ile yüzde 90 arasina yükselttim. Normal olarak enflasyonun yüzde 90’i geçmemesi gerekir.
Günes Taner enflasyonu yüzde 80’in altina indiremez mi? indirir. Ama bunun için “frene” basmasi gerekir. Fren demek, ekonomide durgunluk, talepte daralma demektir. Kisa ömürlü bir hükümet böyle bir riski göze alamaz.
p>

 

Sende yorum yap