Milestones

, , Sende yorum yap

Time Dergisi’nin “Milestones” basligini tasiyan bir sayfasi var. Her hafta bu baslik altinda çogu ölüm haberi olmak üzere, dünyanin her kösesinden “olagan disi” insanlarla ilgili haberler yayinlaniyor. Ingiliz dilindeki “Milestones” kelimesinin Türkçesi “Kilometre taslari”dir. Yeni nesil bunu “karayolunda uzakligi gösteren levhalar” olarak bilir. Yillar öncenin karayollarinda, yol kenarinda baslangiç noktasina uzakligi gösteren üzerinde sayilar yazili granit taslar bulunurdu… Time Dergisi “Milestones” basligi tasiyan bu sayfalarinda renkli hayatlari okuyucularina aktarir.
Bu sayfada okuduklarim beni etkiler. Bugün size birkaç örnek sunacagim.
Arthur Rudolph 89 yasinda öldü. Almanya’da dogan Rudolph, roket uzmani idi ve Amerikalilarin aya insan gönderme projelerini gerçeklestiren ilim adami olarak biliniyordu. Ikinci Dünya Savasi sonunda Almanya’dan gizlice ABD’ye getirilen 118 roket uzmani bilimadamindan biriydi. Apollo’yu aya ulastiran Satürn 5 roketini yapmisti. 1975 yilinda emekliye ayrildi.
Vatandasliktan çikarildi
On yil sonra 1984 yilinda ABD Adalet Bakanligi Rudolph’u, ikinci Dünya Savasi’nda Almanya’da V-2 roketlerini yapan fabrikalarda harp esirlerini çalistirmakla suçladi. Bu suçlamalar sonucu ABD vatandasligi iptal edildi. Rudolph, Almanya’ya dönmek zorunda kaldi. 1989 yilinda ABD’de aya ulasmanin 20’nci yilini kutlamak için yapilan senliklere projeyi gerçeklestiren bu ünlü Alman bilimadaminin da daveti istenildi. Ancak Adalet Bakanligi suçlamayi geri almadigi için, Disisleri Bakanligi vize vermedi.
Lita Grey Chaplin 88 yasinda öldü. Lita Grey, 12 yasinda Sarlo’nun (Charles Chaplin) “Çocuklar” (The Kid-1912) filiminde basrolü oynadiginda üne kavusmustu. 16 yasinda Sarlo’nun karisi oldu. 18 yasinda ayrildilar.
Shigeo Nishimura 49 yasinda intihar etti. Nishumura bir isadami idi. Tokyo’da Japon Güç Reaktörleri ve Nükleer Yakitlar Gelistirme sirketinin baskan yardimcisiydi. Geçen ay prototype nükleer reaktörde meydana gelen bir kazayi kamuoyundan saklamaya çalistigi gerekçesiyle baslatilan bir sorusturma nedeniyle sorumlulugu üstlenerek intihar etti.
Sayin okuyucularim soracaklar: Milestones sayfasinda Türk’lerden de sözedilir mi ? Evet edilir, iste size “bizden iki haber”:
Matild Manukyan bombali saldirida yaralandi. Bir zamanlarin ünlü güzeli olan Türkiye’nin bu ünlü madami simdi 78 yasinda. Istanbul’da 32 genelevin ve çok sayida gayrimenkulun sahibi. Multi-milyoner. Vergi verenler listesinde hep tepelerde yer aliyor. Sekiz katli binasinin önünde patlayan bombada soförü ve korumalarindan biri öldü. Iki korumasi yaralandi. Kendinin bacagi kirilip hastaneye kaldirildi.
Leyla Zana, Sakharov Insan Haklari ödü-lü’nü aldi. 1991 yilinda ilk kadin Kürt parlamenter olan TBMM’ye giren Zana, yeminini Kürtçe okuduktan bir yil sonra, ayrilikçi faaliyetleri nedeniyle tutuklanmisti. Strasbourg’ta Avrupa Parla-mentosu’nda Zana’nin esine verilen ödülün Türkiye’nin Gümrük Birligi’ne kasbulü nedeniyle bazi çevrelerden yükselen protestolarla ayni zamana rastlamasi ilgi çekici.
