İftarı olmayan oruç

, , Sende yorum yap

Halkimiz beklemeye basladi. “Top yakinda patlayacak. Halkimiz da oruç açacak”… Ne yazik ki, bu mümkün degil. “Birisi es kaza topu patlatir, halkimiz iftar vakti geldi diyerek orucu bozmaya kalkar ise, gene eski günlere döneriz.”
Bugün (biçak sirtinda) “dengesizlikte kurulmaya çalisan zoraki denge” devamli bir denge degildir.
bu denge (genel olarak) “halk aç birakilarak, fakirlestirilerek saglanan bir dengedir.”
Fakat bir noktayi açiklikla ortaya koymak gerekir: “Bozulan ve raydan çikan ekonomilerde istikrara dönüsün tek reçetesi budur, “insanlari aç birakmadan, ülkeyi fakirlestirmeden, enflasyonu durduramazsiniz. Borçlanma geregini düsüremezsiniz. Dolar fiyatini frenleyemezsiniz. Dolara hücumu önleyemezsiniz.
Ancaaaakkkkk….Raydan çikan ekonomiyi rayina oturtmak, bazulan ekonomiyi kontrol altina almak bu isin ilk adimidir. Frene basarak, insanlari aç birakarak, ülkeyi fakirlestirerek bunu saglarsiniz. Ama bunu ne kadar sürdürebilirsiniz?.. Bir baska anlatimla ülkede ekonomi halki fakirlestirerek dengeye getirirsiniz ama, bu hep böyle gidemez. Çünkü ekonomi politikalarinin hedefi fakirlik degildir. Halkin refahidir. Refah yatirim ile saglanir. Refah üretim ile saglanir. Refah insanlarin üretim artisina bagli olarak reel gelirlerinin artmasi, daha çok para harcamalari, daha çok tüketmeleriyle saglanir.
* Kamu harcamalarini kisar, ve hatta durdurursunuz. Devlet yol yapmaz, okul yapmaz, fabrika yapmaz, santral yapmaz, baraj yapmaz. Böylece devletin para ihtiyaci azalir.
* Maaslari, ücretleri dondurur veya frenlersiniz. Böylece devletin cari harcamalarinin artisini önlersiniz.
* Kamu harcamalarinin kisilmasi, maas ve ücretlerin enflasyon oraninda artmamasi (maas ve ücret alanlarin fakirlesmesi) sonucu iç talep daralir. Insanlar daha az o-tomobil alir. Daha az televizyon, daha az buzdolabi satilir.
* Kamu sektörü ve özel sektör yatirimlari durdurunca, talep daraldigindan üretim düsünce, yatmm ve üretim için ithalat ihtiyaci azalir.
Daha az döviz harcanir.
Bunlar raydan çikan ekonomiyi rayina oturtmak için yapilmasi gereken seylerdir. Iste Türkiye’de de bunlar yapildi. Ekonomi rayina oturur gibi oldu. Oruç tutup, ekonominin rayina oturmasini bekleyenler simdi “eh… artik yeter… top patlasin da iftar okun… su orucu açalim…” demeye baslayacak…
“Sen kalemin ile ne geveliyorsun? Ne var bunda? Iste kriz atlatildi. Daha ne istiyorsun?” diye soracaklar olacak… Onlara cevap vermek zorundayim:
1993 Yilindaki “harcama çilginligi” Türk ekonomisinin kaldiramayacagi bir lükstü. O çilgin günler ölçü olarak alinamaz. Üfff bee…
Ne çok otomobil satiliyordu. Isteyen yurt disina gidiyordu. Her dükkanda ithal mali bulunuyordu. Maaslar güzel güzel artiyordu.
Devlet sakir da sukur para harciyordu. Ayni günlere gene dönelim denemez. Denemez ama, 1993 yili harcama bakimindan nasil sivri bir “uç” idi ise, bugünlerdeki durum da, fakirlesme bakimindan o kadar sivri bir uçtur. Türkiye nasil 1993 harcama çilginligini uzun süre kaldiramadi ise, 1994 fakirlesmesini de uzun süre kaldiramaz.
* Hükümet, “param yok” diyerek hiç bir is yapmadan iktidarda kalamaz. Devlet “yatirim yapmadan” ayakta duramaz.
* Memurlarin, ücretlilerin, tarim kesiminde yasayanlarin reel gelirleri daha fazla asagiya çekilmez.
– Yatiranlar ve üretim durdurularak, insanlarin talebi daraltilarak döviz sorununa uzun süreli çözüm getirilemez.
Bütün bunlar bir süre için basvurulabilecek tedbirlerdir. Hükümet bunlari uygulamistir. Ekonomideki krizi geçici olarak durdurmustur.
“Istikrari kalici olarak” saglamak, bir daha “kriz ile karsilasmamak için”, yapisal degisimi saglayacak tedbirler almak zorundadir”. Nedir bunlar:
– Kamu finansman açigini kapatmak için, lüzumlu,lüzumsuz tüm harcamalari durduracak yerde, lüzumsuzlari ayiklayacak, lüzumlulari sürdürmek için kamuya saglikli gelir kaynaklan bulacaksiniz.
– Insanlarin yasam düzeylerini yükseltmek için, fakirligin önüne geçmek için, yatirimlari, üretimi artiracaksiniz. Üretim artisina dayali tüketimi tesvik edeceksiniz. Üretime dayanmayan tüketim çilginligina izin vermeyeceksiniz.
– Yatirim ve üretimi frenleyerek döviz talebini devamli olarak kisamayacaginiza göre, döviz artirici faaliyetler özellikle ihracati hizlandiracaksiniz.
* * *
Size bu yazida sunu açiklamaya çalisiyorum : Altini çizerek tekrar edeyim. Bugün “dengesizlik üzerine kurulmus gibi görünen denge” yapisal düzenlemeler ile degil, “frene basilarak saglanan” dengelidir. Uzun süre bu böyle devam edemez. Birileri “…hadi artik orucu açalim…” diyecektir.
Bu birileri, politikacilar, isçiler olabilir, memurlar olabilir, esnaf olabilir, is adamlari elabilir ve nihayet Türk halk olabilir.
Devletin Türk parasi ve yabanci para a-çiginin kapanmis görünmesi, enflasyonun durmasi, dövize talebin azalmasi, faizlerin s inmesi, döviz fiyatinin sabit kalmasi ekonomide yapisal bir degisim sonucu ortaya çikan kalici neticeler degildir. Firene basilarak ekonominin durdurulmasinin sonucudur. Frene basarak koskoca
ekonomiyi uzun süre yerinde durdurmak imkansizdir. Fren patlar, ekonomi bu sefer eskisinden daha kötü biçimde “paldur-küldür” yuvarlanmaya baslar.
Bunlari bilelim de gelecege ait iyimser veya kötümser bekleyislerimizde “gerçekçi olalim”.

 

Sende yorum yap