İşten çıkarmalar başladı

, , Sende yorum yap

Isten çikarmalar basladi. Büyük otomobil fabrikalarinin isçi çikarmasi, üretimi geçici süre tatil etmesi, tekstil sanayiinde kapanan firma sayisinin artmasi, genelde tüm sektörlerde küçülme arayisinda isçi çikarilmasi önemli gelismelerdir.
Ne yazik ki, bu gelismeler kamuoyuna duyurulmuyor veya duyuru-lamiyor. Ne yazik ki, hem kamuoyu hem de hükümet bunlarin pesinden gelecek kötülüklerin farkinda degil.
Issizlik kötüdür ama, isten çikarma kötünün kötüsüdür.
Belli bir gelir düzeyinde yasamini kurmus sanayi isçisinin issiz kalmasi, ona bagli ailenin bütününü yikar. Belli bir gelir düzeyinde harcama sürdüren sanayi isçisinin talebini piyasadan çekilmesi piyasayi yikar.
Unutmayiniz. Günümüzde sanayi isçisi basli basina bir “ekonomik bi-rim”dir. Günümüzün sanayi isçisi “Karl Marks’in zincirlerinden baska kaybedecek bir seyi olmayan” isçisinden çok çok farkli. En azindan bir gecekondusu, evinde taksitle alinmis buzdolabi, televizyonu, oda takimi, cebinde bir kredi karti ve de belki evin önünde eski bir Serçe otomobili var.
Açik anlatimiyla isini kaybeden isçinin bugün kaybedecek çok seyi var.
Günümüzde ekonominin çarkini piyasa döndürüyor. Piyasa dis ve iç taleptir. Iç talepten büyüklügünü bu ülkede yasayan insanlarin satin alma gücü belirler. Bu ülkede yasayan insanlar para harcar ise, para harcayabilir ise iç talep ayni çizgide kalir, ve bulundugu noktadan yukari dogru tirmanir.
insanlar para harcamayi keser ise, para harcayamaz ise talep düser.
Talebin asagi inmesi, talebin düsmesi issizlik demektir. Talep düsünce mal ve hizmet satilmaz. Mal ve hizmet satilmayinca da üretim yapilamaz. Yatirim yapilmaz. Üretim ve yatarimin gerilemesi devamli isçi çikarmak demektir. Isten çikarilan her isçi, talepte yeni bir azalma yaratir. Talepte yeni bir azalma bir baska isinin kaybolmasina yol açar.
Isçi çikarmalar baslayinca, tüm çalisanlar güven yitirir. Yarinin endisesine düser. Güvenini yitiren, yarinin endisesine düsen elindeki parayi harcamayi geciktirir. Tüketimi kisar.
Sadece isini kaybedenler degil, isi olanlar da tüketimi kisinca, tüketimde düsme olur. Bizim halk anlatimimizla “piyasada yaprak kimildamaz olur”.
Bu defa baska isyerlerinde isten çikarmalar baslar. Ve bu böyle sürüp gider.
Bu kötü gidis kendi kendine durmaz. Bu kötü gidisi hükümetler akilci, ciddi tedbirlerle durdurabilir.
Akilci ve ciddi politikalarin hedefi, piyasayi canlandirmak, talebi uyarmaktir. Piyasa canlanir, talep uyarilir ise, insanlar para harcamaya baslar. Insanlar para harcayinca mal ve hizmet ihtiyaci ortaya çikar. Mal ve hizmet ihtiyaci ortaya çikinca, üretici daha çok üretmek için isçi sayisini artirir. Ise giren her isçi para harcar. Isçi para harcayinca talep yaratir. Talep yaratilinca mal ve hizmet ihtiyaci artar. Bu defa üretici yeni isçiler alir. Isçi sayisi arttikça, çalisan sayisi arttikça talep artar. Buna halk dilinde “piyasanin açilmasi” denilir.
Sayin okuyucularim, ben burada hikâye anlatmiyorum. Basitlestirerek ekonominin temel kurallarini anlatiyorum. Basitlestirerek su günlerde hükümete düsen görevleri hatirlatiyorum.
Hafta basinda Avrupa Birligi’ne üye ülkelerin devlet ve hükümet baskanlari biraraya geldi. Toplantida ingiliz Basbakani’nin “piyasayi açmak için ortaya koydugu öneriler” tartisildi. Bilindigi gibi Avrupa ülkelerinde de piyasada yaprak kimildamiyor. Ingiliz Basbakani diyor ki, “Ortak politikalarla ülkeler faiz oranlarini dü-sürsün ve insanlarin daha kolay borçlanip, daha çok harcamalarini tesvik etsin. Bu yetmez, hükümetler de piyasayi harekete geçirmek için, kisa sürede talebi canlandiracak harcamalara agirlik versin.”
Sayin okuyucularim. Piyasa ekonominin lokomotifidir. Tekerlegi öne dogru döner ise, iyiye dogru gidis vardir. Is, isi dogururu. As asi dogurur. Lokomotif geriye dogru gitmeye baslar ise, her isini kaybeden bir baskasinin da isini ve asini kaybetmesine neden olur. Geri geriye giden lokomotif önce çalisanlari, sonra firmalari
ve bankalari, en sonra da ekonmiyi ezer geçer. Burada felâket tellalligi yapmiyorum, ekonominin temel ilkelerini anlatiyorum.

 

Sende yorum yap