Müslüman Türk burjuvazisinin öncüsü Vehbi Koç

, , Sende yorum yap

Yilmaz Karakoyunlu, ANAP Bilimsel Yayinlar Dizisi’nin 4’üncü kitabi olarak bastirilan “Türkiye’de Liberalizmin Seyir Defteri” baslikli arastirmasinda islam Burjuvazisi’ni yaratma çabalarini hikaye eder.
Karakoyunlu’nun anlatimina göre, Kara Kemal, Ittihat Terakki’nin askere ve memura dayandigini, dolayisiyla iktisadi geleceginin karanlik oldugunu ilk görenlerdendi. Iktisadi hayati canli tutacak ve gelistirecek bir güce ihtiyaç vardi. Müslüman esnafi ve tüccari bir cemiyet etrafinda birlestirmek fikri ortaya çikti.. Esnaf derneklerinin korunmasi için belediye ve özellikle Istanbul Belediyesi destek sagladi. Reis ismail Canbolat’ti ama, esnafin tesviki ve güçlendirilmesinde öncülügü Kara Kemal yapiyordu.
Ittihatçilar Baha Sait’i Ankara’ya göndererek Ahubabalar ile görüsmesini saglamisti. Amaç, esnafi etkin bir örgüt yapisi içinde yeniden düzenlemek ve iktisadi hayata katkilarini attirmakti. 1910yilmda Esnaf Cemiyetleri Talimatnamesi ile loncalar kaldirilip yerine Esnaf Cemiyetleri’nin kurulmasi saglaniyordu. Amaç, Müslüman-Türk burjuva sinifi yaratabilmekti.
“Türkçü” Yusuf Akçura, “Orta Sinifi” yani “Orta Diregi” olmayan toplumun iktisa-den kalkinmasi için gerekli tesebbüs gücünü yaratmasini imkansiz görüyordu. Ittihat Terakki böyle bir iktisadi güç yaratmak için milli iktisat politikasi olusturmaya çalisti.
Cumhuriyet iste bu politikayi miras aldi. Bu politikayi sürdürdü. Vehbi Koç, Ankara’da bu politikanin ortaya çikardigi Türk mütesebbis tipinin öncüsü, en basarili olani ve de bugün hayatta bulunanidir.
Vehbi Koç bugün 95’inci yasgününü kutlayacak. Allah saglik içinde uzun ömür versin. Izmir iktisat Kongresi toplandigi günlerde Türk sanayi ürünlerinin teshir edildigi bir sanayi sergisi de açildi. Yilmaz Karakoyunlu’nun anlatimiyla, bu serginin en gözde ürünleri, Edremitli Ömer Muhar-rem’in yesil sabunlari, sekerci Sükrü’nün sakizli tahin helvasi, izmirli Eczaci Ferit’in (Eczacibasi) visne serbetli kuvvet surubuydu.
Henüz Cumhuriyet ilan edilmemisti. Türkiye kalkinmayi bu heyecanla baslatti.
Her asamada büyük Türk inkilabini olusturan bu kadro, Kurtulus Savasi’nin basarilmasini ve Cumhuriyet’in kurulmasini gerçeklestiren vatanperverlerdir. Tarihimizde “Kemalistler” diye bilinenlerdir. Bu sifat, onlarin Türk olma gururundaki üstün iftihar ifadesi olmustur. Asker ve bürokrat kökenliydiler. Bu kadronun isimsiz tüccarlari vardi. Bunlar küçük, sessiz ve mütevazi dünyalariyla bir büyük iktisadi istiklal savasi baslatan isadami Kemalistler’di. Vehbi Koç iste bu Kemalistler’in önde gelen, be-
genilen, bilinen ismi oldu. Izmir iktisat Kongresi toplandiginda 20 yasinda gözü açik bir Ankarali’ydi… Kendi deyimi ile “Diyk-i maisetten” (geçim sıkıntısı yüzünden) mektebi terk etmis ve ticarete atilmisti… Bugün ticaret hayatinin getirdigi en yüksek ve varlikli noktanin dorugunda… Vehbi Koç, 95 yasinda bulundugu noktaya sadece çevre sartlarinin gücüyle gelmedi. Kisisel yeteneklerini, birikimini çok iyi degerlendirmesini bildi. Vehbi Koç’un kisisel yetenekleri ve birikimi genç insanlara isik tutacak, yol açacak niteliktedir. Bunlarin bilinmesinde yarar vardir.
Vehbi Koç’u sanayi sektörüne sokan, dis dünyaya açan eski mesai arkadasi Enis Fikri Tokcan’in Vehbi Koç ile ilgili anilarini Yilmaz Karakoyunlu derlemis. Enis Fikri Tokcan’in anlattigina göre Vehbi Koç gerçeklesmesini çok istedigi bir olaya en yakinlastigi anda bile umudunu frenlemesini çok iyi bilirmis. Zamansiz ve gereksiz bir sevinç ve kutlamaya girmekten çekinen bir temkini varmis. Hiç bir duygusal tepki vermezmis. Bu tepkiyi alamayanlar, Vehbi Bey’i kendisine göre ve farkli biçimde algilarmis. Kimine göre soguk, kimine göre burnu büyük, kimine güçlü insan izlenimi birakirmis. Izlenimler ne olursa olsun bu duygusuz tepkilerle ördügü zirh öyle saglammis ki, gerisindeki düsünceyi anlamak asla mümkün olamazmis. Otoritesinin sinirlarini yeterince çizmez, böylece aslinda sahip olmasi gereken otoriteden daha fazlasina sahipmis gibi izlenim birakmayi severmis. Böylece insanlarin tepkici tavirlarini görüp kafalarindan geçirdiklerini kesfetmeyi pek severmis. Is hayati boyunca bunu uygularken “kayitsiz, sartsiz” akil ararmis.
Kaderci ve uyusuk bir dünya görüsünden hiç hoslanmazmis. Ancak sezgi yolu ile algiladiklarini güvendigi bir iki kisiye açiklar, sonra genç yöneticilerin bu küçük sezgileri dogrulayan büyük raporlar yazmasini beklenmis. Sezdiklerinin dogrulandigi raporlari çevresindekilere genç yöneticilerin fikri olarak sunmaktan çok hoslanirmis.
Enis Fikri Tokcan’a göre, temel güven duygusunu zedelemedikçe Vehbi Bey’in ticari bilgi ve kabiliyeti insandan insana bulasici hastalik gibi geçermis. Vehbi Bey’le çalisip iyi tüccar olamayan çok az kisi varmis. En fazla sevdigi sey denetim imis. Bunun “hem bilinmemesini ister, hem de böyle bir denetim yapilmasinin hissedilmesinden hoslanirmis. Böyle esnekligi olan isletmelerde yönetimin hata yapma katsayisi düsük olacagina inanirmis.
Sonuç: Türkiye’de iktisat tarihini hep “kronoloji” olarak yazarlar. Iktisat tarihi insanoglunun “basan” tarihidir. Türk iktisadi tarihinde Vehbi Koç’lar bir sayfa, kitap, cilt degil, basli basina kütüphane rafidir…

 

Sende yorum yap