Kriz vurdu geçti sanılmasın hasar ödenemeyecek boyutta

, , Sende yorum yap

Geçen hafta ekonominin çivisi yerinden çikti. “Dengesizlikteki dengeyi saglayan çivi yerinden çikinca ekonomi sarsilmaya basladi. Ankara’daki etkili ve yetkili bürokratlar beceri ile “dengesizlikteki dengeyi saglayan çiviyi” yerine takmayi basardilar. Sarsintiyi ve “mukadder” çöküntüyü simdilik önlediler. Geciktirdiler.
Bu geçici bir basandir. Bu basari Hazineye ve halka çok büyük fatura çikarmistir. Devletin ve halkin bu faturayi ödemesi imkansiz oldugundan çiviyi yerinden oynatan dengesizlikler daha da artmaktadir. Bundan böyle “dengesizlikteki dengeyi sürdürmek” daha güç hale gelmistir.
* * *
Simdi ben size “bir iktisatçi agizi” ile yukarida yazilan giris paragraflarinda söylenenleri açik açik anlatayim.
1) Ekonomideki rezaletin tek bir sebebi var: Devletin harcamalari gelirinden çok. Bunun da iki nedeni var: (a) Devlet çok harciyor (b) Devlet vergi toplamayi beceremiyor.
2) Hükümetler kökten çözüme gidecek yerde isin kolayina gidiyor: (a) Merkez Bankasi’na bastirdigi paralarla açigini kapamaya çalisiyor (b) Bunlar yetmedigi için içeride bono, tahvil satarak borçlaniyor (c) Bunlar da yetmeyince yurt disindan borçlanip getirdigi dövizleri Türk Lirasi’na çevirtip, günlük islerde harciyor.
3) Bu isler devam ettigi sürece (a) Merkez Bankasi tarafindan bastirilip piyasaya sürülen banknotlarin miktari arttikça fiyatlar tirmaniyor. Enflasyondan kontroldan çikiyor, (b) içeride tahvil ve bono satarak borçlanma ihtiyaci arttikça, Hazine her geçen gün daha yüksek faiz ile bono ve tahvil satabiliyor, (c) Dis borçlanma ihtiyaci devam ettikçe, dis borç stogu arttikça, disaridan borçlanmanin vadesi kisaliyor, maliyeti yükseliyor.
4) Bütün bunlarin sonunda denge giderek bozuluyor: (a) Hükümetler finansman açigini kapatma telasinda her geçen gün içeride daha çok tahvil ve bono sattiklarindan, disaridan daha çok döviz kredisi aldiklarindan Devletin iç ve dis borç yükü tirmaniyor. Her geçen gün Hazine daha fazla faiz ödeme zorunda kaldigindan, Hükümetler finansman açigini kapatayim derken büyütüyor, (b) Finansman açigini kapatmak için Hükümetler Merkez Bankasi’na daha fazla para bastirdikça enflasyon tirmaniyor. Enflasyonun üzerinde bir faiz ile tahvil ve bono satildikça da Hazine tüm imkanlarini iç borç faizini kapatmaya tahsis etmek zorunda kaliyor. Finansman açigini kapatmak için
yapilanlar açigi büyütmekten baska ise yaramiyor, (c) Enflasyon arttikça buna paralel olarak tirmanan döviz fiyatlari, yurt disindan alinan kredilerin Türk Lirasi faturasini devamli büyütüyor. Bu da finansman açigim, çogaltiyor.
* * *
“…Bir rüzgardir, gelir geçer sanmistim… Meger firtina imis sevgilim…” diye bir ünlü sarki vardir ya… îste aynen onun gibi…
Geçen hafta olanlari “…bir rüzgar idi… Gelip geçti…” sanmayiniz. Rüzgar “çalilari yakti”. Ankara’daki bürokratlar “çali yanginini beklenenden kisa sürede ve beklenenden basarili biçimde kontrol altina aldi gibi görünüyorlar” (Ben ne güçlüklerle, ne çabalarla bunu basardiklarini bildigimden tebrik ediyorum!) Amm-mmaaaa… Arkada orman var… Çali yangini ormanin dibindeki otlan tutusturdu… Yangin ormani sarar ise iste siz o
zaman görün felaketi…
* * *
“Rüzgar esip geçti…” gibi görünüyor… Bakiniz rüzgar arkada neler birakti: (a) Faizler kontroldan çikti… Bundan sonra Hazine iç borçlar için daha fazla faiz ödeyecek, (b) Kredi notunun kinl-masi döviz muslugunu kurulmazdi a-ma, biz geregini yaptik, geçen hafta musluga su getiren borulari patlattik, (c) Bilinçsiz, hazirliksiz bir sekilde Türk Lirasi degeri kisa sürede sok etkilerle yüzde 20 dolayinda düstü.
* * *
Bütün bunlarin bir faturasi var: (a) Bugünkü sorunlarin temelini teskil e-den Devletin finansman açigi inanilmayacak biçimde büyüdü, (b) iç borç ve dis borç faiz oranlan beklenmedik derecede artti, (c) Yabanci sermaye yatirimcilarin, borsada hisse senedi alan yabancilarin Türkiye’ye kredi verenlerin güvenleri kirildi. Giderek daha fazla yabanci tasarruflan Türkiye’ye çekerek ekonomi çarkini aksatmadan çevirme sansi azaldi.
* * *
Sayin Okuyucularim, Sevgili Halkim… Bütün bunlar isin hikaye tarafi, isin özet su: Bu isin faturasini sen ödeyeceksin, (a) Büyüyen finansman açigi enflasyonu artiracak, (b) Fiyati artan döviz, yükselen faiz oranlari her mala ve hizmete zam bindirecek, (c) Bu sarsintida uçurumun kenanna itilen büyük firmalarla, bazi bankalan batirma-mak için politikacilarin bol keseden saglayacaklari destek senin cebinden çikacak…
Bir pazartesi sabahi iyi seyler yazmayi istemez miyim? Ama gerçekler bunlar… Ben baska ne yazabilirim ki?

 

Sende yorum yap