İş Adamları Politikaya Soyununca Politikacılara da Ticaret İşi Kalıyor

, , Sende yorum yap

Ali Koçman, TÜSIAD Başkanı iken, bir gazeteciye yakınmıştı: "Belirli bir süredir Türkiye ekonomisi sol eleştiriden uzak. Sol eleştiriden uzak olunca ne yapacağımızı şaşırdık… Biz daha derli topluyduk, sol eleştiri varken… Karşılıklı tartışabilirken kendimizi başarıyla daha fazla savunabiliyorduk. Simdi meydan bos kaldı. Ne yaptığımızı şaşırdık…" (Milliyet, 31 Ağustos 1983, sayfa 10)

"Helal olsun… Allah sağlık versin… Güç versin… Ali Bey bos konuşmaz… Bunları söyledi… Ardından özel sektör "sol" un boşluğunu doldurmak için uzun süre Türkiye'de solculuk yaptı."

"Özel sektör soldaki boşluğu doldurma arayışında sola geçerken, aslında "solculuk tüccarlığından başka bir şey yapmadıkları anlaşılan" isimleri ve cisimleri ortalıkta dolaşan "solun sahte liderleri" özel sektörün boş bıraktığı sağa kaydılar. Özel sektörün bile gerisinde kaldılar. Böylece "sahte solcular" Türkiye'de "solu öldürdü ve de gömdü"… Simdi "mevlid kurultayları" toplayıp, "gülsuyu ve seker kavgası yapıyorlar."

"İyi de, özel sektör ne yapıyor? Solculuğu sürdürüyor mu?" "Özel sektör baktı ki, "solcu olmanın modası geçti" kendine daha cazip bir meşgale seçti… Simdi partileri, devleti, iç ve dış politikayı yönlendirmeye çalışıyor.

"Özel sektör, işadamları bir yandan üretim yaparken, bir yandan isçi ile, para ile, makine ile uğraşırken, bos zamanında da devleti mi yönetecek?…

Diyelim ki, eski günlerin özelliği vardı… özel sektör, işadamları Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne kendilerini temsil eden milletvekili sokamamaktan, hükümetlerde kendi yandaşı kimsenin bulunmamasından şikâyetçi idi… Bugün maşallah Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin tamamı ve de hükümet üyelerinin tamamı özel sektör temsilcisi ve yandaşı veya Hayranı…

Özel sektör, işadamları kendi isleri ile uğraşsa da, politikayı, devlet yönetimini temsilcileri sürüklese ne olur?"

– İyi olur ama… İşadamlarımız, bu isi bizzat ve de fiilen daha iyi yapacaklarına inanıyorlar… Meclise gönderdikleri, hükümete soktukları, bakan, başbakan yaptıkları, parti başkanı tayin ettirdikleri kişilerden kısa zamanda "bıkıyorlar." Onları "söööyyyle bir yana iteleyip…" "Bakiniz biz size diye başlıyorlar konuşmaya…"

Anlaşılmayan bir şey var? Allahaskina bu özel sektörün, bu is adamlarının başka isleri yok mu? Başka işleri yok ise veya yaptıkları işten bıktıysalar o zaman "özel sektör, işadamı" şapkasını çıkarıp, "politikacı" şapkasını giyerler… Böylece her şey yerli yerine oturur. İstediklerini yaparlar…"

Yooo… Bizim özel sektörümüz, is adamlarımız, politikayı, devleti, "pass time" yönetmekten yanalar. Bundan hoşlanıyorlar. "Pass-time"… Türkçesi "söyle geçiyorken, size de uğradık karga kardeş… Misali"… Yandan çarklı, politika yapmak…"

"Bakiniz Harvard Üniversitesi'nin bir öğretim üyesi neler söylemiş: "İktisat profesörüne, şirket emanet etmek, fabrika yöneltmek kadar yanlış, vahim bir is olamaz sanılır… Bunun daha vahimi, şirket yöneten, fabrika yöneten işadamlarının devleti yöneltmeye kalkmalarıdır… Biz şirketleri, fabrikaları yönelttiğimiz gibi, devleti de yöneltiriz… O da is mi? diyerek kendi çizgileri dışına çıktılar mi, o ülke yandı demektir…"

"Türkiye'de son zamanlarda özel sektör, işadamları yatırımların durmasından, üretimin gerilemesinden, iç pazarın daralmasından, işsizliğin artmasından herhalde hiç etkilenmemiş görünüyor. Herhalde isleri çok iyi… Karları çok yüksek… Kendi isleri ile uğraşmayı, kendi sorunlarını dile getirmeyi bir yana bırakmışlar, bir kısmi hükümetin pesine takılmış, öbür kısmı koalisyon dağıtıp, yeni koalisyon kurma pesinde, bir kısmı da solu birleştirme formülü arıyor…"

"işadamlarının üye oldukları, zorunlu veya gönüllü dernekler, meslek kuruluşları, birlikler de iş âleminin konularıyla meşgul olacak yerde, politika yapıyor.

"Is o kadarla kalsa iyi… Özel sektör, işadamılar yeni bir vakıf kurmuş. Dış politikanın nasıl olacağını devlete öğretecek.

"Hani eskiden insanlar işadamlarına sorarlardı: "Sayın işadamı… Bos vaktinizde ne yaparsınız?" Onlar da cevap verirdi "Golf oynarım, at binerim, sinemaya giderim… "Simdi ayni soruyu sorsalar su cevabi alırlar: "Efendim biz bos vaktimizde devleri idare ederiz…"

"Bırakalım, özel sektör, işadamların devleti idare etsinler ama… İşte o zaman da işler kasıyor, İşsiz kalan politikacılar, devlet adamları da, ticaret yapmaya başlıyor… Devleti çiftlik gibi görüyor, KİT’leri arpalık haline getiriyor, her biri köse dönme arayışına giriyor… Ve de sonunda bu kavram kargaşasında "çıngar" çıkıyor…"

 

Sende yorum yap