Komünist Ülkelerin Kapitalizme Geçişleri Sanıldığı Kadar Zor Olmayabilir

, , Sende yorum yap

Komünist Ülkelerin Kapitalizme Geçişleri Sanıldığı Kadar Zor Olmayabilir

Çünkü işe sıfırdan başlamıyorlar. Zaten kişi başı GSMH rakamları yüksek. Çok iyi yetişmiş insan kaynakları ve yeterli alt yapıları var. Sadece sermaye, teknoloji, makine ve teçhizat ile yönetim becerisi desteği bekliyorlar

1990’li yıllar başlarken dünyanın düzeni değişti. Demir Perde gerisinde “komünist sistem içinde” gelişmede basari gösteremeyen ülkeler Demir Perdeyi devirip, kapitalist dünyaya açıldı.

Bu gelişmeler 1990’li yıllarda dünya ekonomisini nasıl etkileyecek? Bizim dışımızdaki ülkelerde iktisatçılar bu konulan tartışıyor. Bizim ise bu konulara pek aldırdığımız yok.

Yabancılar neler söylüyor?

Geçtiğimiz günlerde International Herald Tribüne Gazetesi’nde Fransız, Alman, Japon ve Amerikan iktisatçıların 1990’li yıllarla ilgili tahminleri yayınlandı.

İktisatçıların tamamı komünizmden kapitalizme geçisin çok kolay olamayacağını, fakat bunun dünya ekonomisinde önemli değişikliklere yol açacağını söylüyorlar.

Amerikalı iktisatçı Thurow komünist ülkelerdeki potansiyelin küçümsenmemesi gerektiğini işaret ederek, şunları söylüyor:

“Komünist ülkeler tahmin edildiği kadar da kötü durumda değil. Örneğin Doğu Almanya’da kişi başı Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) rakamı, Güney Kore’dekinin 2 kati.

Komünist ülkeler kapitalizme sıfırdan başlamayacak. Çok iyi eğitim görmüş insan potansiyelleri var. Eğitim’e dünyada en fazla önem veren ülkeler bunlar. Elektrik, ulaşım, haberleşme gibi alt yapılan çok iyi. Tek eksiklikleri sermaye, teknoloji ve modern makine ve teçhizat ile yönetim becerisi. Bab’dan bunları aldıklarında, hızla zenginleşebilirler.”

Fakat en önemli sorun, komünist ülkelerde insanların “sabırsızlığı” Demir Perde yıkılır yıkılmaz, onlar da kapitalist ülkelerdeki insanların yasam düzeyinde bir yasam bekleyişine giriyorlar.

Tüketim arzusu

Daha çok tüketim için mal bulamayınca, para bulamayınca, huzursuz oluyorlar.

Amerikalı iktisatçı çok ilginç bir noktayı hatırlatıyor: “Komünist ülkelerdeki halk yıllardır devlet mülkiyetindeki evlerde oturduğundan, toplam gelirlerinin yüzde biri gibi çok düşük kira ödüyorlar. Hâlbuki kapitalist ülkelerdeki insanlar toplam gelirinin en az yüzde 30’unu yüzde 40’ini icraya ayırır.

Komünist ülkelerdeki insanlar kapitalistler gibi lüks veya normal konutlara geçmeye kalkınca onlar daha önce başka amaçla yaptıktan harcamalardan bu yüksek oranlarda kısıntıya gitme zorunda kalacaklar…

Dünya bir kumarhane oluyor

Fransız ve Japon iktisatçılar, dünyada para ticaretinin mal ticaretinin önüne geçmesini bir tehlike olarak görüyorlar. Borsa oyunlarında, kredi işlemlerinde sınırların kalkması sonucu, insanların, firmaların oturduktan yerden bir düğmeye basıp, dünyanın en uzak kösesinde para spekülasyonuna girmesi sonucu dünyanın “Büyük bir Kumarhane ‘ye dönüşeceğini söylüyorlar.

İktisatçılar ülkelerin, firmaların, insanların her gün daha fazla borçlanmalarını, eski borçlan ödemek için yeniden ve daha fazla borçlanmalarını da tehlike olarak görüyorlar.

1990’li yıllarda parasal bir krizin, bütün dünyayı sarsma tehlikesinden söz ediyorlar.

 

“1980’lerin kaymağını İngiltere ve ABD yedi”

“1980’li yıllar Amerika ye İngiltere’nin yıllarıydı. Dünyanın en şanslı ülkeleri olarak tırmanıp durdular.

