Özdemir Sabancı “proje üreten” bir müteşebbis idi

, , Sende yorum yap

Özdemir Sabanci’nin “farkliligi”, “proje üretme becerisi” idi. Bu beceri “dogustan” gelme bir yetenek degildir. Bu beceri egitim, teknolojik gelismeler izleme, yogun dis temas, iliski kurma ve organizasyon yetenekleri ve dinamizm “yumagi”ndan olusur.
Kamuoyu Özdemir Sabanci’yi Toyota otomobil fabrikasi nedeniyle tanir. Toyota otomobil fabrikasi Türk otomotiv sanayiinde çagdas teknolojiye geçiste ve disa açilmada kilometre tasidir. Rakip otomobil üreticileri bile “Türkiye’de otomobil sanayiinin tarihi, Toyota’dan önce/Toyota’dan sonra diye iki devreye ayrilir” derler.
“Özdemir Sabanci Toyota’dan önce Japon Mitsubishi firmasi ile isbirligi halinde Adana’da Maraton ve Prenses tipi otobüs üretimini gerçeklestirdi. Mitsubishi ile isbirligi halinde gerçeklestirilen yatirimda, çagdas teknoloji ile donatilmis otobüs üretiminin gerçeklesmesi, yillar önce Türkiye’ye gelen ve teknolojilerini gelistirmeyen, tesislerini modernlestirmeyen rakipleri harekete geçirdi. Sektöre dinamizm getirdi.
Adana’daki Mitsubishi tesislerinde daha sonra küçük ve orta boy ticari araç üretimi basladi.
Özdemir Sabanci’nin kamuoyunca bilinmeyen ana ugrasi alani petro kimya ürünleri idi. 1966 yilinda Adana’da kurulan SA-SA’yi dev bir kimya tesisi haline getirmisti. Üretiminin yansindan fazlasini Bati pazarina ihraç eden ve 1995 yili cirosu 25 trilyon lira dolayina ulasan SASA’ya ek yeni petro kimya tesislerini projelendirmis, uygulama asamasina getirmisti.
Özdemir Sabanci’nin proje “pipe-line”nin (proje paketinin) içinde yer alan ve uygulama asamasina gelen, baglantilari yapilan önemli projeler sunlardi:
– Yumurtalik’ta yeni bir polyester ve sentetik elyaf tesisi kuruyordu. Bu 450 milyon dolarlik bir yatirimdi.
– Yumurtalik’ta 250 milyon dolarlik yatirim ile enerji üretimine geçiyordu.
– DMT (dimetiltaraftalat)
ve TPA (traftalik asit) isimli kimyevi maddelerin hammaddesi olan paraksilen üretmek için dünyanin kimya devleri ile ortaklik halinde Yumurtalik’da 500 milyon dolarlik, en ileri teknoloji de bir tesis gerçeklestiriyordu.
– SASA’nin DMT üretim kapasitesini 100 bin tondan 240 bin tona yükselten yatirim tamamlanirken, polyester elyaf, iplik ve pet sise üretiminde DMT yaninda TPA üretmek için dünyanin petrol devlerinden Amaco ile 450 milyon dolarlik bir yatirim için anlasmaya varmisti.
Dünyanin petro kimya devleri Amerikan ve Avrupali firmalarla Avrupa’da ortak ya-tirim projelerine baslamisti.
SASA’da yillardir birlikte proje çalismasi yaptigi arkadasi Ali Dogan Eserce’ye gecen hafta sunlari söylemis: “Ne oldu? Ne degisti bilmiyorum. Çogu rakibimiz olan Amerikali, Avrupali ve Japon yabanci firmalar simdi Avrupa’da ve Türkiye’de bizimle ortaklik yapmak için hergün bir proje teklif ediyorlar…”
Degisen birsey yoktu… Yabancilar Özde-
mir Sabanci’nin “dogurgan, yapici” kisiligini kesfetmisti.
Nedim Bozfakioglu diyor ki: “Özdemir Sabanci insanin aklindan geçiremeyecegi seyleri proje haline getirip, ortaya koyma ve insanlari ikna etme yetenegine sahip bir mütesebbisti. Vizyon denilen sey herhalde budur…”
Özdemir Sabanci, “insanin aklindan bile geçmeyen” projeleri “havadan-sudan-hayali projeler” degildi. Hepsi dünya kalitesinde ve dünya fiyatlariyla üretim yapan, kisa sürede kazanç saglayan projelerdi. Iste bu nedenle Özdemir Sabanci son yillarda Japon sermaye çevrelerinin Avrupa ve Amerika kimya devlerinin pesinden kostuklari Türk mütesebbisi olmustu.
Insanlar bu noktaya kolay gelmiyor. Sakip Sabanci “Iste Hayatim” isimli kitabinda anlatir. “Sabancilar SASA’yi kurarken dünyanin petrokimya devleri, “çok gizli teknoloji” diyerek “katlar arasina çikisi saglayan demir merdivenlerin çizimi için bile para almislar.” Gene Sakip Sabanci anlatir: “Sabanci kardesler olarak ise basladiklarinda yabancilardan randevu almak için aylarla ugrasir, yurt disinda bizi kabul etmeleri için günlerle otelde beklesirlermis. Simdi yabancilar ülkemize geliyor. Onlar gittiginde ofislerinin tepesine bayragimizi çekiyor, kapisma kirmizi hali yayiyorlar…”
Bunlar para ile olan seyler degil… Dünyada bugün paradan çok birsey yok. Dünya bugün is doguran, as doguran mütesebbise deger veriyor.
Iste özdemir Sabanci, is dogurma, as dogurma yetenegi üstün bir kisi idi.
Türkiye gelisecek ise böyle insanlar sayesinde gelisecek… Türkiye’de yeni projeler hazirlanacak, yeni yatirimlar yapilacak, Türkiye dünya kalitesinde ve fiyatinda üretim gerçeklestirerek dünya pazarinda rekabete çikacak ise Özdemir Sabanci gibi insanlar sayesinde bu olacak… Her Türk insani, özdemir Sabanci çizgisine kolay kolay gelmiyor.
Özdemir Sabanci’nin kaybi sadece Sabanci Toplulugu, ailesi için degil, Türk sanayii için bir kayiptir. Çünkü en “olgun” çaginda, en verimli olacagi dönemde, en önemli projeleri gerçeklestirmek üzere iken “bir kursun” aldi götürdü…
Özdemir Sabanci’nin terör kursunu ile hayatini kaybetmesi (maalesef) basta Japon sermayesi olmak üzere ABD ve Avrupa firmalarinin Türkiye’ye bakis açilarini olumsuz etkileyecektir. Çünkü o çevrelerde özdemir Sabanci Türkiye’nin en fazla bilinen taninan mütesebbislerinin basinda geliyordu.
Özdemir Sabanci çalisacagi kisileri seçmekte çok titizdi. Yetenekli kisilerle, üreten kisilerle çalisirdi. Özdemir Sabanci ile birlikte hayatini kaybeden TOYOTASA Genel Müdürü Haluk Görgün, Japonya disinda bir otomotiv fabrikasinda Japon kalitesinde üretim becerisini göstermis, yerli ve yabanci otomotiv sanayii üreticilerinin begendigi çok iyi yetismis ve yetenekli bir profesyonel yönetici, sekreter Nilgün Hasefe yetenekleri birikimi ve kisiligiyle gerçek bir yönetici sekreteriydi.
Simdi üçü de yok…

 

Sende yorum yap