İşçi çocuklarının okumuşları Avrupa’da yeni bir akım başlatıyor “Avrupa Türkleri”

, , Sende yorum yap

Almanya’nin nüfusu 80 milyon. Almanya’da en az 2 milyon Türk yasiyor. Sokaktaki her 40 kisinin biri Türk… Almanya’da bugün 2 farkli kusak Türk var: (1) 1960’larin, 1970’lerin Isçi Hareketi ile Türkiye’deki köylerinden kopup Almanya’ya giden, fabrikalarda çogu vasifsiz isçi olarak çalisan kadin ve erkekler ve bunlarin esleri. (2) “Isçi Hareketi” üe Almanya’ya gidenlerin Türkiye’den yanlarina aldirdiktan çocuklari veya Almanya’da dogan çocuklan.
Bu iki kusaktan birincisi bugün “sahneden çekildi-çekiliyor”. 1960’larda, 1970’lerde isçi olarak gidenler ve esleri yaslandi. Çogu emekli oldu. Ya evlerinde oturuyor. Ya Türkiye’ye döndü.
Bugün çogu Almanya’da azi diger Avrupa ülkelerinde yasayan Türkler’in “sahnedeki”leri “ikinci kusak”… ikinci kusak Türkler de 2’ye ayriliyor: “Okumuslar ve oku-yamamislar…” ikinci kusak Türklerde okuyamamislarin sayisi maalesef fazla. Bir ölçü vereyim. Almanya gençlerinin yüzde 30’u “lise” mezunu. Almanya’daki Türk gençlerinin yüzde 3’ü lise tahsilini tamamlayabiliyor.
“Avrupa Türkleri”
Avrupa’da yasayan ikinci kusak Türkler’den iyi egitim imkanina kavusanlarin sayilan (simdilik) “azmaz” ama, bunlar büyük bir po-tansiyel-güç olusturuyor. Unutmayiniz… Bunlarin sayilan giderek aratacak… Üçüncü nesilin daha büyük bölümü daha iyi sartlarda egitim görecek.
Avrupa’daki ikinci kusak Türkler’den yüksek okul mezunlari, üniversite ögrencileri, meslek sahipleri ve genç girisimciler, kendilerini “Avrupa Türkleri” olarak isimlendiriyor.
Avrupa’nin 8 ülkesinde 29 kentinde yasayan “Avrupa Türkleri” 1990 yilinda EATA (Avrupa Türk Akademisyenler Birligi), adinda bir kurulusun catisi altinda teskilatlanmislar.
EATA Federal Almanya Meclisi kuruluslar listesine kayit olmus, kamu yararina çalisan kurulus statüsünü almis. Avrupa’daki Türk toplumunun egitimine, kurumsallasmasina ve lobiles-mesine öncülük ediyor.
Bati Avrupa’daki siyasi, iktisadi ve bilimsel kurumlar ile diyalog ve isbirligi içinde. Su anda Avrupa’da ikinci kusak Türklerin en büyük ve güçlü kurulusu.
Avrupa’daki “ikinci Kusak” güçlü ve iddiali
Bakiniz, EATA semsiyesi altinda birlesen “ikinci Kusak” kendilerini nasil anlatiyor:
“Bati Avrupa ülkelerinde 3 milyon Türk yasamaktadir. Bu rakam Avrupa Birligi üyesi Danimarka’nin nüfusunun yüzde altmisbesi büyüklügündedir.
Türk misafir isçileri beklenilenin aksine Türkiye’ye geri dönmemis, kalici olarak “yeni vatanlarina” yerlesmislerdir.
Son 30 sene içinde Avrupa’da yeni bir kusak yetismistir. “Ikinci Kusak” içinde yetistigi ülkenin egitim sisteminden geçmis ve lisanini ana dili gibi ögrenmistir.
Avrupa Türkleri ve özellikleri “ikinci Kusak” Türkleri bulundukla-ri ülkelerin sosyal katmanlar hiyerarsisi içinde hizla yükselmektedir.
Artan sayida Türk kendi isyerini kurmakta, serbest meslek sahibi olmakta, üniversite ögrenimi görmekte veya akademik kariyer elde etmektedir.
Türkler, içinde yasadiklari topluma genelde uymalarina ragmen, henüz vatandaslik haklarindan yoksundur. Bunun yani sira yabanci düsmanligi ve ayrancilik problemleri ile karsilasmaktadir. Avrupa Türkleri, Avrupa kamuoyunun Türkiye’ye bakis açisindan rahatsizlik duymaktadir.
Türk toplumunun önemli bir iç sorunu da egitim düzeyinin halen arzu edilenin altinda olmasidir.
EATA’nin 1990 yilinda Almanya’da yetismis ikinci kusak üniversiteliler tarafindan kurulmasi, artik belirli bir seviyeye erismis bu kusagin sorumluluk üstlenme ve teskilatlanma arzusunun somut bir ifadesi olarak degerlendirilebilir.”
Genç “Avrupa Türkleri” Avrupa’daki Türk toplumunun kendi dinamizmi ile bir yerlere varabilecegine inaniyor. “Biz gelecegimizi kendi elimize aliyoruz” diyor. Avrupa Türkleri EATA çatisi altinda toplanarak, Anadolu kültürü ile yasadiktan ülkelerin kültürünü harmanlamayi ve yeni birlesimler üretmeyi hedef aliyor. Bunu da “Biz iki sandalye arasinda degil, iki sandalyenin birden üzerinde oturuyoruz” diye ifade ediyor. 1990 yilindan buyana EATA partiler üstü kalmis. Herhangi bir ideolojinin temsilcisi olmamislar. Dini inançlara ve vicdan özgürlügüne saygili. Dil, din mezhep, etnik köken ayri-mindan uzak. Temel ilke olarak fa-
aliyetlerin finansmaninda tek bir kaynaga baglanmiyorlar. Üyelik aidati, kafalim ücretleri, proje gelirleri ile yasiyor. idari giderleri için resmi kaynaklan kullanmamaya özen gösteriyor. Bu da Avrupa Türkleri’nin bu kurulusuna güç ve sayginlik sagliyor.
Genç “Avrupa Türkleri”nin vizyonu
Bu yaziyi, genç Avrupa Türkle-ri’nin kagida döktükleri “vizyon”la-rini sayin okuyucularima aktararak bitirecegim. Bu “vizyon”u okumak beni çok etkiledi. Simdi ben Avrupa Türkleri’ne daha çok saygi duyuyorum. Bakalim sizleri nasil etkileyecek?
“2000’li senelerde Avrupa Türkleri güçlü bir kimlige ve özgün bir kültüre sahip egitim seviyesi yüksek, bulunduktan toplumlarla her alanda bütünlesmis, gelismis bir sosyal ve kurumsal altyapisi bulunan, her açidan üretici olan, yasadiklan ülkeleri kültürel ve ekonomik açidan zenginlestiren, bu ülkelerin siyasi süreçlerinde yer alan, evrensel degerlere katkida bulunan, ayni zamanda Türkiye’ye faydali, Avrupa ülkeleri ile Türkiye arasinda bir köprü islevi gören, her yerde büyük bir sayginliga sahip bir topluluk olmalidir.”
Iste bugün Türkiye’ye Avrupa kapisini sonuna kadar açabilecek kusak, bu vizyona sahip Genç “Avrupa Türkleri”…
(EATA, Avrupa Türk Akade-miyenler Birligi, Genel Merkez, Manfred- Von Riclithofen St. 9 D 12101 Berlin, Fax: 49 (30) 785 56 45

 

Sende yorum yap