Koç’un tepe profesyonellerinden Uğur Ekşioğlu emekli oldu

, , Sende yorum yap

Koç Toplulugu’nun en tepe profesyoneli Ugur Eksioglu’nun “aktif görevden” emeklilik zamani geldi. Geçen hafta sonu Koç Ailesi adina Rahmi Koç, Ugur Eksioglu’nun emekliligi nedeniyle Sütlüce’de Rahmi Koç Sanayi Müzesi’nin önündeki Cafe du Levant’in bahçesinde bir veda yemegi verdi. Bu yemege Koç ailesi, Koç Toplulugu tepe yöneticileri, Ugur Eksioglu’nun dostlari katildi. Ugur Eksioglu’nun yirmi yillik dostu olarak yemekte bulundum. Ben de bir profesyonelim. Bir profesyonelin “aktif görevden emekliligi” vesilesiyle verilen veda yemegi beni çok yönden etkiledi.
Aile sirketleri kurumsallasiyor
Ugur Eksioglu 38 yil önce Sultanahmet Iktisadi ve Ticari Ilimler Akademi-si’nden birincilikle mezun olunca, Vehbi Koç ve Behçet Osmanoglu tarafindan sinanmis ve de Koç topluluguna alinmis.
Beko’da pazarlamaci olarak, ampul, kibrit, emaye, kap kaçak, satarak ise baslamis. Merdivenleri temana temana bir profesyonelin çikabilecegi en tepe koltuga oturmus. Sagligi, gücü yerinde iken, muüu bir sekilde “aktif profesyonel hayati”ni noktaliyor.
Koç Toplulugu, bir aile sirketi idi. Son zamanlarda “kurumsallasmaya basladi.” Demek ki aile sirketlerinde ise baslayan profesyoneller, 38 yil ayni müessesede hizmet verebiliyor. Patron, isveren, sirket memnun. Çaliskan profesyonel yönetimi memnun. Isyeri ile çalisan öyle bir evlilik kuruyor, evlilikte o kadar mutlu olabiliyor ki, okuldan çikar çikmaz gözünü bir sirkette, bir toplulukta açan biri, aktif çalisma hayatini noktalayincaya kadar ayni toplulukta kalabiliyor.
Acaba Ugur Eksioglu’nun durumu “istisnai bir durum mu?” diye davete kati-lan Koç Toplulugu’nun baska çalisanlarina sordum. Kimi 21 yil, kimi 27 yil, kimi 30 yildir toplulukta çalistiklarini söylediler.
Topluluklarin gücü profesyonel yöneticiye bagli
Koç Ailesi adina Rahmi Koç’un Ugur Eksioglu onuruna verdigi davete katilanlara baktim. Ailenin bütün üyeleri davete katilmisti. Yemege katilanlarin çogunu Koç Toplulugu’nda çalisan profesyoneller ve esleri teskil ediyordu. Bu profesyonellerin hemen tamami, kendi konularindaki basarilari ile kamuoyuna isimlerini du-yurabilmis kimselerdi. Profesyoneller aile üyeleriyle bütünlesmis, patron/profesyonel ayirimi yok olmus.
Topluluk çalisanlari profesyonelleri “aile” haline gelmis. Her profesyonel kendi sorumluluk konusunda kendini patron olarak görmeye baslamis. Ugur Eksioglu yemekte yaptigi konusmada bakiniz neler söyledi:
“Koç Toplulugu’nun her kademesinde 38 yil sürdürdügüm çalisma hayatim boyunca maddi tatmin ötesinde, para ile ölçülemeyecek manevi kazançlarim oldu. Bunlardan birincisi okuldan mezun oldugumda beni seçerek topluluga alan Vehbi Koç gibi bir isadaminin yaninda yetismektir. Müesseseyi kendi isim gibi bilerek çalismami takdir eden Koç Ailesi üyeleriyle benim ailem arasinda tesekkül eden dostluk ve sevgi iliskisi ikinci kazancim. Üçüncü kazancim, toplulukta birlikte çalisirken dostluklarini kazandigim arkadaslarim.”
Rahmi Koç bir çalisanini “dost” olarak ugurluyor
Rahmi Koç’un konusmasi ilginç idi. Rahmi Koç “aktif görevden emekli olan” bir profesyonel olarak Ugur Eksioglu için sunlari söyledi: “Ugur Eksioglu Koç Toplulugu’ndan tam olarak ayrilmiyor. Bazi kuruluslarimizda Idare Meclisi Üyeligi seviyesindeki iliskilerimiz devam edecek. Golf Klübü’nde sik sik biraraya geliyoruz. En mühimi, Koç Toplulugu’nun O’na sattigi Tek-Iz Sirketi’nin yönetimi vaktinin büyük kismini alacak. Ugur Eksioglu ile benim dostlugum, isten ötedir. Topluluga alinirken bulundum. Nikah sahitligini yaptim. Cuma namazina gideriz. Vaktimiz yettigi sürece iliskilerimiz devam edecektir. Is hayatindaki görüslerine kiymet veririm. Sirket idaresindeki mahareti de olaganüstüdür. Dogru bildigini sonuna kadar savunur.”
Bir profesyonel 38 yil çalistigi yerdeki aktif görevlerinden ayrilirken çalistigi yer ve o yerin sahipleri hakkinda neler söylüyor? Onu çalistiran grubun kuruculari, sermaye sahipleri eski deyimi ile “patronlari” onu nasil ugurluyor?
Toplulukta profesyonel yönetici emekli olurken maddi ve manevi bakimdan kendisini “kapinin önüne konulmus” bulmuyor. Hem maddi bakindan hem manevi bakimdan “doyum içinde” emekli hayatina basliyor.
Olan biten benim hosuma gitti. Sayin okuyucularima da hikaye etmek istedim.
Hikayeyi uzatinca da Azize Taylan hanimin yönetimindeki Cafe du Levant’in nefis bahçesinden, güzel servisinden, lezzetli yemeklerinden ve Küba’dan gelip müzik yapan gruptan sözetmeye yer kalmadi.

 

Sende yorum yap