Otel var otelcik var, lokanta var lokantacık var…

, , Sende yorum yap

PARIS
Paris’e hosgeldiniz.
Ne için gelmis olursaniz olun. Önce bir otelde kalmak, sonra da karninizi doyurmak zorundasiniz.
Paris’te, otel var, otelcik var… Paris’te lokanta var lokantacik var…
Lokantada mi yemek istersiniz, lokantacikta mi? Otelde mi kalacaksiniz, otelcikte mi? Bunu keyfiniz bilir… Daha dogrusu cüzdaniniz bilir.
Otelcik..
Champs-Elysees (bizim bildigimiz Sanzelize) Bulvarina açilan yollardan birinin ismi “Boctte”dîr. Bu yolun, Bulvar’a .yakirî kisminda üç yildizli bir otel vardir: “Hotel d’Anglc-tenre.” Kirk yatakli bu,, otelde, çift yatakli bir odada 450 Franga (Yaklasik 140 bta TL) geceleyebi” lirsiniz.
Odanizin küvetli bîr banyosu, ayn bölümde tuvaleti, bidesi,- televizyonu, radyosu vardir. Yatak çarsaflari ve havlular her-gün degisir. Bembeyaz, tertemizdir. Yataklar sert somyali, genis ve uzun yataklardir. Otelin resepsiyonunda
güleryüzle hizmete hazir bir eleman bulabilirsiniz. Sabah kahvaltisini otelde yapmak isterseniz “Kon-tinental Kahvalti” için 27 Frank ödersiniz, (91, Rue la Boetie, 75008 Parts, Tel: 43593545, Tek: F 640317)
Otel
Place de la Concorde (bizim bildigimiz Kon-kord Meydani) Paris’in en büyük ve güzel meydanlarindan biridir. Meydanin ortasinda kocaman havuzun içindeki heykellerin agizlarindan etrafa sular fiskinr. Meydanin yari çevresinde ayni tip binalar ay seklinde dizilidir. Bu bina-larin bir ucu ABD Büyü kelçiligi, öbür ucu Bahriye NezaretJ’dir. Ortadaki bina ise, meshur “Hotel de Crilondur. Onbesinci Lui’nin miman tarafindan yapilan bu eski saray binasi simdi 150 yatakli bir otel olarak isletilmektedir. Binanin içindeki ahsap süsler ye avizeler 16’inci asirdan kalmadir. Binanin girisinde Fransiz polisinin koydugu bari-yerlerden geçilir.
Otomobille”! ve giren çikani, Fransiz polisi kontrol eder. Çünkü bu otelde Fransiz ve yabanci politikacilar ile zengin isadamlari kalir.
Kapidan girince oda kayidi resepsiyonda degil de, müdür yardimcilarinin oturdugu klasik masalarin önünde yapilir. Müdür muavini Türk oldugunuzu duyunca, “Basbakaniniz ve esini de biz misafir ettik. Çok zarif kisiler. Binanin tepesine Türk bayragi da çektik” diyerek sempati gösterisinde bulunur, Iki kisilik odada geceleme ücreti 2.400 Frank (yak-lasik750 binTL).Öda ya küçük bir antreden girilir. Antede mini bar vardir. Esas odada yanya-na iki karyola, duvarin birinde boydan boya gard-rop, yataklarin ayakucun-da üzeri boydan boya bir ayna bulunan bir sömine bulunur. Yatak ve oturma takinilan klasik Fransiz tahta isçiliginin ürünüdür. Banyo kismi dört bölümlü bir salondur. Birinci bölümde iki kisilik lavabo vardir. Ikinci bölüme banyo küveti konulrriustur. Üçüncü bölüm dus için ayrilmistir. Sürgülü kapi ile de tuvalet ve bide kismina geçilir.
Otelde sabah kahvaltisi 130 Franktir (Yaklasik
40 bin TL). Fakat kahvalti var. Kahvalticik var. Bu tam bir kahvalti “ziyafe-ti”dir. Lüksün böylesi de olurmu imis diye merak edenlere mide ziyafetinden çok göz ziyafeti verirler.
Brasserie LIPP
Saint Germain Des Prals, Paris’in “entel” muhiti. Burada yillardir ününü koruyan çok sayida lokanta var.
Brasserie Lipp, bizim bildigimiz anlamda lokanta degil ama… Lokanta… Aksamlari burada masa bulmak imkansiz. Rezervasyonu da kolay yapmiyorlar. En iyisi erken gidip, barda biraz oyalanmak ve bosalacak ilk yere otur- mak,
Brasserie Lipp’de her
