İkinci el konut ve otomobil piyasasında durgunluk var

, , Sende yorum yap

Bugünlerde (1) Hemen paraya ihtiyaciniz yok ise evinizi otomobilinizi . satmaya kalkmayiniz. Piyasa durgun. Fiyatlar normalin altinda. (2) Ihtiyaciniz var ise, gayrimenkul ve ikinci el otomobil almanin tam zamanidir. (3) Uzun dönemli yatirim yapacak tasarrufunuz var ise arsa, müstakil bina, isyeri almak zamanidir. (4) Tasarrufunuz sinirli ise ve de yakin dönemde nakit ihtiyaciniz olacak ise, bu parayi sakin gayrimenkule veya otomobile baglamayiniz. Gaynmenkul ve otomobili kisa sürede nakde çevirmek bugünlerde çok güç. Ve de bugünlerde gayrimenkulu ve otomobili nakde çevirirken kardan degil, sermayeden bile kaybedebilirsiniz. (5) Nakdi olanlara, parasini nereye baglayacagina karar veremeyenlere bir tavsiyede bulunamayacagim. Tahvil faizi, bono faizi, banka faizi, repo faizi düsük. Döviz fiyati enflasyonun alfanda. Borsa “saskin”. Bir süre “nakit”te kalmak ortaliktaki “toz-du-man” yere çöktükten sonra yatirima geçmek daha akilli bir davranis gibi görünüyor.
“Hayatinda paradan para kazanma becerisini gösterememis” benim gibi “hayatinda paradan para kazanma becerisini gösterememis saf ve bakir Anadolu” çocuklarinin, bu sütunda Sayin okuyucularina “akil vermeye” cesaret etmesi “normal birsey degil”… Ama ben burada “sahsen ve bizzat ve de yakinen” sahit oldugum “gerçek hayat hikayelerine” dayali olarak tavsiyeleri-
mi siraliyorum.
Efendim hikaye uzun. Fakat bugün hafta sonu. izninizle size anlatayim. Yakin dostlarimiz bir kan kocanin tek bir çocuktan var. Kari-koca Mülki-ye’den mezun olduktan bu yana “maasli-ücretli” çalisiyor. Baska gelirleri, anadan-babadan varliklari yok. Tek çocuklarini ABD’de okutma cesaretini gösterdiler. ABD’de çocuk okutmak demek yilda en az 40 bin dolar, sagiyla, soluyla toplarsaniz yaklasik 50 bin dolar para bulmak demek. Bugünkü döviz kuru ile 2 milyar Törkis lira. Kan kocanin yillik maas-ücreti geliri bu kadar. Bir ev sattilar. Amerika’dan yan burs, biraz ögrenci kredisi buldular. Çocugun 4 yillik üniversite tahsilini tamamlattilar. Simdi sira geldi doktoraya. Çocuk doktoraya basladi. Iki yili daha var. Dört yillik üniversite döneminde alinan ögrenci kredisinin taksitleri basladi. Önümüzdeki yilin okul ücreti ödenecek. Döviz bulmak lazim.
Dostumuz kari-koca ilginç bir çifttir. Mülkiyeli olduklarindan “herseyi çok iyi bildiklerini” sanirlar. Akillan kendilerine fazla gelir, baskalarina da satmaya kalkarlar. Bugüne kadar sattiklari akil su: “Efendim Türkiye’de tasarrufunu gayrimenkule, mala baglayacaksin. Gaynmenkul her zaman faizden dolardan fazla kazandirir. Kolay satilacak
gayrimenkulun var ise hiç korkma. Apartman dairesini satmak zor olabilir. Müstakil tapulu küçük ev bulursan al. Otomobil alacaksan ikinci el Alman otomobili al. Sikistigin an bunlari siippp diye satarsin.”
Bizim kan-koca bu kafa ile, sehir içinde, güzel bir yerde küçük sirin birbah-çeli ev aldilar. Sikistiklari an, hemen paraya çevirebileceklerine inaniyorlardi. Dogrusu bizler de inaniyorduk. Iki tane de küçük Volkswagen Golf otomobilleri var. Otomobiller de piril piril. Bugüne kadar bize anlatilan, Volkswagen’in olsun yeter. Satiyorum de. Millet kapisir. Bizim dostlar bu güvence ile, üç ay önce “evi satsa çikardilar”. Bir ay içinde satilir, parasini dolara çevirir, çocugun hem borçlarini öderiz hem de iki yillik masrafi için bir köseye para koyariz” diye bekliyorlar. Bir komisyoncu ile anlasmislardi. Ev satilmiyor. O komisyoncu “beceriksiz” deyip bu komisyoncuyu buldular. Netice: Hatice. Telasa düstüler, gazetelere ilanlar veriyorlar, saga sola kosuyorlar. Hiçbir sey yok. Bize anlattiklarina göre, hikaye dinlemekten perisan olmuslar. “Abiicimm. Ev fena degil ama, yüksekligi üç metre uzun, genisligi bes metre dar olsa idi daha kolay satilirdi. Abiici-immm. Her semtte satislar iyi de, sizin o semtteki evler su anda para etmiyor.
Ablaciimmm. Eve diyecek yok ama. Su günlerde piyasa kapali. Kimse ev almiyor. Ablaciimm. Bak burada ev yerine apartman dairesi olsa idi daha kolay satilirdi.” Biz dostlarimiza yardimci olabilmek için “Acaba yüksek fiyat istiyorsunuz da, ev onun için mi sa-tilmiyor?” diye soruyoruz. “Yok be kardesim” diyorlar, “Bugüne kadar bir kisi pazarliga oturmadi, bu fiyata olur mu, bu fiyata iner misiniz diyerek sormadi ki…”
Bu durumda telasa düsen dostlarimiz, “Nasil olsa otomobiller çabuk satilir… Hiç olmazsa bu yilin dolarlarini satin aliriz…” diyerek otomobilleri sati-sa çikardilar. Iki otomobil, iki haftadir, galeri galeri dolaniyor… istanbul’un vitrinine çikmadiklari” galerisi kalmadi. “Valla abicim … Su anda otomobil piyasasinda acayip bir durgunluk var. ikinci el otomobil hiç satilmiyor. Bak yerli arabaniz olsa idi.” “Ah abi. Siz bu arabalari iki ay önce getirse idiniz iyi para ederdi. Ama su anda yari fiyatina versek, tek bir alici yok.”
Uzun hikayenin sonu “simdilik aci.” Dostlarimiz kari-koca “siiippp, diye paraya çevrilecegine inandiklari bir ev ile iki otomobili nasil satacaklarini bilemiyorlar.” Çocugun eski ögrenci kredisinin, yeni okul döneminin taksitleri gelmis. Bu olan biteni görünce, halkimizin neden devamli olarak “nakitte kaldigini, tasarruflarini altin gibi döviz gibi reel getirisini olmayan yatirimlara baglandigini” anlar gibi oluyorum.

 

Sende yorum yap