Londra lokantalar şehri oldu

, , Sende yorum yap

Eskiden “Aman haaaa. Ingiltere’de yemek yenilmez. Ingilizler yemek pisirmeyi bilmez!” derlerdi. Bir de hikaye anlatirlardi. Zengin bekara tavsiyede bulunmuslar: “Fransiz bir es, Çinli bir ahçi, Ingiliz bir hizmetçi hanim al. Rahat edersin.” Bir süre sonra adam kendisine tavsiyede bulunanlarin karsisina dikilmis, “Yavuu-uu… Beni perisan ettiniz. Hayatim kaydi” “Ne oldu?” diye sormuslar. Meger adamcagiz söylenenleri karistirmis. Ingiliz hanimi ahçi yapmis. Fransiz hanimi hizmetçi. Çinli hanim ile de evlenmis…”
Herhalde Ingilizler’in iyi yemek hazir-layamamalari bu kadar konusulunca Ingiltere’ye dünyanin her kösesinden ahçi akini baslamis. Simdi önüne gelen bir lokanta açip, ingiliz’e degisik yiyecekler satmaya çabaliyor. Tabii bu arada Ingilizler’in kendi özel yemekleri mutfaklari da yok olmus.
Gerçekte insanlar zenginlestikçe, daha çok disarida yemek yiyorlar. Ögle ve aksam lüks lokantalarda yemek yiyenlerin sayilari artiyor. Devamli disarida yemek yiyenler farkli lokantalar ariyorlar. Bu nedenle büyük sehirlerde lokanta sayilari artiyor.
Bugün Sayin okuyucularima Lon-dra’daki yeni lokantalari anlatacagim. Fakat lokantadan önce bir kilise ile bir büyük magazadan söz etmek istiyorum.
Ben Londra’ya genelde hafta sonlan ve kisa bir süre ile giderim. Hafta sonu Londra’da müze gezilir, tiyatroya gidilir, Çovent Garden adindaki eski hal binasindaki kahvelerde oturulur, Porto-bello Road denilen bölgedeki bit pazarina gidilir falan filan. Portobella Road
isimli bölgedeki bit pazari simdi pek ticari oldu. Esyanin çogu yeni esya.
Ben bit pazarinda iki üç seye bakarim. Eski Osmanli madalyalari, eski gümüs sigara tabakalari, eski gümüs cep saatleri ve gümüs saat köstekleri. Simdi madalya fiyatlari “Benim boyumu asti.” Türkiye’de gümüs cep saati ve saat köstegi fiyaüan da boyumu asti. Ama Londra’da bir eskici hanim var. Ondan hala alisveris yapabiliyorum.
Bu hanim Potobello Road’da degil de Piccadilly Street üzerindeki “Simp-son” ve “Formum and Mason” isimli iki magazanin arasindaki St. James Kilisesi’nin bahçesinde.
St. James Kilisesi 1676 yilinda yapilan bir kilise. Büyük bir bahçe içindedir. Bahçenin ön kapisi Piccadilly Çadde-si’ne, arka kapisi Jermnyn sokagina açilir.
Cumartesi günleri kilise bahçesine ufak isporta tezgahlari kurulur. El sanatlari, hediyelik esya satarlar. Giriste hemen sag koldaki tezgahta yasli Ingiliz Mary Hanim gümüs aksesuar, gümüs takilar, çatal, biçak satar. Londra’ya her gidisimde ugrarim. Tezgah altinda kalmis eski bir gümüs saat, gümüs köstek veya gümüs sigara tabakasi bulur çikarir. Eskiden bir gümüs tabakayi, bir saati, bir köstegi 40 Ingiliz Lirasi (4 milyon Türk lirasi) dolayinda satiyordu. Simdi fiyatlar iki kat, iki buçuk kati oldu. Bu
fiyata Türkiye’de bu tip seyleri satin almak imkansiz. Fiyati bir yana Londra’da neler bulunabiliyor? örnegin geçen gidisimde, kadraninda Osmanli Ay-Yildizi olan ve Filistin’de savasan bir Osmanli subayinin oldugu anlasilan nefis bir gümüs cep saati buldum.
Kilisenin öte yanindaki Fortnum and Mason’s isimli magaza 1707 yilinda kurulmus. Herseyin lüksünü satan bir magazadir. Giris katinda dünyanin her kösesinden gelmis çaylar, kahveler, baharat, yiyecekler satilir. Arka bölümde genelde yasli ingilizlerin ragbet ettigi, yasli hanim garsonlarin servis yaptigi, klasik bir ingiliz cay salonu var. Burada ögle saatlerinde hafif seyler yemek imkâni bulabilirsiniz.
Bugün Sayin okuyucularima su anda Londra’da “en, en, en” moda olan lokantalari sayayim da, yolu düsenler ugrayabilsin.
– Le manoir su guatre saison, su anda Londra’nin en iyi yemek yenecek lokantasi. Fransiz Mutfagi’nin ünlü sefi Raymond Blanc’in lokantasi. Oxford yakininda “Great Milton” denilen köyde. Otomobil ile gidilebiliyor. Lokanta’ nin küçük bir oteli ve de iyi havalarda açikta yemek yenen nefis bahçesi var.
– “Michael Caine” isimli aktörün Londra’da açtigi “Langham’s Brasserie” isimli yer çok begeniliyor.
– Eski usul Fransiz mutfagini begenenler “Tante Claire”e gidebilir.
– Nico’s at Ninety, Park Lane’de Grosvenor House Hotel içinde yemeginin kalitesi ile ünlü bir lokanta.
– Londra’nin en iyi Çin Lokantasi su anda “Oriental Restaurant”. Dorches-ter Hotel’in içinde.
– Ken Lo’s Memories of China, deniz ürünleriyle ünlü iyi bir Çin Lokantasi. Victoria, Ebury Street’de. (Giderseniz Menü B’yi seçiniz.)
– Matsui, yeni açilan Japon Lokantasi. Sushi Bar’i çok güzel.
– Mezzo’s, bir ay önce açildi. Wardo-ur Street’de. Mimarisine hayran kalacaksiniz.
– Busabong Tree ile Busabong Two, Tayland Lokantalari. King Road’s da, Langan Street’de.
– La Familia, eski bir Italyan Lokantasi. Çok renkli
– De Cecco, King’s Road’da. Cumartesi günleri istakozlu makarna hazirliyor.
– Ingiliz yemegi nedir, onu tatmak istiyorsaniz Milner Street’de “The Eng-lish Garden”e gideceksiniz. Renkli bir lokanta.
– Simpsons on the Strands, kadinlarin kabul edilmedigi eski Ingiliz Klüpleri havasinda, çok lüks, “butler”lerin hizmet ettigi bir lokanta.
– Knightsbridge’deki Vong da bir Vietnam Lokantasi.
– Bar Belgo, Neal Street’de ilginç bir lokanta. Yerin altinda, mahzen havasinda. Rahip kiliginda garsonlar hizmet ediyor. 300 çesit bira satiliyor. Midye yemekleri çok ucuz.
Iste size Londra ile ilgili bir hafta sonu yazisi daha…

 

Sende yorum yap