199Ö’h yıllarda onların yıldızı sönecek. Almanya liderliğindeki Avrupa ve Japonya tırmanışı sürdürecek.

Amerika ye İngiltere’de suni dengeler üzerine kurulmuş ekonomilerde insanlar haklan olmayan tüketimi yaptı, hakları olmayan refaha ulaştı.

199O’lar Almanya’nın dönemi olacak”

1990’lar Almanya’nın dönemi olacak. Sartlar çok müsait. Yatırımlar artıyor.

Doğu Almanya’ya yârdim etse bile Almanya sağlıklı bir ekonomiyi sürdürecek.’

“Borçlar dünyanın bas belası olacak”

“Su anda dünya bir borç piramidinin tepesinde dengede duruyor* Fakat bu denge her zaman bozulabilir.

Artık insanlın dini imanı para Mal yerine para alınıp’ satılıyor. Dünyanın en zengin 7 ülkesi arasında günlük mal akımı 12 milyar dolar değerindeki mal. Gürdük para akımını 400 milyar dolardan fazla. Olur, mu böyle terslik?

BektronIk para alimi satımı sayesinde haneye döndürdü. İnsanlar para ödemeden taSIB kartıyla/nal alıp, keyfine bakıyor. Ülkeler borçlarını, daha fazla borç alarak ödüyor. Buna karşılık üretim yok”

“Amerika Japonya rekabeti kızışacak”

“1980’lerin sonunda dünyada Rusya ve Avrupa ülkeleri olmadan kurulmuş bir denge vardı. Şimdi bu denge alt-üst oldu. Karşılıklı çıkarlar değişti. Amerika Rusya’ya karşı silahlanıyor, biz silah masrafı yapmıyoruz diyerek, Japonlar Amerikan ekonomisini destekliyordu. Amerikalılar, Bati Pasifik de Amerikan Askeri Gücü’ne göz yumuyor diye, Japon mallarına kapıyı açıyordu. Simdi Japonya’nın da Amerika’nın da birbirine ihtiyacı kalmadı.

Rekabet kızışacak.

Amerika askeri harcamaları kısınca belki teknolojiye ve sosyal hizmetlere daha çok para ayıracak.

Bati Almanya, Doğu Almanya’ya yardıma başlayınca, Avrupa da İngiltere Fransa ve İtalya’nın ekonomik durumu zorlaşacak.”

“Parayı kumanda ile idare edecekler”

“Bütün dünya üzerindeki borsalar elektronik aletlerle birbirine bağlanıyor. Dünyada para hareketinin hızı artıyor. 90’li yıllarda dünya büyük kumarhane haline gelecek Her ülkede paraya kumanda edenler, düğmeye basıp diğer ülkelerdeki borsalarda kumar oynayacak. Hükümetler menfaatleriyle uyum haline getirmek zorunda kalacak.

Ekonomik farklılıklar azalacak, Etnik grupların huzursuzluğu artacak. Dünyadaki üretim için gereken çabaya ek olarak kendi ülkelerindeki insanlar arasında uyumu sağlama işi, hükümetler için kolay olmayan yeni sorumluluklar getirecek”

“Mevcut dengeler istemeden bozulacak”

“1990’li yılları, Rusya’daki ve Doğu Avrupa ülkelerindeki değişim etkileyecek. Çünkü bu ülkelerdeki insanlar, Bati Pazarına girecek. Müşteri olarak, rakip olarak… Bu insanlar müşteri olacak ama paralan yok… Rakip olacak ama yatırım yapmaya güçleri yok.

Ama hem tüketimi hem üretimi arttırmaya istekliler…

Bu nedenle kısa sürede mevcut dengeleri bozacaklar.

Ekonomik ve Sosyal huzursuzluk yaratacaklar.

Eğer (buradaki eğer çok önemli bir tereddüt ifadesidir…) Eğer islerin yolunda gider ise, Demir Perde’nin kalkması Avrupalının refahını artıracak. Yok, hata yapılır ve de eğer isler bir ters gitmeye baslar ise, Avrupa’da 19801i yıllarda kurulup, tıkır tıkır isleyen, gelişen isler altüst olur.

Dünyada para ticareti, mal ticaretinin önüne geçti. En zengin 7 ülke arasında günlük mal ticaret hacmi 12 milyar dolar, buna karşı günlük para ticaret hacmi 400 milyar dolar. Karşılığında mal olmadan para alınıp satılıyor. Ülkelerin insanların borçlar devamlı artıyor.

 

Sende yorum yap