Hastanedeki banka sayısı ikiye çıktı

, , Sende yorum yap

Bir bankanin hastalanmasi demek, gelir gider trafiginin bozulmasi demektir.
Hastalanan bankalar ya ölür gider, ya da devlet bu bankalari tedavi eder. Devlet tedavisi iki türlüdür: (1) Ayakta tedavi, (2) Hastanede yatarak tedavi.
Bankalarin hastalanmasi, ölmesi, ekonomik bakimdan büyük tehlikedir. Bunun için devlet adina Hazine ve Merkez Bankasi bankalarin sagligini devamli olarak denetler.
Denetlemeler sonucu bir bankanin “mali bünyesinin ciddi sekilde zayiflamakta oldugu tespit edilir ise” Hazine’den Sorumlu Bakan, bankanin ya ayakta tedavisine ya da hastahaneye yatirilmasina karar verir.
Ancak bankalarda sayginlik, güven çok önem tasidigindan ayakta tedavisine karar verilen bankalarin adi açiklanmaz. Sadece hastaneye yatirilan bankalarin adi açiklanir. Çünkü bu durumda hastaligin saklanacak hali kalmamis demektir.
Ayakta tedavi edilen bankalarin (ki bunlara teknik olarak Bankalar Ka-nunu’nun 64’üncü maddesine tabi bankalar deniliyor) sahipligine dokunulmaz. Bu bankalarin hisse senetleri eski sahiplerinde kalir. Ama yönetimlerine Hazine el koyar. (Halen 14 bankanin bu sekilde tedavi altinda oldugu söyleniyor.) Hastaneye yatirilan bankalarin (ki bunlara Mevduat Sigorta Fonu’na geçen bankalar deniliyor) sahipleri tüm haklarini kaybeder. Bu bankalarin yönetimleri gibi hisse senetlerinin sahipligi de Mevduat Sigorta Fonu’na geçer.
Mevduat Sigorta Fonu isiminde bir devlet dairesi yoktur. Mevduat Sigorta Fonu, yönetimi Merkez Bankasi’nda olan bir fonun adidir. Bu fon, bankacilikta güven ve istikrari korumak ve bankalarin mali bünyelerini güçlendirmek, gerektiginde yeniden yapilandirmak ve bankalarin tasarruf mevduatlarini sigorta etmek amaciyla kurulmustur. Fonun kaynagi bankalarin mevduatlariyla ölçülü biçimde yaptigi ödemelerdir.
Ne diyoruz? “Bankalardaki mevdua-
tin tamami devlet güvencesindedir, banka ödeyemez ise devlet mevduat hesabindaki paranin tamamini öder” diyoruz ya… Iste devlet böyle bir ödeme yapmak durumunda kaldiginda ödemeyi bu fondan yapar.
Bankalar Kanunu’nda yapilan bir düzenleme ile Mevduat Sigorta Fonu’na “Banka Hastanesi açmak ve isletmek” görevi de verilmistir. Hazine’den Sorumlu Bakan bir bankanin hastaneye sevkine karar verir ise, fon bu bankayi iyilestirmek görevini üstlenir. Bankanin sagliga kavusmasi, gelir gider trafiginin dengelenmesi ile olur.
Bugüne kadar bu hastaneye sadece Türk Ticaret Bankasi (Türkbank) yatirilmisti. Fon yönetiminin ve Merkez Bankasi’nin gayreti ile hasta Türkbank iyilestirildi. Güçlendirildi. Kendi ayagi üzerinde durur hale getirildi. Hastanenin kapisinda satisa çikarildi. Iyi fiyatla da satildi ama, sanssizliga bakiniz ki, isler karisti. Bu karisan isler nedeniyle hastaneden çikmasi beklenen Türkbank gene hastanede kaldi. Sadece o kadari olsa yeter. Bir banka daha, Bank Ekspres de, bakan karari ile hastaneye yatirildi.
Bank Ekspres’i Ibrahim Betil, “piril piril bir butik banka” olarak kurdu. 1984 krizinde alacaklarina mahcup olmak endisesi ile götürülüp daha güçlü bir gruba, Dogus Grubu’na eli ile teslim etti. Dogus Grubu’nun 1997 Mart ayinda sattigi Bank Ekspres’i, satin alanlar sermayesini önce 3 trilyon liradan 5 trilyon liraya, sonra 10 trilyon liraya, geçen hafta da 20 trilyon liraya çikardilar. Bankanin 11 trilyon lira özkay-nagi var. 1998 Haziran ayi bilançosuna göre topladigi mevduat 116 trilyon lira. Kullandirdigi krediler 68 trilyon lira. Hisse senedi ve bonoya bagli parasi 26 trilyon lira. Altif büyüklügü 167 trilyon lira. Banka bilançosunda Haziran ayi sonunda 4 trilyon liralik net kâr görünüyor.
Bankanin sahipleri “…son günlerde ortaya çikan söylentiler nedeniyle sürekli mevduat çekilisi oldugunu” belirterek “banka yönetiminin bankayi Tasarruf Mevduati Fonu’na devretme kararini aldigini” açikladi. Bundan sonra Bank Ekspres, borcu ile alacagi ile fonun mali. Bankayi fon yönetecek. Bankadaki paralar fonun güvencesinde. Bankanin alacaklarini fon toplayacak. Fon orta dönemde hastaligini iyilestirip, Türkbank modelinde oldugu gibi bankayi satisa çikaracak.

 

Sende yorum yap