Simdi isterseniz biraz da Time Dergisi’nden ölüme bagli olmasina ragmen iç açici bir baska haberi aktarayim. François Mitterand öldü ama mimari yapitlari yüzlerce yil yasayacak. Çok
kisi Mitterand’in sadece politik hayatini deggerlen-diriyor. Halbuki Mitterand, tarihten örnek alarak ismini ölümsüz kilacak birçok yapita imza atarak göçtü gitti. Iddiali ve bilinçli anit projelerinin 12’si-ni Paris’te, 36’sini Fransa’nin diger kentlerinde gerçeklestirdi. Bu projelerin bedeli 6 milyar dolari kendi cebinden harcamadi ama projeleri de kendisi için degil, Fransa için gerçeklestirdi.
Dönemlerin simgesi olan eserler
Dünyanin güçlü devlet adamlari, dönemlerinin simgesi olacak bir eser birakmistir. Tutankha-men’in piramidi, Napolyon’un Paris’teki Zafer Tak’i, Üçüncü Napolyon’un Haussmann’a yaptirdigi ünlü Paris Bulvarlari gibi.
Mitterrand’dan önce Georges Pompidpu, kendi adini tasiyan, Paris’teki ünlü kültür merkezini yaptirmisti. Binayi çevreleyen rengarenk borularla modern mimarinin örnegi olan bu bina bugün Paris’in ilgi odaklarindan biri.
Valery Giscard d’Estaing, Paris’in ortasindaki eski “d’Orsay” tren garini, modern “Mussee d’Or-say” haline dönüstürdü. Bakiniz, Mitterrand’in Paris’e kazandirdigi yapitlarin en önemlileri hangileri?
Mitterrand 1981 yilinda Maliye Bakanligi’ni Lo-uvre Müzesi’nin ucundaki binadan baska yere tasiyip, hem Louvre Müzesi’ni büyüttürdü, hem de binanin ortasindaki bahçenin altini bosaltarak, bahçenin ortasina ünlü mimar I.M.Pei’nin çizimi ile bir kocaman “cam piramit” oturtturdu. Yaklasik 1.4 milyar dolar harcama ile gerçeklesen bu proje ile ünlü Louvre Müzesi dünyanin kültür merkezi haline geldi. Geçen yil 5 milyondan fazla ziyaretçi müzeyi gezdi.
Mitterrand, Fransiz Ihtilali’yle özdeslesen ünlü Bastille Hapisane’nin bulundugu yere 560 milyon dolar harcama ile modern opera binasi yaptirdi. Bu opera binasinda halka dönük temsiller verilmesi öngörülüyor. Yüksek teknolojiye dayali çelik ve camdan yapilan binanin mimari Carlos Ott.
Paris’in en görkemli yapiti
Mitterrand’in bir diger yapiti Milli Kütüphane (Bilbiotheque de France) binasi. Bu avlu çevresinde dört cam kuleden olusan Dominique Parra-ult’un bu projesi 440 milyon dolara çikti. Resmi açilisi yapildi. Fakat halka kapilarini bu yil sonu açacak. Mitterrand’in Paris’teki en görkemli yapiti, Zafer Taki’na rakip, ayni bulvar çizgisinin öte ucundaki “Arche de la Defense” diye bilinen yapit.
Otto von Spreckelsen’in projesi 743 milyon dolara gerçeklestirildi. Koskocaman beyaz mermer kule, önünde uzanan havuzlar ve gezinme yerleri, yapiti çevreleyen ayni mimari çizgideki ofis binalari ile bu proje Paris’e bir baska renk katti.
Her ne kadar bütün bu projeler yarisma sonucu ortaya çikti ise de, tamami “Mitterrand stilini” tasiyor. Mitterrand “yalin ve geometrik çizgilerden” hoslandigini tekrarladi. Binalarda basitlik, seffaflik ve kisilik arardi. Mimarlarin Mitterrand’ in bu tercihlerinden etkilenmemeleri imkansiz.
Iste sizlere “Time Dergisf’nden “kilometre taslari”… Her haberden alinacak “dersler var”… Tabii ki “ders almayi bilene…”

 

Sende yorum yap