aksam Fransa’nin ünlü bir sanatçisina, politika adamina, yazanna rastlayabilirsiniz,
Brasserie Lipp’in çok Özel iki yemegi var: Ch-rucroute ve Bocuf gros sel. “Chrucroute** denilen tabak, lahana haslamasi île, degisik Salam ve sosis çesitleri. “Boeuf gros sel denilen tabak ise; tencere yemegi. Sigirin sirt kismindan çikan kocaman bir et parçasi. Sebze haslamasi ile birlikte servis yapiyorlar.
Cafe de la Paix
Opera binasinin önündeki Caf e de la Paixin isminden de anlasilacagi gibi disi kahve ama içi çok lüks bir lokanta. Ögle saatlerinde yer bulmak çok güç,
Sommerset Mougan isimli yazarin “The Razor Adge (Usturanin Sirti) isimli romanim okuyanlar bu, lokantaya asinadir. Çünkü Somersat Mou-gam bu lokantada sabahin erken saatlerine kadar geçen gecesini teferruati ile anlatir.
1862 yilindan buyana lokanta olarak faaliyetini sürdüren Cafe de la Paix, lokantadan çok “lokantacik” özel bir yemegi yok. Fransiz ve Avrupa mutfagindan ne isterseniz hizmet veriyorlar.
L’Ecluse
Avenue Des Champs EIysees’în “Fuquets” kösesinden dönün. Ilk sokaktan saga sapin. Ö sokagin ismi Rue Francois rer”dîr. 64 Numarada “L’Ecluse” isimli bir “Bar a vln” (sarap ban) göreceksiniz. L’Ecluse su günlerde çok moda bir lokantadir. Daha dogrusu “lokantacikta”. Fiyatla rinin pahali olmasina ragmen, “iyi kalite saraplari” disinda özelligi yoktur. Fransiz pate çesitleri ite soguk et yeseniz bile
adam basi 125 Frankdan (yayasik 40 bin TL.)
ucuza çikamazsiniz.
LaCloscrie des Lilias
La Closerie des li-Has, Montpamasse Bulvari üzerinde tarihi bir lokantadir. Bu lokantanin devamli müsterilerinden, daha sonra üne kavusanlann isimleri, devamli oturduklari masalara kazinmistir. Bizden Yahya Kemal’in ismi de bir masada yazilidir. Lenin, Picasso, He-mingway bu isimlerden bazdandir.
La Closerie des Li-lias’da yer bulmak çok zordur. En iyîsî, siz bara
tüneyin. Barmene,
“Jean” diye ilk adi ile hitap edin. Bir “kirsh
Royale” (kirsh likörü üzerine sampanya) ismarlayin. Biraz sonra size bir masa bulurlar,
La Closcrie des Li-lias’da birlikte olduklarinizin harbin farkli bir yemek ismarlar ise, her tabakdan tatma imkani dogabilir. Bir tabak “Las moules au muscadet” (sarapda haslanmis midye), bir tabak Las escargots a nötre facon (maydanoz ve sarimsak soslu salyangoz), bir tabak da, L’huile (canli midye) ismarlayiniz, Sarapdan anlamiyor iseniz en ucuzunu söyleyin ki fatura tuzlu gelmesin.
Güzel güzel çalan piyanisti alkislamayi ihmal etmeyin, imkan var ise, piyanonun üzerindeki tabaga bir 20 Frank (yaklasik 6 bin TL’cik) birakin, Size her istediginiz parçayi çalacaktir. Piyanistin adi “Mareel”dir. Vapur, seyahatinde bir gün için izmir’e ‘ugramistir, Türkiye hakkindaki tek bilgisi budur, ama Türkleri sever,
Paris’in en iyi iki kahvesi
Paris’in en ünlü iki kahvesi, Saint Germain des Praisde l’eglise kilisesinin hemen karsisindaki “Las Deux Ma-gots” île “Cafe de Flo-re”dir;
Bu kahveler yüzer yillik kahvelerdir. Andre Gide, Jean Giraudoux, Pi-casso, Fernand Legar, Prevert, Hemingivay, Sartre, Simone de Beauvoir bu kahvelerin asina çehreleridir. Bugün de Fransiz ve yabanci ünlüler Paris’te bu kahvelere mutlaka ugrar.
Bu kahvelerde hafif yemekler de yiyebilirsiniz.
Yolunuz düser ise, mutlaka “Salade de Torna-to Gazeralla” (Gazeralla peynirli domatesli yesil salata) ile, Crottin de Chavignol ” {Kizartilmis çavdar ekmegi üzerine taze keçi peyniri) isteyiniz. Eminim memnun kalirsiniz.

 

Sende yorum yap