Kamu açıkları kapanmıyor-artıyor

, , Sende yorum yap

Bu toprak, ayni toprak. Bu insanlar ayni insan. Bu fabrikalar ayni fabrika… Birden bire ne oldu da, fabrikalar durdu, insanlar islerini kaybediyor? Bankalar güç duruma düstü? Yabancilar krediyi kesti? Dolar tirmanisa geçti?
Felaket, geçen yilin sonunda Basbakanin emri ile Hazine’nin “zor kullanarak” faizleri düsürmeye kalkmasi ile basladi. Düsük faiz ile çikarilan bonolari, tahvilleri kimse alamadi. Halbuki Hazine’nin acele paraya ihtiyaci vardi. Açigi yurtdisindan kisa vadeli dolar kredisi ile kapadi. Bankalari ve özel sektörü dolar getirmeye tesvik etti. Gelen dolarlar döviz büfelerinde sattirildi. Karsiligi Türk liralari ile memur maasi, isçi maasi ödenip, Hazine’nin açigi kapatildi.
Bu arada hatalar devam etti. Borsa’yi canlandirma “hayali ile yasayan” Basbakanin emri ile Hükümet bonolari, tahvilleri, banka mevduatini, döviz hesaplarini, Repolari vergilemeye kalkti. Sonuç veremeyen bu tesebbüs dengeyi bozdu. Türk Lirasi ve döviz mevduat hesaplarindaki paranin yarisi yurtdisina kaçti. Yarisi dövize yöneldi.
Vergiden korkan büyük tasarruflar, bankalardan uzaklasti. Döviz büfelerinde dövizler kapisildi. Kapisilan dövizler yastik altina gitti.
Panige ugrayan Basbakan ye Hazine, geri dönüs yaparak faizi yükseltti, rezervlerden (birikimlerden) döviz tanzim satisina basladi.
Bütün bu hatalarin, yangin söndürme çabalarinin faturasi Hazi-ne’ye bindi. Zaten kamu finansman açigi büyüdükçe büyüdü.
Bu durumu gören yabancilar Türkiye’nin kredi notunu kirmaya basladi. Not kirildikça, Türkiye’nin disardan borçlanma imkani ortadan kalkti. Dolar ile borçlanip, dolarlari döviz büfelerinde satarak elde ettigi para ile memur ve isçi maasi ödeme sansini kaybeden Hükümet, Hazine’yi yüksek faiz i-le bono satmaya yöneltti.
Olan bitenler karsisinda panige kapilip “tasarruflarini korumak endisesiyle” dolar ve mark’a saldiranlarin, ne fiyat ile olur ise olsun dolar ve mark pesinde kosanlarin döviz fiyatlarini yükseltmelerinden korkan Hükümet, Merkez Bankasi’na, kit ve pahali dövizlerini ucuz ucuz sattirdi. Bir yanda maas ödemek için Banknot Matbaasinda bastirdigi banknotlari, öte yanda yüzde 400 gecelik faiz, Merkez Bankasi’na toplattirdi. (Gecelik yüzde 300 faizle para toplamanin Merkez Bankasi’na birikimli yillik maliyeti -inanamayacaksiniz- yüzde 1.968.249’dur.)
Bu döviz fiyati artisina, bu faiz yüküne dayanamayan bankalar batmaya basladi. Ardindan firmalar batiyor.
***

Devletin gelirlerinin tamami maasa, ücrete ve faize gidince, devlet ana islevini yapmak için borçlanmak zorunda kaliyor…
Bu açik iki türlü kapatilir (1) Devlet harcamalarini bugünkü çizgide sürdürmek için daha çok vergi toplar. (2) Devlet harcamalarini kisar. Devletin daha fazla vergi toplamasi, uzun zaman alacak (fakat bir an önce baslanmasi gereken) bir vergi reformuna baglidir. Vergiyi yaymaya baglidir.
Bugünkü sistemde, zaten vergi veren az sayida kimseye ve kurulusa yüklenildiginde “süt veren i-nekler bogazlanmis olur.” Demek ki, vergiden kisa sürede ümit yok! Kaliyor tek bir çözüm: kamu harcamalarini kismak…
Kamu harcamalarini kismak gerektigini Basbakan da söylüyor a-ma, ne Basbakan, ne Hükümet ne TBMM ve ne de kamu kesiminin diger kanatlari bu konuda hiç bir sey yapmiyor. Tersine, “istikrar paketi uygulaniyor” denildiginden buyana devlet sakur-sukur para harciyor:
* Ankara Sanayi Odasi Dergi-si’nde yayinlanan bir arastirmadan ögrendigime göre terör ile mücadelenin yillik faturasi 100 trilyon lira. Güneydogu Anadolu’da her-gün gencecik evlatlarimiz, insanlarimiz ölüyor. Onlarin can kaybi para ile Ölçülemez ama, Güneydogu Anadolu’da Hazine saatte 5 milyar liranin üzerinde para harciyor.
* Merkez Bankasi, Hazine’ye günde l trilyon lira fatura ödetiyor. (Ben bunu iddia ediyorum. Tersini savunan varsa, çiksin ortaya!) Nasil mi, l trilyon Ura? Döviz tanzim artisi diyerek, pahali dövizi ucuz satiyor. Döviz fiyatini dizginlemek için aylardir gecelik yüzde 400 faizle para topluyor. Ne faizi ve dövizi dizginleyebiliyor. Bu yüzden devletin döviz borçlarinin kur yükünü ve de devlet iç borçlarinin faiz yükünü her gün l trilyon lira artiriyor.
* özellestirilecek diyerek, “hesabina kitabina bakilmayan”, “basi bos birakilan”, yemlik olarak yönetim kadrolari yeteneksiz kimselere peskes çekilen KiT’ler bir yanda yapmalari gereken üretimi yapamazken, öte yanda harul-hu-rul para yiyor.
* Yönetimine kamunun hakim oldugu bankalar, Hükümete yakin görünüp “yag ticareti yapanlara” devlet kesesinden ucuz ve de geri dönmesi mümkün olmayan arpalari dagitiyor.
* Abur cubur bankalari batirmama telasinda “zavalli fakir devletim” tüm riskleri sineye çekiyor.
Böyle bir tabloda ne düzelir? Nasil düzelir? Hükümet neyi düzeltmek için ne yapiyor? Bir bilen var ise bize de anlatsin.

 

Sende yorum yap