işadamlarına “öğüt’ler

, , Sende yorum yap

Sayin Okuyucularim… Bugün (haddimi asarak ve de saf ve bakir bir Anadolu çocugu oldugumu unutarak) isadamlarina “ekonomik krizi” kazasiz belasiz veya en az zarar ile atlatabilme-leri için “ögüt’lerimi özetleyecegim.
“Zenginin mali senin kalemini neden yoruyor? Neden seni bu kadar ilgilendiriyor?” diye sormayiniz… Bir ülkede ne kadar çok i-sadami var ise, bu is adamlari ne kadar çok basarili olur ise, o kadar çok yatirim yapilir, o kadar çok isyeri is kapisi açilir. O kadar çok insan is bulur, as bulur. O kadar çok üretim yapilir, ülke o kadar çok kalkinir.
Ben isadami degilim. Benim isim yok. Ben ücretle çalisiyorum. Karim ücrette çalisiyor. Bizim yasamimizi sürdürebilmemiz için, bizim is bulabilmemiz, ücret a-labilmemiz için, islerin iyi gitmesi, isadamlarinin sayisinin azalmamasi, artmasi gerekiyor.
Bugün için ben ne sebeple olursa olsun isadamlarinin islerinin iyi gitmemesine ü-zülürüm. isadamlarinin batmasina üzülürüm, isyerlerinin kapanmasina üzülürüm.
Yazarligimi bir yana birakiyorum. Eski bir planci, eski bir bankaci, eski bir profesyonel yönetici, eski bir ögretim üyesi olarak ekonomik krizi atlatmalarina yardimci olmak için isadamlarina ögüt’lerimi siraliyorum:
1) Yunanli masalci Esop’un “iki kurbaga hikayesi”ni hatirlayiniz. Süt küpüne düsen iki kurbagadan ümitsizlige kapilani kendini koyuvermis. Sütün içinde bogulmus, gitmis. Gücü bitene kadar çirpinan, çirpinislari sonunda olusan yag tabakasinin üzerine çikarak .hayatini kurtarmis. “Kissa’dan hisse”… “Ümitsizlige kapilmayiniz” Kendinizi “koyuvermeyiniz”. Gücünüz bitene kadar batmamak için çirpinmaya hazir olunuz.
2) iyimser olmak, yarina ümitle bakmak esastir. Fakat iyimser olacagim diyerek o-laylarin gerçek boyutunu gözden kaçirmayiniz. Altindan kalkamayacaginiz bir “tokat yersiniz”, hayatiniz alt-üst olur.
3) Sakin ola ki “ben ne vartalar atlattim, bu defa da ben aradan siyiririm…” diye düsünmeyiniz… Sakin ola ki, rakiplerinizin, baskalarinin batisina sevinmeyiniz. ilgisiz kalmayiniz. Hepimiz ayni gemideyiz… Batarsak hep birlikte batacagiz.
4) Dolar ve Mark borcunuz varsa öncelikle onlari ödeyiniz. Daha sonra Türk Lirasi borçlarinizi kapatiniz. Veya faizini “hazmedebileceginiz” rakkama düsürü-nüz. Bunu yaparken “duygularinizdan arininiz”… Satabileceginiz, nakde çevirebileceginiz neyiniz varsa satip bu yüklerden kurtulunuz… Sakin ola ki, “Benim malim normal zamanda daha çok para e-derdi… Malimi satarsam üzülürüm… Bu bana baba yadigari…” gibi romantik duygular içinde olmayiniz. Herseyi kaybetmemek için, birçok seyi kaybetmek gerekebilir. Bunda gecikirseniz, ileride hepsi gider… Üstüne borçlu kalirsiniz.
5) Durumunuz ümitsiz çizgide ise, batmak “mukadder” ise, imkan ölçüsünde batisi geciktiriniz, tik batan siz olmayiniz. Arkalarda kalmaya, durumu idare etmeye çabalayiniz… “Yarin ola, hayir ola!..
