“İyisiniz” diyene “çok çok kötü” olduğumuzu anlatmak güç

, , Sende yorum yap

“Tansu Çiller gibi birini bulmussunuz. Kiymetini bilmiyorsunuz.”
…der demez, masadakiler,
“Yok be yavuuu.”
diye bagirarak “celallendi.” Baktim “çingar çikacak”, bizimkileri yatistirmaya kalktim,
“Durun bakalim. Su garip yabanciyi da bir dinleyelim.”
“Yabanci”, ünlü bir yabanci gazetenin, Türkiye masasindan sorumlu bir Amerikali. Türkiye’ye gelmis. Birkaç arkadasimla onu “Aleko”ya davet ettim. “Yeniköy sahil-i deryasinda,” “Bogaz’a karsi” raki içip sohbet edecegiz. Daha ilk kadehde, “serefe” der demez, Amerikali gazeteci “pattt” diye “Tansu Çiller”e methiye düzerek lafa girmez mi? Davet sahibi olarak ne yapti, ne etti isem tartismayi baska yöne çekemedim. Ben karismiyorum. Amerikali gazeteci ile arkadaslarim karsilikli “atisiyor”:
“Türkiye’nin Tansu Çiller gibi bir basbakani olmasi sanstir. Sans!”
“Tabii, Amerikanci ya. Siz öyle söylersiniz. Belki de çift pasaportu var. Bütün mallarini Amerika’ya tasimis zaten.”
“Biraz önce Yeniköy’deki yalisini gösterdiniz. Demek ki, bütün mallarini tasimamis. Bir kismi burada.”
“Ohooo. Onda mal çok. Söyletme bizi. O mallarin paralan nereden geldi biz biliriz.”
“Siz basbakaninizi malina mülküne göre mi degerlendiriyorsunuz? Bütün dünya ona hayran. Clinton’dan, Hal-muth Kohl’a bütün ünlü liderler dostu. Yakinda sizi Avrupa Toplulugu’na da sokacak. Bugüne kadar disarida bu kadar taninmis kaç basbakaniniz oldu?
“Bosver. Para ile kendini tanittiriyor. Çlinton’un halka iliskiler uzmanina yilda 200 bin dolar tanitim ücreti ödemisler.”
“Yilda 200 bin dolar ne eder? Bir adet Mercedes otomobil parasi. Bu is bu kadar ucuza ve kolay ise, neden baskalari da yapmiyor? Hem de Tansu Çiller’in ismi önemli degil. O, ön plana çiktikça, Türkiye ön plana çikiyor.”
“Türkiye ön plana çikiyor da ne oluyor? Türkiye batmis. Aglayani yok. Dis borç, iç borç, ödenemez boyutta. Kredi notumuz kirilmis. Türkiye batmis. Batmis.”
“Aman bir yanlisiniz olmasin. Türkiye’nin disaridan görünümü hiç de öyle degil. Kredi notunun kirilmis olmasina ragmen herkes kredi vermeye devam ediyor. Türkiye Gümrük Birligi’ne kabul edilmek üzere. ABD Hükümeti, Çin ve Arjantin ile Türkiye’yi gelecegi en parlak üç ülke olarak ilan etti.”
“Bunlar Türk halkini uyutmak için ortaya atilan, palavralar.”
“Geçen gün, Dünya Bankasi ve IMF toplantisi açilisinda konusma yapan Clinton Türkiye’yi nasil övdü, gazetelerde okumadiniz mi? Düne kadar yardim alan Türkiye, bugün ABD’nin en önemli ticaret ortagi oldugu gibi global güvenlik konusunda isbirligi yaptigi en önemli ve en stratejik ortaklarindan biri haline geldi dedi. Bunlar çok önemli.”
“Tansu Çiller Clin-ton’u tavladi. Adam gerçegi göremiyor. Türkiye’deki durumu Çlinton mu bilir, biz mi biliriz? Türkiye batmis. Biz içindeyiz. Battikkk diyoruz yahuu. Yabancilar farkinda degil.”
“O kadar da degil. Türkiye’nin hiç de batmis hali yok. ithalatiniz, ihracatiniz aksamadan devam ediyor. Döviziniz bol. Talep artmis. Sinai üretim sahlanmis. Insanlar yiyor, içiyor. Ben sokakta aç sefil insan görmedim.”
“Siz yabancilar sadece sokaklara bakarak karar veriyorsunuz. Millet evine kapanmis sogan ekmege talim ediyor. O dövizler yakinda bitecek. Aç insanlar firinlara hücum edecek.
“Yapmayin yahu. Is o kadar mi ciddi?”
“Tabii. Ciddi. Çok ciddi. Siz yabancilar Türkiye’nin durumunun ne kadar kötü oldugunu anlamiyorsunuz. Bizim durumumuz çok kötü.”
“Vah vah. Hiç de öyle sanmiyorduk. Biz Türkiye’yi güçlü, kalkinmakta olan bir ülke olarak görüyorduk.”
“Siz bizdeki kötülükleri bilseniz aglarsiniz. Bizde okullar kötü, polis kötü, jandarma kötü, adliye kötü, hastahane kötü, vergi dairesi kötü, devlet kötü. Sadece devlet kötü olsa. Ne ise. Bankalar kötü, özel sektör kötü. Isçi çalismiyor, isveren vergi vermiyor. Nasil anlatsak bilmiyoruz ki. Her sey kötüü.
“Yok yahu?”
“Ohooo. Bizde insan haklan konusunda da hiçbir ilerleme olmadi. Fikir hürriyeti kisitli. Bunlari siz bilmiyorsunuz ki. irtica yakinda hortlar. Kizlarimizin tamaminin basini örttürürler.
“Aman. Aman.”
“Amani, mamani yok. Türkiye’nin durumu çok kötü.”
“Belki bu Hükümet güvenoyu almaz da, baskalari is basina gelir. Isler düzelir.”
“Yok, yok. Düzelmez. Baskasi gelecek de, daha iyisi mi gelecek? Bizdeki politikacilar dinazor. Takimlari “yagci” ve de “menfaatçi”. Hiçbirinde is yok.”
“Türkiye’nin durumu galiba gerçekten kötü.”
“Hah. Bak. Simdi sen de gerçegi gördün. Tüm yabancilar gerçegi görmek zorunda. Siz disaridan Türkiye’de isler iyi gidiyor, Türkiye iyi yönetiliyor, Türkiye kalkmiyor, Türkiye’nin gelecegi parlak diye hikaye yaziyorsunuz. Halbuki biz ölmüsüz, ölmüsüz. Bizim yapacak bir seyimiz kalmamis.”
“Anlattiginiza göre. Durum ümitsiz. Madem ki yapacak bir seyiniz kalmamis. Hadi o zaman içelim. Nasil diyorsunuz Türkçe: Serefe… Serefe!..”
Baktim. Zavalli Amerikali gazeteci kendisine anlatilanlar karsisinda “çök-
müs-yikilmis durumda”. Bir dikiste raki bardagini devirdi. Kalkincaya kadar da bir daha agzini açip, “Tansu Çiller’i övmeye, Türkiye’nin durumu iyi demeye” kalmadi.
Çünkü “Basbakanimizin ne kadar kötü oldugu, Türkiye’nin battigi, umut kalmadigi” gerçegini açik ve veciz bir sekilde ona anlatmak basarisini göstermistik! Söyleyiniz bakalim baska ne yapabilirdik ki?

 

Sende yorum yap