“İç sıcak para”

, , Sende yorum yap

Türkiye’deki yüksek faizin cazibesinde, kisa vadede spekülasyon (yüksek kazanç) arayisinda, disaridan gelen dövize “Sicak Para” diyoruz.
Sicak para akiminin kesilmemesi için, döviz fiyatinin enflasyon oraninin altinda kalmasi, buna karsilik faiz fiyatinin enflasyonun üzerinde seyretmesi gerekiyor.
Böyle durumlarda, Türkiye’ye döviz getirenler, bu dövizi Türk Lirasi’na çeviriyor, Türk Lirasi’ ni Hazine Bonosu gibi yüksek net faizli alanlarda çogaltiyor, bir süre sonra da çogalan Türk liralarini tekrar dövize çevirip götürüyorlar.
Eger döviz ve faiz oranlarinda istikrar devam eder ise, açik anlatimiyla döviz fiyati enflasyonun altinda, faiz fiyati enflasyonun üzerinde kalmayi sürdürür ise, o zaman döviz (veya özel ismi ile Sicak Para) hemen disariya kaçmiyor. Türkiye’de kalmaya devam ediyor. Türk Lirasi olarak çogaliyor.
Sicak Para’nin bir baska kaynagi var… O da yurt disindaki Türk isçileri… Almanya’da paralarini Alman bankalarina yatirsalar yüzde 4.5 faiz alabiliyorlar. Türkiye’ye getirip, Türk bankalarinda Döviz Mevduat Hesabi açtirdiklarinda faiz yüzde 6.5 veya yüzde 8.0 olabiliyor. Onlar Alman Marklarini getirip, Alman Marki olarak sakliyor, Türk Lira-si’na çevirmiyorlar.
Buraya kadar anlattiklarim gerçek “Sicak Para”… Bu dis kaynakli Sicak Para’ya “Dis Sicak Para” diyorlar. Çünkü bir de “Iç Sicak Para” çikti…
“Iç Sicak Para” deyiminin isim babasi bankaci-maliyeci Gazi Erçel kardesimiz.
“Iç Sicak Para”nin ne oldugunu anlatmadan, Türkiye’de tasarruf sahiplerinin ve kredi kullananlarin “döviz tercihi” konusunda biraz bilgi vermemde yarar var.
Son yillarda döviz fiyatlarindaki artis devamli olarak enflasyonun altinda kaldigindan, kur riski endisesi ortadan kalkti. Bu durumda ihtiyaç sahipleri “Döviz Kredisi” kullanmayi tercih ediyorlar. Döviz kredisi kullananlarin hesabi su; “Döviz fiyati en fazla yüzde 70 oraninda artar. Bankalar yüzde 10, yüzde 12 faiz ile döviz kredisi kullandirsa-lar, bunun yillik maliyeti yüzde 75 veya yüzde 85 olur… Bu da, yüzde 120 faiz ile Türk Lirasi kredi kullanmaktan iyidir…”
Acaba döviz kredisinin maliyeti yüzde 75, yüzde 85 dolayinda iken, bankalar neden yüzde 120 faizle Türk Lirasi kredi kullandiriyor? Çünkü, Türk Lirasi kaynagin bankalara maliyeti yüzde 75, yüzde 80 dolayinda. Devletin bankalardan kanuni karsilik ve disponibili-te adi ile çektigi paralarin yükü maliyete binince, bankalar birikimli olarak yillik yüzde 120’den az fiyatla kredi satamiyorlar.
Gelelim tasarruf sahiplerinin döviz tercihlerine… Her ne kadar Türk Lirasi’na güven artti, banka sisteminde döviz yüzde 50, Türk Lirasi yüzde 50 esit-
ligi saglandi ise de, belli tasarruf sahipleri faizin cazibesine ragmen tasarruflarini dövize bagli tutmayi tercih ediyor.
Simdi eskisi gibi kimse disaridan döviz toplayarak, “Döviz Büfelerinden döviz satin alarak bankada hesap açmaya gitmiyor. Banka veznesine Türk Lirasini yatiriyor. “Bana bugünkü döviz kuru ile su kadar Dolar satin alip, Döviz Mevduat Hesabi açiniz…” diye talimat veriyor.
Simdi bu ön bilgilerden sonra “Iç Sicak Para”nin olusumunu size daha iyi anlatabilirim.
Diyelim ki, bir tasarruf sahibi bankaya gidiyor, l milyar Türk Lirasi’ni bankaya veriyor “Bunun karsiligi bana ABD Dolari aliniz ve Döviz Mevduat Hesabi açiniz” diyor.
Diyelim ki, o gün l ABD Dolari 40 bin Türk Lirasi… Banka yetkilisi tasarruf sahibine diyor ki “Sizin l milyar Türk liraniz ile 25 bin ABD Dolan satin aldim ve de hesabiniza kaydettim.” Müsteriye de 25 bin dolarlik bir hesap cüzdani veriyorlar.
Biraz sonra bankaya bir isadami geliyor. “Ben döviz kredisi kullanacagim. Bana 25 bin ABD Dolari döviz kredisi veriniz” diyor. Bankada gerekli islem yapiliyor. Isadami 25 bin ABD Dolari kredi borcuna imzayi atiyor. Gene diyelim ki o sirada l ABD Dolari 40 bin Türk Lirasi… Banka yetkilileri isadamina 25 bin ABD Dolan karsiligi olarak l milyar Türk Lirasi’ni tikir tikir ödüyorlar…
Bu yapilan islemler sonunda ne olup bittigine bakalim… Bankanin kasasina l milyar Türk Lirasi mevduat olarak girdi ve kasadan l milyar Türk Lirasi kredi olarak çikti… Ama, banka hesabina 25 bin ABD Dolarini mevduat olarak kaydetti. Bir baska hesaptan da 25 bin dolar kredi çikisi yapti…
Gerçekte bu iki islemde banka kasasina bir tek ABD Dolan girmedi, bir tek ABD Dolan çikmadi ama, “mesela dedik” usulü sanki bankaya 25 bin ABD Dolari yatmis gibi islem yapildi… Bankanin kayidina kuyuduna bakanlarl “Ohooo… Bu bankanin kasasina 25 bin ABD Dolari girmis… Offff… Beeee… Bayagi da döviz girisi var… Afffferin bankaya beee… Ö dövizi de hemen döviz kredisi olarak müsterisine kullandirmis…” diyecekler. Demeye de haklari var…
Neticede döviz ile borçlanan isadami borcunu ABD Dolari olarak ödeyecek olsa ve de mevduat hesabi açtiran parasini Türk Lirasi olarak çekecek olsa bu islemler bankalari etkilemez. Ama vadesi gelince isadami borcunu Türk Lirasi ödeyecek ve mevduat hesabi açtiran büyük bir ihtimal ile tasarrufunu geri alirken döviz isteyecek… Iste bu durumda Türk ticaret bankalan için yeni bir “döviz pozisyonu açigi” sorunu ortaya çikiyor. Iste banka islemleri ile yaratilan bu fiktif dövizi de Gazi Erçel “Iç Sicak Para” diye adlandiriyor.

 

Sende yorum yap