6) Unutmayiniz her gecenin bir sabahi vardir. Bu kriz kisa veya uzun bir süre sonra bitecek…
Onun için, “Bundan böyle hersey bitti… Dükkani kapatiyoruz…” havasina girmeyiniz… Makinelerinizi dagitmayiniz. Kaliteli yöneticilerinizi, isçilerinizi kaçirmayiniz. Krizden çikmakda onlar size yardimci olacak. En önemlisi kriz bitince, hemen devreye girmek için umara muhtaçsiniz. Çalisanlari çikarmanin bir faturasi vardir. Bu fatura çok kere onlari çikarmayip, onlardan yararlanmak-tan çok çok daha pahalidir. Havaya girip, bunu unutmayiniz.
7) Meslek derneklerinizde (ister esnaf dernegi, ister ticaret odasi, ister sanayi o-dasi, ister TÜSIAD olsun, her ne ise) isadami arkadaslarinizla dayanisma içinde o-lunuz. Elestiri ikinci sinif zihinlerin ürünüdür. Birinci sinif zihinler çözüm üretir. (Bu sözü bana Yilmaz Karakoyunlu aktardi. TÜBiTAK Yayini “T.Hardy”nin “Bir Matematikçi’nin Savunmasi” baslikli kitabindan alinma imis. Kitap 30 bin liraya satiliyor. Meslek derneklerinizde çözüm üretiniz.
8) Basiniza gelen felaketin tek sorumlusu bu Hükümet degil. Bundan önceki hükümetler ye politikacilarin hatalari birikti, bu hükümet hepsinin üzerine “tüy dikti”… O halde, bu hükümet gidince isler düzelmeyecek, islerin düzelmesi iyi hükümetlerin ve iyi politikacilarin isbasina gelmesine bagli. Bunu görerek, bilerek politikaya ilgi gösteriniz. Hükümetlerin, politikacilarin ülke yararina faaliyetlerine arka çikiniz, tersine gidislere korkmadan karsi durunuz. Hükümeti ve politikacilari isadamlarina tesvik, avanta ve kredi dagitan, vergi bagislayan makamlar olarak görmekten vazgeçiniz.
9) Çogunuz gerçekten “Kan kusup, kizilcik serbeti içtik görüntüsü vermeye çalisiyor” ama, bir çok isadaminin esi ve çocuklari da sabah aksam “kizilcik serbeti (veya sampanya) içip, kan kusuyormus numarasina yatiyor”. Millet bunu yutmuyor. Karilarinizin, çocuklarinizin harcamalarina ve de simarikliklarina hakim olunuz.
10) isyerleri, patronuyla, yöneticisi ile, isçisi ile makinesi ile ye hatta müsterileri ile bir bütündür. Hiçbir isadami tek basina “paçasini kurtaramaz.” Müessesenizi bir bütün olarak düsününüz. Koruyunuz. Krizi atlatmak için yöneticilerinizle, isçilerinizle, müsterilerinizle yakinlasma i-çinde elele vererek çözüm arayiniz, çözümlere yöneliniz…
* * *
Ve de bütün bunlari yaptiktan sonra söyyyleee Eyüp Sultan’a kadar bir zahmet “gidiniz”. Camide iki rekat namaz kilmasaniz bile Türbenin önünde üç Kul-hüvallahü bir Elham okuyarak Yüce Tanrinin yardimini dileyiniz… Yol üzerindeki Eyüp imaretine ugrayip, eti fakirlere dagitilmak üzere bir kurban kestirip “ha-yir”a giriniz. (Eyüp Imareti’nin telefonu 581 12 67’dir.) Tanri her zaman dogrularin, çalisanin, inananin yanindadir… Siz yapabileceklerinizi yapiniz… Tanri da size yardimci olacaktir.

 

Sende yorum yap